Yuvarlak masa uğursuz geldi

Yuvarlak masa uğursuz geldi


Bence köşeli bir masa daha iyi olurdu. Partilerin aldıkları oy oranına göre dizildikleri bir masa. Her birinin gücü nispetinde sözü olacağı bir masa.

 

Ama onlar yuvarlak bir masa tercih ettiler.

 

Öyle olunca da herkes sözünü yuvarlamak zorunda kaldı. Köşeli konuşamadı. İma etti, hissettirmeye çalıştı.

 

Eeeee! Yuvarlak cümlelerle de bu kadar oluyor işte.

 

Demem o ki yuvarlak masa pek uğur getirmedi.

 

Zaten yazmıştım. Geçen hafta buracıkta kaleme aldığım 'Yuvarlak masada neler olmuş neler' başlıklı yazımda olan biteni anlatmıştım.

 

Akşener pek fazla konuşmamış, Kemal Bey'in sözlerinden rahatsız olmuş, bitse de gitsek der gibiymiş demiştim.

 

Dün gördük ki daha fazlası varmış.

 

Kriz sandığımızdan da derinmiş.

 

Başlangıçta Meral Akşener 'İmamoğlu' diyor başka da bir şey demiyordu.

 

CHP yönetimi de 'hayır, Kılıçdaroğlu' diyordu.

 

İmamoğlu Akşener'in desteğinden güç bulup parti disiplini ve terbiyesiyle bağdaşmayan tavırlar içine girdi. CHP yönetimi açısından bu durum kabul edilemezdi ve sert bir uyarı getirdi.

 

Sonrasında Kemal Bey İstanbul ve Ankara Belediye Başkanlarına kapıyı kapattı. 'Oturun oturduğunuz yerde belediye başkanlığınızı yapın' dedi.

 

İmamoğlu bunun üzerine sosyal medya trolleriyle 'Kemal Kılıçdaroğlu sen aday olma' etiketli bir saldırı başlattı. (Sorsan 'benimle ne ilgisi var' der. Hadi ben de iddia deyip yumuşatayım öyleyse. Takdir kamuoyunun).

 

CHP yönetiminin İmamoğlu'na öfkesi bir kat daha arttı.

 

İmamoğlu'na yeniden ve çok daha da sert bir dille; partisinin CHP olduğu, genel başkanının Akşener değil Kılıçdaroğlu olduğu hatırlatıldı!

 

İmamoğlu'nun durduk yere 'Benim CHP'liliğimi kimse sorgulamaya kalkmasın' gibi sözler sarf etmesi boşuna değildi!

 

Ama bakmayın siz yine de öyle atar yaptığına.

 

İngiliz Büyükelçi'yle görüşmesi konusunda 'Kemal Bey'in haberi var mı' sorusuna verdiği 'ne haberi olacak' cevabını hatırladınız mı?

 

Bu cevap da başına bela olmuştu. CHP yönetiminden yüksek yoğunlukta bir ikaz almıştı.

 

Bu ikazın ardından İmamoğlu'ndan 'Bizim parti terbiyemiz böyle. Genel başkanımızla kurumsal ahlaka uygun ve organik bir ilişkimiz var. Bunu kıskandıklarını anlıyorum.' şeklinde öznesi İstanbul, yüklemi Bağdat'ta anlamsız tuhaf bir açıklama duyduk.

 

Neyse biz yine gelelim İYİ Parti cephesine.

 

Akşener de İmamoğlu'na öfkeli. Zira verdiği açık desteğe rağmen bu konuda 'dik duramadığını' düşünüyor.

 

Akşener İmamoğlu'nu gündeminden çıkarmış.

 

Hal böyle olunca İmamoğlu şimdi rotayı yurtdışına çevirdi. Kapı kapı gezip destek arıyor. Keşke o arayışları esnasında İngilizce konuşmasaydı.

 

İngilizce konuşarak 'İngilizce bilmediğini' anlatmaya çalışmak da nedir?

Google+ WhatsApp