Yok mu bir tane “Haddini bil Oya. Sonra saydırırım doya doya!” diyecek!

Yok mu bir tane “Haddini bil Oya. Sonra saydırırım doya doya!” diyecek!


“Size neden gerici diyoruz biliyor musunuz?”

 

Söze böyle başlıyor, müslüman Kürtlerin seçtiği HDP milletvekili Oya Ersoy..

 

Sadece müslüman Kürtlere değil.

 

Tüm dindar insanlara hakaret ediyor..

 

Devam ediyor:

 

“Çünkü sizler 500 yıl geride kalmış Osmanlı’yı” diyerek İyi Partililerin sözde hassasiyet gösterdikleri atamıza da hakaret ediyor..

 

Osmanlı’ya hakaret ediyor..

 

Yetinmiyor..

 

Sözlerine şöyle devam ediyor:

 

“1500 yıl geride kalmış din esaslı toplum düzenini yeniden hortlatmaya çalışıyorsunuz.”

 

Bu cümle ile de Türk-Kürt-Laz-Çerkes ayrımı yapmaksızın, tümü ile her etnik yapıdan müslümanlara, hatta Arap, Fars, İngiliz, Fransız müslümanlara hakaret ediyor..

 

“Biz kadınlar özgür olabileceğimizi öğrendik ve ne 500 yıl ne de 1500 yıl öncesine gitmeye niyetimiz yok. Götüremezsiniz” diye de sözlerini bitiriyor..

 

Tam bu noktada..

 

Önce Kürtlerin oyu ile meclise girenlere seslenelim.

 

Başında örtü ile bize vicdan sorgulaması yapan Hüda Kaya’dan başlayalım..

 

“Partinizin milletvekili Oya Ersoy’un bu hakaretlerine karşı sizin bir cevabi sözünüz var mı, Hüda Hanım?”

 

Bir bayan olarak, aslında Hüda Kaya başta olmak üzere tüm kadınlara laf çakıyor, Oya Ersoy.

 

“Başınızdaki örtü esaretinizi gösterir” demeye getiriyor.

 

Kendisi özgürlüğü seçtiğine göre..

 

Ve özgürlüğün karşıtını da, 1500 yıl öncesine götürdüğüne göre.

 

Hz. Peygamber dönemine işaret ediyor demektir..

 

Haydi Hüda hanım, varsa cesaretiniz, şu KHK’lıya sahip çıkmak, bu PKK’lıya sahip çıkma yerine.

 

Bir de müslümanlara sahip çıksan da, görsek seni..

 

“Bakın, mağdur olmuş insanlar” diyerek, bu ülkeyi CIA’in kuklası haline getirmek isteyen terör örgütüne üyelikten yargılananlara.

 

Haydi yargılanmayı da bir kenara bırakalım.

 

O yönde şüphe olanlara KHK uygulaması yapıldığında.

 

Büyük bir mağduriyet olarak görüyorsun..

 

Peki, bir milletvekilinin, başörtülü tüm hanımlara ettiği bu hakareti nereye koyuyorsun?

 

Hüda Kaya’yı geçip, yine dindar halk grubundan PKK’lı teröristlerin partisine transfer olan Ö. Faruk Gergerlioğlu’na geçelim..

 

Eli kanlı vicdansız teröristle fotoğraf çektiren Semra Güzel’e bir kelime edemedin..

 

Çünkü şu anki bütün konumunu, PKK’ya borçlusun..

 

Oğlun da, “Babam gözaltına alındı, vicdansızlık bu” türünden ettiği laflar sonrasında.

 

Üç güvenlik mensubunun katili olan bir PKK’lı ile fotoğraf çektirebilen Semra Güzel için, tek kelime ile “Ahlaksızlık bu” diyemediniz..

 

Bari, şu Oya Ersoy’un, sahip olduğunuzu söylediğiniz inancınıza yönelik şu hakaretine bir kelime edin..

 

“Haddini bil Oya. Sonra saydırırım doya doya” deyin..

 

Pardon ya..

 

Biz de kimlerden ne bekliyoruz..

