Tigray Cephesi kabuğuna çekildi

Tigray Cephesi kabuğuna çekildi


Etiyopya’da Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF)’nin çöküşü de, aynen Türkiye’de doların değerinin düşüşü gibi yükselişi kadar hızlı oldu. 

 

Bir dönem Etiyopya ordusunun etkisiz kalması karşısında cesareti artan TPLF militanları çok hızlı bir şekilde ilerleme kaydederek kendi bölgelerinin dışına çıkmış ve civar bölgelerin topraklarına da girmişlerdi. Bu ilerlemeden dolayı bayağı cesaretlenen TPLF, artık hedeflerinin başkent Adis Ababa olduğu mesajları vermeye başlayarak arabuluculuk tekliflerine hiç sıcak bakmamıştı. 

 

TPLF’nin bu ilerleyişi Adis Ababa’daki yönetimde ciddi endişeye neden oldu. Gidişatın gittikçe daha da tehlikeli hale geldiğini görüyor ama TPLF’nin şartlarını kabul ederek, yani yenilgiye razı olmuş imajı oluşturarak bir anlaşma yapmayı da kabul etmek istemiyordu. Çünkü böyle bir şeye razı olması, terör örgütü olarak tanımladığı bir gerilla gücünün ülkenin önemli bir kısmında siyasi hakimiyeti ele geçirmesini kabullenmesi anlamına gelecekti. 

 

Bu durum karşısında orduyu yeniden canlandırarak silahın gücünü daha etkili bir şekilde kullanmaktan başka bir çözüm olamayacağını düşünen Başbakan Abiy Ahmed, hükûmetin işlerini takip etme görevini yardımcısına devrederek doğrudan cepheye gitme ve ordunun başına geçme kararı verdi. 

 

Abiy Ahmed’in ordunun başına geçmesi, TPLF karşısında bayağı mevzi kaybetmiş olan ordunun toparlanmasında önemli bir rol oynadı. Önce bu gerilla örgütünün ilerleyişini durdurmayı başardı. Bu durum karşısında roller değişmiş oldu. Bu kez saldıran ordu, savunma konumuna geçen ise gerilla gücü oldu. Saldırı konumunda olan ise her zaman avantajdadır. 

 

Ordunun kendini toparlamaya başladığını ve TPLF’nin önünü kestiğini gören Abiy Ahmed bir ara koltuğuna dönüp sivil mekanizmadaki gidişatı gözden geçirdi. Ama gerilla örgütünü geri çekilmek zorunda bırakmadan da ordunun denetiminin bırakılmaması gerektiğini düşündüğü için çok geçmeden yeniden cepheye gitti ve bu kez saldırı operasyonlarını yönlendirmeye başladı. 

 

Sonuçta ordunun geniş çaplı operasyonları karşısında sıkışan TPLF, Tigray bölgesi dışında kalan bölgelerin tümünden çekilme kararı aldı. Amhara ve Afar bölgelerindeki tüm militanlarına buralardan çekilerek Tigray içlerine dönmeleri üzere talimat gönderdi. Böylece bir bakıma kendi kabuğuna çekilmiş oldu. Bu konuda yaptığı açıklamada da, buralara insani yardım gönderilmesine imkan sağlamak için çekilme kararı verdiklerini ileri sürdü. Oysa daha önce militanlarının önlerinin açık olduğunu düşündüğünde bu konu kendisini pek ilgilendirmemişti ve militanlarına, “Bundan sonraki hedefimiz Adis Ababa’dır” mesajı vermişti. Yapılan arabuluculuk tekliflerine verdiği cevaplarda da herhangi bir anlaşma sağlanabilmesi için kendi şartlarının kabul edilmesini istemişti.

 

TPLF’nin Tigray bölgesine çekilmesi üzerine Adis Ababa hükûmeti de çatışmaları Tigray içine kadar taşıma niyetlerinin olmadığını söyleyince şimdilik, herhangi bir tarafın arabuluculuğu ile değil de kendiliğinden biraz tansiyon düşmüş oldu. Ancak henüz fiili bir ateşkes ilan edilmiş veya anlaşma sağlanmış değil. Durum sadece bir emrivaki. Ayrıca yer yer bazı bölgelerde çatışmaların sürdüğü ve TPLF’nin en azından kendi açısından stratejik öneme haiz birtakım noktaları kontrol altında tutmak için çatışmaları sürdürdüğü gelişmelerle ilgili haberlerde dile getiriliyor. 

 

Etiyopya hükûmeti TPLF’nin son çatışmalarda büyük kayıplar verdiği iddiasında bulundu. Ancak çatışmaların hükûmet kuvvetleri açısından da maliyetinin yüksek olduğu tahmin ediliyor. Bunun yanı sıra çatışmaların bölgede güven sorununun ortaya çıkmasına sebep olmasından dolayı çok sayıda insan başka yerlere göç etmek zorunda kaldığından ciddi anlamda insani sorunlar da ortaya çıktı. 

 

Şimdi çatışmaların tamamen durması ve bir normalleşme sağlanması, insanların yeniden evlerine dönebileceği güven ortamının oluşması için siyasi ve diplomatik çalışmalara hız verilmesi gerekiyor. Bu konuda Afrika Birliği’nin ve BM’nin yeniden çalışmaları başlatması bekleniyor.

Google+ WhatsApp