Ukrayna’da Rusya, Filistin’de İsrail İşgali Nasıl Bitirilecek?

Ukrayna’da Rusya, Filistin’de İsrail İşgali Nasıl Bitirilecek?


Önümüzdeki sorunlar dağlar gibi ağır, okyanuslar gibi derin ve genişken üç beş klişe cümleyle süslenen fakat esası propaganda ve PR faaliyetinden ibaret olan yazı ve konuşmalarla istikamet belirleyecek kadar saf ya da bencil olamayız. Ahlaki ve hukuki ilkeleri paspas edip çiğneyerek sarf edilen “devletlerin duyguları olamaz” veya “ebedi dostluk ve ebedi düşmanlık yoktur ancak devletlerin çıkarları vardır” gibisinden çirkin klişelere sarılıp üretilen söylem ve siyasetler adaleti felç etmekten, zalimlere ön açmaktan başka bir işe de yaramazlar.

 

Daha dün Antalya’daki Diplomasi Forumu’nda konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un “Ukrayna’ya biz saldırmadık. Diğer ülkelere de saldırmayacağız” cümlesini hep birlikte işittik. Daha önce de Putin, Lavrov, Peskov, Zaharova gibi Rusya’yı temsil eden en üst düzeydeki temsilciler defalarca Ukrayna’ya yönelik hiçbir saldırı planları olmadığını, sınırdaki askeri birlikler tarafından olağan tatbikatlar yapıldığını fakat Amerika ve Avrupa’nın sistematik manipülatif haberlerle savaşı kışkırttığını ısrarla beyan etmişlerdi. Ancak canlı yayınlardan da gördüğümüz üzere 24 Şubat’tan itibaren Rusya’nın devasa savaş ekipmanları Ukrayna’ya yönelik dört bir koldan ağır bir işgal harekâtı sürdürüyor. “NATO kışkırtıyor” diye başladıkları işgali “Kiev’deki Nazileri düşürme” hedefine akabinde “biyolojik ve kimyasal silah tesislerini imha” etmek şeklinde, her biri diğerinden daha kirli söylemlerle sürekli revize ediyorlar. 

 

Rusya Durur mu, Durdurulur mu?

 

Ateşkes, barış, diplomatik temaslar gibi kelimelerin anlamını kaybedip çokça konuşulduğu bir vasatta Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov’un “hepsi bu, şartlara uyulursa Rusya derhal harekâtı durduracaktır” diyerek Ukrayna için intihar yolunu, tarihten silinme seçeneğini şöyle gösteriyordu: “Kırım’ı Rusya toprağı olarak tanıyın. Donetsk ve Luhanks’ın bağımsızlığını tanıyın. Silahsızlanmayı kabul edin ve herhangi bir bloğa üye olmaktan vaz geçin.” Tam da bu saatlerde Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda da şöyle feryad ediyordu: “Rusya, Ukrayna’da durmayacak.” Çünkü Ukrayna’ya yönelik işgal harekatının bir bölümü Belarus üzerinden gerçekleştirildiği için Litvanya ve Letonya’da da tedirginlik had safhada seyrediyor.

 

Peki, Rusya’nın Ukrayna’daki işgali nasıl ve kimler tarafından bitirilecek? Rusya eğer kolay ve hızlı bir biçimde Ukrayna’nın işgalini tamamlayabilirse Baltık ülkeleri veya Kazakistan başta olmak üzere Orta Asya ülkelerine yönelik benzer bir emperyalist yayılma süreci başlatmaktan nasıl alıkonulabilir ki? Hayır, Rusya’nın önü böylesine açık değil. Bilakis Rusya’nın giriştiği Ukrayna işgali elde edeceği askeri başarı ne olursa olsun büyük bir bataklığa saplanışın, hassaten Stalin dönemi Sovyet Rusya’nın işlediği işgal ve katliam politikalarıyla birlikte anılmasının, bölge halkları açısından kendisine karşı duyulan nefret ve düşmanlığının artmasını daha bir hızlandıracaktır. Belki Kiev’de kukla bir rejim kurabilir fakat hiçbir meşruiyet işareti taşımayan askeri tahakkümü orta ve uzun vadede çökmeye mahkûmdur. Bu açıdan T24’te Barçın Yinanç’ın yaptığı “Rusya ile empati yapabiliriz” türü “ahlaksız teklif”leri de tüm zamanların en yüzsüz oportünisti Doğu Perinçek’in anlattığı “Rusya, savaşı önleyen bir savaş yürütüyor” masalını da lanetle anıp bir kalemde geçelim.