 

Adam zaten PKK’nın onayı ile milletvekili olmuş. PKK’nın talimatı ile aday listesine konulan bir başkasına söz söyleyebilmek için, önce Kandil’den onay alması lazım.

 

Şu aralar Kandil de, tepesine inen bombalarla uğraştığı için..

 

O izin de gelmesi mümkün değil. O zaman. Gergerlioğlu da, ortalıktan toz olup..

 

“Ben var mıyım. Ben yok muyum. İşte soru bu.. Bilmece bu. Var isem, ne demeliyim. Yok isem ne yapmalıyım” türünden kafa karıştırıcı gizemli sorularla, piyasadan kaybolmuş..

 

Tüm bunlar olurken, dindar insanlarla “helalleşme” çağrısı yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ittifak ortağı partinin vekilinin bu saygısız sözleri için bir açıklama var mı?

 

Yok..

 

Bana sorarsanız, beklemem de zaten..

 

Ama İyi Partililerden cevap beklemek hakkımız olsa gerek..

 

Osmanlı’ya yapılan hakaretlere, Saadet Partisi eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak’ın oğlu İyi Parti Disiplin Kurulu üyesi Furkan Kamalak’tan, Ak Partililer için ettiği “Ak İt” küfrünün yüzde birini duymak isterim, şahsen..

 

Yavuz Ağıralioğlu’ndan, “Millet İttifakı çatırdamıyor.. Ama bu sözlerden sonra, boşverin çatırdamayı, ittifak resmen ve alenen çökertiliyor.. Bu kadın ya kendisi haddini bilsin. Ya da biz bildiririz” demesi gerekir iken..

 

Tayyip Erdoğan eleştirisi ile gününü dolduruyor.

 

“HDP’yi düşmanlaştırırak bir şey kazanamayız diyenler..

 

Ahmet Davutoğlu’ndan Temel Karamollaoğlu’na, Ali Babacan’a..

 

Hepsine çağrıda bulunuyorum..

 

Hey, dindar görünümlü zevat..

 

Nerdesiniz?

 

Niye toz oldunuz?

 

Bu kadar ucuza mı sattınız, inancınızı..

 

Söyleyeceğiniz topu topu bir cümlecik..

 

“Sus HDP’li vicdansız. Sus, otur yerine” diyeceksiniz..

 

Hepsi hepsi bu..

 

Bunu bile diyemiyorsanız.

 

Bari ittifak yapmayın.

 

Haydi ittifak yapmaktan da geri duramıyorsunuz..

 

“HDP’nin sırtına binip, biz koltuk kazanacağız” diye düşünüyorsanız..

 

Bari dine hakaret eden bu kişilerin avukatlıklarına soyunmayın..

 

Oya Ersoy’un sözleri, sanki AK Parti’ye yönelik gibi gösterilmek istense de..

 

Sadece AK Partililere yönelik değil.

 

Kendi partisinden başörtülü vekil Hüda Kaya’ya da yönelik.

 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu’na da yönelik..

 

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın eşi Zeynep Babacan’a da yönelik.

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun eşi Ayşe Karamollaoğlu’na da yönelik..

 

Hepsine birden, “Başınızdaki örtü sebebi ile siz özgür değilsiniz. 1500 yıl geride kalmış din eksenli toplum düzeninin hortlatıcılarısınız” diyor..

 

Hani benim verdiğim isimleri, tek tek kendisi de tekrarlayarak adrese teslim hakarette bulunacak da..

 

Şimdilik girizgâh yapıyor..

 

Ama muhataplarda tık yok..

 

Oya Ersoy hakaret ediyor.

 

Bunlar da üç kuruşluk koltuk için, “Bu hakaretleri sineye çekmeye mecburuz” deyip, susuyorlar..

 

Tahkir ediliyorlar..

 

Seslerini çıkaramıyorlar..

 

Şimdi söyler misiniz, bu Millet İttifakı’na..

 

Cumhurbaşkanı “Zillet İttifakı” deyince..

 

Haksız mı oluyor?  

Google+ WhatsApp