Temas noktası...

Temas noktası...


Meşhur RAND Corporation’in ‘Türkiye’nin Hassas Dinamikleri’ başlıklı meşum raporu, daha giriş satırlarında bu ülkenin jeopolitik konumu üzerinden stratejik değerini bir paragrafta bakın nasıl anlatıyor...

“Türkiye Cumhuriyeti ile stratejik ortaklık, 60 yıldan uzun süredir ABD’nin Akdeniz bölgesi ve Orta Doğu’daki stratejisinin ana unsuru olmuştur. Türkiye, Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana ABD’nin güvenliği için giderek önem kazananüç bölgenin bağlantı noktasında yer alan, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)’nun güçlü bir müttefikidir: LevantKaradeniz, daha geniş Orta Doğu ve Basra Körfezi, Kafkaslar ile Orta Asya. Bu üç bölgenin hepsinde Türkiye, daha büyük bir rol oynama arayışındadır ve hadiseleri etkileyecek önemli kapasiteye sahiptir.

Ve ardından yüzlerce sayfalık analiz...

Sayılan coğrafyalara ilgisi/çıkarı olan ülkelerin Türkiye’yi anlamak için yaptığı/yazdığı ilk analiz değil bu. Hepsi de dünyanın ‘kalpgâhı”nı elinde tutmanın “sırrı”nı bilen ama bunun için, ‘gizli kalmış, gelişmesi mümkün, kullanılmaya hazır güçleri’ni yönetmeyi henüz tam bilmeyen, dahası gücü kullanma denemeleri yaparken, işte ‘o sırrı’ da işe katan bir ülkeden bahsederler...

En bilinen örneklerden biri, yine ABD ordusu için yapılan bir Türkiye çalışmasında, “sıra dışı stratejik ülke” tarifinin kullanılmasıydı. ‘Stratejik’ dünyaya, ‘sıra dışı’, Türk ve Müslüman Türkiye’ye aittir. Dış politika ve ulusal güvenlik konularında bir unsuru, bölgeyi veya ülkeyi tarif ederken kullanılmış Türkiye’ye özel/özgü izahtır...

Özünde övünülecek olduğu kadar kaygılanılacak bir ‘hal’dir de...

***

İşte bu ülke perşembe günü, uzun süredir -kim ne derse desin- stratejik........

Google+ WhatsApp