Virüsün ebeveynleri!..

Virüsün ebeveynleri!..


‘Çin Virüsü” ya da ‘Wuhan Virüsü’ tarifleri, ABD’nin resmi dili olarak başta Başkanlık makamı hemen tüm resmi açıklamalarda ve uluslararası oturumlarda kullanıldı. Hatta salgınla mücadeleyi hedef alan, örneğin G20 gibi zirvelerde bu ifadelerin kullanılmasına diğer ülkeler itiraz ettiği için somut sonuçların üretilmesini de sakatladı... Bu yaftalamanın muhtemel gerekçesi, ABD’nin kendi gecikmesinin bedelini örtmek için salgından Pekin’i sorumlu tutma politikasından kaynaklanıyor. Seçim yılında binlerce Amerikalının hayatına mal olacak hastalığın Washington tarafından uzun süre önemsenmemesini Çin’e yıkmak istiyorlar. Bu yolda, Çin’e karşı trilyonluk tazminat taleplerinde bulunacağı anlaşılan davalar da açılmaya başlandı... Pekin’in bu saldırıya verdiği yanıtı anımsıyoruz; virüsü, Çin-Wuhan’da salgından kısa süre önce bulunan Amerikan askerlerinin taşıdığı veya ülkeye enjekte ettiği!.. Dikkat edilirse ABD bu ithama bir karşılık vermedi. Amerikan askerlerinin neden Çin’de bu yoğunlukta bulunduklarına da şaşırmak istiyoruz ama nasılsa bir kulp uydurulacağından üzerinde durmuyoruz... Bizi ilgilendiren; salgının küresel boyut kazanmasıyla unutulmaya yüz tutan, virüsün doğal mı yoksa insan yapısı mı olduğu, öyle ise nasıl, nerede ve ne amaçla üretildiği...

***

Çin ve ABD arasındaki karşılıklı suçlamalara kimse karışmak istemedi. Çin, dünyanın salgınla mücadelesinde hemen tüm ülkelere yardıma koşan aktör olarak ortaya çıktığından, çoğunlukla global önderlik kavgası olarak algılanan ithamlara kimse bulaşmadı. Ta ki, ikili arasında özel bir konuma sahip olduktan başka, Çin ile derinlikli askeri ve istihbari bağları iyi işleyen Rusya konuşana kadar... 29 Mart’ta Rus Dışişleri’nden bir kaynak, resmi haber ajansına şunları söyledi; “Salgının ortaya çıktığı yer ve virüsün kökeni hakkındaki soruları yanıtlamak için kapsamlı bir araştırma yapılması gerekir. Bu yüzden ABD’nin Çin’e karşı suçlayıcı tonda yaptığı açıklamaları şaşkınlıkla karşılıyoruz” (‘Russia has no data on US role in coronavirus out break-diplomatik source. İt is said that are some questions for Washington’, 29/03, TASS.) Açıklama ilerledikçe ilginç bir hal aldı; Amerikan askeri personelinin salgından hemen önce bölgede bulunmasına atıf yaparak, “Covid-19’daki ABD izine yönelik tam verilere sahip değiliz. Ancak uzun zamandır ABD askeri ve biyolojik faaliyetlerinin sınırlarımıza yakın yerlerde faaliyet yürüttüğünü gözlemliyoruz. Bu da bizi ABD izi konusunda sorular sormaya itiyor”...

***

Sınırlı da kalsa Türkiye’de de bu konuda tartışmalar yaşanmıştı. Salgın kökleri üzerine yapılan değerlendirmelerde, ABD’nin bizim güney sınırlarımızın hemen altından başlayarak Çin’e kadar uzanan bölgede bir düzineden fazla biyolojik üs barındırdığına ilişkin haritalar yayınlandı... Rusya’nın özellikle yapıldığı anlaşılan bu açıklaması, Kremlin’in uluslararası güvenlik üzerinde etkisi olabilecek, “virüsün ailesi” hakkında bilgi sahip olduğu izlenimini uyandırıyor. Öyle ise, Moskova’nın Oval Ofisi henüz farkında olmadığı bir şey için uyardığı söylenebilir! İlginç. Çünkü bu bizi doğrudan Pentagon’a götürür... Bu gelişmelerin ardından Beyaz Saray’ın tutum değiştirdiğini tüm dünya gözlemledi. Başkan Trump, “Çin Virüsü”, Dışişleri Bakanı Pompeo, “Wuhan Virüsü” ifadelerini kullanmayı bıraktıklarını açıkladı. Bu kelimeleri kullanmalarının mazeretini, “iç-güdesel bir reaksiyon” olarak izah ettiler. Özür bile sayılabilir. Trump bununla da yetinmedi ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’e telefon etti. Geçmişi bırakıp salgınla mücadele için ortak çaba harcayacaklarını, bunun için sabırsızlandığını ve Çin’e saygısını ifade etti; “Çin çok şey yaşadı ve virüs hakkında güçle bir kavrayış geliştirdi. Birlikteyiz! ‘Much respect!’-Çok saygı”... Böylece ortaya çıktı ki, TASS haberinden de önce Trump ve/veya yakın ekibi Rusya tarafından bilgilendirildi!

***

Birinci muhatap olarak Çin’in meseleyi nasıl gördügünü de aktarmamız gerekiyor. Bunun için ilginç bir metin var elimizde. Bu da resmi bir haber.. Trump, Başkan Xi’ye şunları söylemiş; “ABD ve Çin’in dikkat dağıtıcı unsurları ortadan kaldırmak ve virüse karşı mücadeleye konsantre olmak için ABD kişisel çaba gösterecektir”... (‘Xi, Trump talk over phone on COVİD-19, bileateral ties’, 27/03, Xinhua.) Çin resmi haber kanalının, “kişisel çaba” ve “dikkat dağıtıcılar” vurgularını görmemek için kör olmak lazım. Öte yandan, ters köşeyi de kaçırmayalım. Rusya’nın bu açıklamalardan sonra konuşmaya başlamış olması da manidar. Bu, Çin-ABD arasında yaşanan/düzelen ilişkileri karşı bir rahatsızlık ifadesi mi? Yoksa, “biz de biliyoruz” veya “biz arabulucuk yaptık” övünmesi mi?..

***

İkisi de hafif kalabilir. Şu an salgın Amerika’yı kırıyor. Biyolojik silah olarak bu virüsün kullanılmasından çok, ABD askeri laboratuarlarından ‘kaçmış’ olma ihtimali, bizzat Başkan Trump tarafından kamuoyu önünde dillendirilen “Deep State-Derin Devlet” sözlerini de aydınlatabilir. Hepsi birden; istihbarat dünyası, dışişleri camiaları, askerler, nihayet “sistem” tepişirken insanlığının ezildiği anlamına geliyor. Bakalım post-virüs dönemi bu rezilliklerden bizi kurtarabilecek mi?..

Google+ WhatsApp