yeniakit.com.tr’nin devrimci manken haberi!

yeniakit.com.tr’nin devrimci manken haberi!


Hafta sonu sosyal medyada akit’e yönelik bir operasyon vardı.

 

Yeni bir şey değil, her zamankinden..

 

Eskiden beri alışık olduğumuz üzere, akit’e yönelik bir operasyon başladığında..

 

Bizim mahalleden görünen bir kısım kişi de, “Canım Akit’in yaptığı da ..” diye başlar...

 

Sonra, solcuların etmedikleri saygısızlıkları, bize reva görürler..

 

Kendisi çok önemli değil. Hatta gerçek bir kişi midir, onu bile araştırma ihtiyacı hissetmedim. 

 

Ama benzeri gerçek kişilerin olduğunu birebir bildiğim için.

 

Örnek babından birisini vereyim: “Salih Paşaoğlu (BOTAŞ eski genel müdürü) Ne iğrenç bir habercilik. Müslümanlık bu değil ey insanlar. Sakın bu gazeteyi ....”

 

Diye hakarete varan ifadelerle yapılan bir paylaşım.. 

 

Neyin üzerinden bu paylaşımı yapıyor?

 

 Vücudunu teşhir ederek para kazanan bir bayanın, Antalya’da çiftliğinin yakınına kadar gelen dumanlardan bahsederek, bir video çekimi yapıp, yardım talebinde bulunmasının yeniakit.com.tr’de haberleştirilmesi üzerine..

 

Tek sermayesi, “Vücudunu teşhir etmek” olan bir bayan, çiftlik sahibi olmuş.. yeniakit.com.tr de, bu bayanın bu yönünü belirterek, kendisini haber yapmış.

 

Evet, sosyetede o işe, “mankenlik” deniliyor.

 

Hatta sosyal medyadaki bazı eleştirilerde, “niye farklı ifadeler kullanıyorsunuz, şuna manken desenize” diyorlar..

 

Ne kadar uyanıklar, görüyor musunuz..

 

Eleştirel bir haber yaparken bile, bayanı övmemizi istiyorlar..

 

Çünkü “manken” kelimesi, toplumda özenilen bir sıfat olarak kabullenilmiş durumda..

 

Biz de, o bayana manken diyerek, kadın vücudunun istismarını, güzel bir şeymiş gibi, takdir eder duruma düşecekmişiz. Tam da bunu istiyorlar.

 

“Yangından zor duruma düşmüş birisine, eleştirel haber yapılır mı” eleştirisi de vardı sosyal medyada..

 

Maddi gerçeklikle uyumsuz da olsa, belki de en haklı gibi görünen eleştiri de bu idi.

 

Gerçekten bir insanın canına yönelik bir tehlike var ise.

 

Kim olursa olsun.

 

Kişinin yardım talebine karşılık verilmeli, elinizden gelen ne var ise yapılmalı. Yardım talebi üzerinden kendisine hiçbir eleştiri getirilmemeli..

 

Bunda bir şüphe yok.

 

Ama.. Zaten lüks içinde yaşıyor iseniz.

 

Yangın çıktığı gün bile, kuyumcu açılışında görüntü verecek kadar rahat bir hayatınız var ise..

 

Yangından etkilenme ihtimali olan çiftliğiniz, malvarlığınızın sadece kırıntısı ise..

 

Sanki dünyadaki tek maddi varlığınızı kaybediyormuşsunuz gibi, algı üretmenin de bir alemi olmasa gerek.

 

Bırakın o vücudunu teşhir ederek para kazanan kişinin haykırışı, bölgedeki köylülerden gelsin..

 

Bırakın, bölgede yaşayan, oranın yerli insanları, yardım içerikli talepleri yüksek sesle dillendirsin.

 

Sizin zaten rahatınız yerinde.. Bir çiftlik satın almışsınız.. Şimdi onun yangından etkilenme tehlikesi üzerinden bile, isminizin reklamını yapmaya kalkıyorsunuz. 

 

yeniakit.com.tr de, “baldır bacak göstererek aldığın çiftliğin de mi var” diye sorunca da..

 

Bizim mahallenin insanları görüntüsü veren birileri dahi, “Bu üslup doğru değil. Bu haberle hiçbir fayda temin edilemez” türünden akıl vermelere başlıyor.

 

Hatta bazıları, hakarete varan ifadelerle, hadlerini de aşıyorlar..