 

İsrail Hangi Cürümlerinden Pişman Oldu?

 

Karşılama törenine ve ortak basın açıklamasında sarf edilen açıklamalara bakarak kimileri Türkiye ile İsrail ilişkilerine dair son derece ümitli, coşkulu ve garantili kazançlarla dolu atılmış sağlam bir adım gibi bakabiliyor. Üstelik İsrail Cumhurbaşkanı İsaac Herzog’u Ankara’ya getiren uçağın üzerine yazılı iki üç slogana, birkaç silüete bakarak stratejik çıkarımlar yapmaya, jeopolitik müjdeler vermeye teşne ne çok duayen gazeteci ne çok yerli ve milli güvenlik uzmanı varmış. Mübareklerin hepsi halkımıza müjde ve coşku verme yarışında adeta. 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “tarihi ziyaret ve dönüm noktası” olarak tanımladığı Herzog’un gelişinde yaptığı konuşmaya dikkatle bakalım. Müşterek hedeflerden karşılıklı hassasiyetlere saygı temelinde siyasi diyalogların canlandırılmasından başlıyor ve fikir ayrılığı yaşanılan konularda bile pozitif gündemle ilerlenebileceğine dair kanaatler belirtiyor. Ticaret hacminin arttırılması faslından sonra konuyu “işgal kelimesi hiç anılmaksızın Filistin’e, Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın kimliğinin korunmasına getiriyor. Filistinlilerin sosyal ve ekonomik şartlarının iyileştirilmesi için TİKA ve Kızılay’ın önündeki engellerin kaldırılması teklifiyle konuşması son buluyor. 

 

Peki, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmaya tekabül eden hiçbir mesaj, olumlu bir ima, üstü örtülü bile olsa geri adım görülüyor mu? Konuşmasını dikkatle dinleyip dikkatle okuduğumuzda Herzog’un “karşılıklı saygı ruhu”ndan başlayıp “birlikte daha anlamlı bir yaşam” ve “Hz. İbrahim’in çocuklarıyız” gibi süslü ama hiçbiri işe yaramayacak cümleler kuruyor. “Ukrayna’ya bakarak savaşın ne kadar kötü olduğunu gördük, savaş çok kan dökülmesine neden olan insani bir felakettir” gibi mizansen üzüntüler sergiliyor.

 

İsrail, Ukrayna’daki işgali gösterip sahte bir üzüntü bildiriyorken bile Filistin’deki işgali derinleştirme peşinde koşuyor. Herzog’un uçağına çizdiği Ayasofya siluetinin ne önemi var Siyonist askerler ve çeteler her gün Kudüs’te yıkım yapıyor, insanları öldürüyor, yaralıyor veya tutukluyor. “İsrail’le ilişki kurarak Filistin’e daha fazla faydalı oluruz” söylemi için somut, sistematik ve anlaşmaya dayalı hiçbir adım gösterilemiyor. 

 

Türkiye’nin menfaatleri adındaki modern bir put, seküler bir kült İsrail’le ilişkileri etraflıca konuşmaya, ahlaki ve hukuki bütün boyutlarıyla tartışmaya engel olmasın. İsrail işlediği hangi suçtan pişmanlık duydu? İsrail işgal ettiği hangi şehirden geri çekilecek? Filistinlileri tehcir edip dünyanın şurasından burasından getirdiği Yahudiler için yerleşim alanları açmak adına Filistin’i Siyonistleştirme emellerinden geri duracak mı? Türkiye İsrail’le diyalog kursun, Çin’le dost olsun, Rusya’yla yakınlaşsın, Amerika ve Avrupa’yla ilişkileri sıkılaştırsın vs. vs. Ama ahlaki ve hukuki ilkeleri pazarlık konusu etmeden, Müslüman kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümleri görmezden gelmeden, zalimleri hiçbir konjonktürel gerekçeyle cesaretlendirme yanlışına düşmeden elbette. 

Google+ WhatsApp