Zamana sığmayan hayatlar

Zamana sığmayan hayatlar


“İnsan yaşlanınca bir dizi aparatlarla yaşıyor ve hayatını bunlarla sürdürüyor” derdi asırlık komşum Nezihe teyze. Sonra bu aparatları belleğinde yer edinen bir şiir gibi sıralayıverirdi, gözlük, baston ve radyo… Bilirsiniz o zamanlar radyo yaşlıların hayatında önemli bir yere sahipti. Yaşlı bireyler saat başı radyoyu açar, siyasi ve sosyal olayları takip eder kendilerince yorumlar yapar ve hayata katılırlardı.

 

Nezihe teyze hayatını her yaşlının gıpta ile bakabileceği şekilde yaşıyor ve zamanı verimli şekilde kullanıyordu. Fakat çocukları onu eleştirebilecekleri bir sebep bulurlar ve ağzının tadını kaçırırlardı. Torun her geldiğinde sitem eder ve “Dinlediğin haberler senin moralini daha da bozuyor, şu radyoyu bir gün atacağım” derdi, yaşlı kadın bu ifadeleri duyduğunda öfke ile irkilir ve “Ben bu vesile ile dualarımı artırıyorum” derdi. Torunla babaanne arasında geçen bu konuşma iki nesil arasındaki ilgi farkını ortaya koyar ve ne babaanne torununu ne de torun babaanneyi anlayabilirdi. Babaanne kıtalar ötesinde yüreği acıyan bir kişinin ıstırabını hissedebilecek kadar duyarlıydı ve duaları koca bir dünyaya üleştiriyor, bunu insani bir sorumluluk olarak görüyordu. Eğlence programlarına ilgi duyan ve hayatın acıya bulaşmış tarafını göremeyen torun ise babaannenin hassasiyetlerini, duyarlılığını anlamakta güçlük çekiyordu. Babaanne bir çınardı ama gölgesinde büyüyen toruna ulaşamıyor, onun bakış açısına tesir edemiyordu.

 

Nezihe teyze üç odalı bir evde tek başına yaşıyordu ve hayatını kolaylaştıran üç aparat onun için oldukça önemliydi. Baston, gözlük ve radyo. Sabahın erken saatinde bastonuna yaslanarak çıkar ve mahalle bakkalından ekmeğini alır kahvaltısını gün doğmadan yapardı. Haberleri titizlikle takip ederdi ve gözlüğünü takar, her sabah kapısından aldığı gazeteyi okur, yorumlar ve duaya dururdu. Ağzı dualı denilen türden bir yaşlıydı Nezihe teyze…

 

İnsan başına gelmeden anlamaz, yaş ilerledikçe gözlük, rutin kullandığınız ilaçlar, bastonunuz ve dünya ile bağ kurduğunuz gazeteniz hayatınızı kolaylaştıran araçlar haline geliyor derdi Nezihe teyze. O bu araçlarla o kadar bütünleşmişti ki, her birini bedeninin uzuvlarından biri gibi görür ve hiçbir zaman yoksunluktan şikâyet etmezdi. O zamanlar yaşlılar acziyetlerini ve hayatlarını kolaylaştıracak araçları bir lütuf olarak görür ve hamd ederlerdi. Teslimiyet ve dua onlara kendilerini iyi hissettirir ve depresif sorunlara karşı kalkan olurdu.

 

Nezihe teyze vefat ettiğinde hayatının bir parçası olarak gördüğü gözlüğü, bastonu ve radyosu torunları tarafından çöp yığınları arasına terk edildi. Zira onlara göre bunlar ninelerinin takıntı haline getirdiği araçlardı ve çoktan atılmalıydı. Torunlar zaten onu hiçbir zaman anlamamışlardı ve bundan sonra da anlayabilmeleri mümkün değildi. Bu araçlar Nezihe teyze hayattayken işlev görmüş ve onun hayatını kolaylaştırmışlardı, artık görev bitmiş, yol tükenmişti…

Google+ WhatsApp