 

Hani sorsam, “yeniakit.com.tr’nin üslubunu beğenmemişsiniz. ‘Bu üslup doğru değil’ demişsiniz. Affedersiniz, sizin üslubunuz ne böyle? Bu üslup, çok mu doğru? Yoksa laikçi birisine yapıldığı için ona sahip çıkıyorsunuz, ama dindar kimlikli akit’e sıra gelince, zemberiği boşaltma ihtiyacı mı hissediyorsunuz?” diye..

 

Verebilecekleri bir cevap yok.

 

Çünkü yeniakit.com.tr’nin hedef tahtasına konulmak istenilen başlığında, maddi gerçeklikle uyumsuz hiçbir gerçekdışılık yok..

 

Maddi gerçekliğe uyumlu, fakat biraz argoya kaçan ifade üzerinden yeniakit.com.tr’ye saldıranların üslubu ise, resmen hakaret içerikli.

 

Hani şikayetçi olsak, ceza almaktan kurtulması imkansız..

 

Tam da o derece..

 

Öyle ise, burda bir samimiyetsizlik, bir eziklik hissi, laikçi kesimin baskısı altında komplekse girme duygusunun öne çıktığını görmek, hiç de zor olmasa gerek.

 

Bir bayan, vücudunu açarak para kazanacak.. Kadınlık değerini ayaklar altına alacak..

 

Havadan kolayca kazandığı çok büyük paraların bir kısmını çiftliğe yatıracak. 

 

Sonra da..

 

Bu çiftlikten hayır bekleyecek..

 

Bizim de bu bakış açısına alkış tutmamız istenecek.

 

Bizim kamusal görevimiz, “ahlaki değerlerin yozlaştırılması” yolunda kim ne yapıyorsa, onu deşifre etmektir.. 

 

Yanlışlarını kendilerine de, topluma da hatırlatmaktır..

 

İnsanların canlarına gelebilecek tehlikede, belirttiğim bakış açısı ile eleştirel yaklaşım belki itikadi açıdan da sıkıntılı olabilir..

 

Ama kadın vücudunu istismar et, toplumsal değerleri istismar et, yardım geleneğini istismar et, yeni nesli kolay yoldan para kazanmaya teşvik edici rol modellik yaparak gençleri istismar et.. Sonra kolaydan kazandığın servetinin maddi açıdan küçük bir kısmı tehlikeye girdiğinde “yardım” diye bağırınca.. 

 

Biz de belki ‘yardım” derken bile takındığınız role alkış tutalım...

 

Nasıl olabilir ki bu?

 

İşin tuhaf yanı..

 

Haberi yapılan bayan, kendisini “devrimci” olarak tanımlayan, ama ülkücü mafya babaları ile de ilişkiler geliştiren bir isim..

 

Sizin anlayacağınız, istismar etmediği bir kavram kalmamış..

 

Ben de yeniakit.com.tr’deki haber sonrasında, sosyal medyada, akit’e destek çıkan okurlarımızın paylaşımlarından gördüm..

 

Meğerse bu bayan, yıllar önce verdiği bir röportajında, “dağa çıkan teröriste terörist der misiniz?” sorusuna, ‘ben gerilla diyorum” cevabını vermiş.

 

Şimdi buyrun, burdan yakın..

 

Teröriste, terörist diyemiyor.. Onları hak arayıcısı gibi göstermek istiyor..

 

Sol çizgiden olduğunu söyleyip, devrimcilik satıyor.

 

Ama giydiği elbisenin biri on asgari ücret karşılığı..

 

Çiftliğinin değerini ne siz sorun, ne ben tahmin edeyim..

 

Ama solcu..

 

Çıplaklığı üzerinden yorum yapmayacağım.. Dindar mahallemiz insanları bile, “Herkesin günahı kendi boynuna” demiş, çıkmışlar işin içinden..

 

Herkesin günahı kendi boynuna da.. 

 

Eğer yeniakit.com.tr’nin de bu eleştirel haberde bir günahı varsa, onun boynuna demiyorsunuz.. En pespaye kelimelerle saldırıyı yapıyorsunuz..

 

Sosyete mankenine gelince, “Günahı boynuna. Biz onu hatırlatarak, eleştirerek elimize ne geçecek ki?” yorumuna başvuruyorsunuz..

 

Nerden baksanız samimiyetsizlik. Nerden baksanız, riyakarlık.. Maalesef, bu ilkesizlikler, tüm topluma egemen olmuş.

Google+ WhatsApp