“Telekom’un kasasında 2 milyar dolar var iken özelleştirildi” yalanı!

“Telekom’un kasasında 2 milyar dolar var iken özelleştirildi” yalanı!


“Eleştirenleri hapse tıkın” demiyorum..

 

“Küçücük bir farklı düşünce öne sürenlere, hemen dava açın” demiyorum..

 

“Yöneticilere saygısızlık yapanlara açılan ceza ve tazminat davalarında, taviz vermeyin” demiyorum..

 

“Yalan rüzgarını önleyin” diyorum..

 

“Yalanlar eşliğinde savrulan fitne ateşini derhal söndürün” diyorum..

 

Bana soracak olursanız, bir devlet yöneticisine açıkça hakaret içerikli bir cümlenin cezalandırılması mı, yoksa “yalanların temizlenmesi” mi daha önemli diye.

 

“Hakaretin zaten toplum nezdinde bir karşılığı olamaz. Onu takip edeceğinize, ortalıkta dolaşan yüzlerce yalanı temizleyin” derim..

 

Bu kadar önemsediğim yalanlardan Türk Telekom özelinde bir demet sunayım..

 

Toplumun nasıl zehirlendiğini ve bu zehirlenmenin, tıpkı şovmen Sedef Kabaş’ın propaganda tekniklerini anlattığında olduğu gibi..

 

“Büyük yalan söyleyeceksiniz” taktiğine..

 

“Yalanı tekrar edecekseniz” taktiğine..

 

Nasıl uygun hareket edildiğini bize gösterdiğini aktarayım..

 

Yıllar önce bu yalanı okumuş, “Böyle saçmalık olamaz. Devlet, siyasi iktidar, bu kadar beceriksiz olamaz. Bu kadar hain, bu kadar yolsuzlukta cesur olamaz” demiştim..

 

Nitekim araştırdığımda, iddianın koca bir yalan olduğunu öğrenmiş, tahminimde yanılmadığımı görmüştüm..

 

Ama o yıllardan bu yana..

 

Aynı yalan..

 

Yüzlerce defa tekrarlandı.

 

Binlerce defa, siyasetçiler tarafından, gazeteciler tarafından tekrar tekrar söylendi..

 

O yalanlar bir tane iki tane değil.

 

Ama en rahat söylenileninden ve en rahat cevabı verilebilinecek olmasına rağmen, bugün dahi hâlâ yüzlerce internet sitesinde doğru gibi yazılı olanından başlayayım..

 

AK Parti iktidarı döneminde, Türk Telekom özelleştirildi..

 

Bu özelleştirme sırasında, şu yapılmış:

 

Türk Telekom kasasında 2 milyar dolar nakit para var iken..

 

Türk Telekom satılmış.

 

Hem de 6,5 milyar dolara satılmış..

 

Tamamı değil..

 

% 55’i..

 

Ömür boyu değil.. Zaten Türk Telekom’un imtiyaz hakkı 2026’da bitiyor, orası da değil..

 

Benim içerlediğim konu..

 

“Yüzde yüz yalan” dediğim..

 

“Bunun affı yok, bunun tevili yok” dediğim..

 

Bir devlet, bir siyasi iktidar, eğer bu yalanın, yüzlerce internet sitesinde yazılı olmasını önleyemiyorsa, o iktidarın gitmesine kimse şaşırmamalı” dediğim vahim yalan, “Kasada 2 milyar doların olduğu ve o 2 milyar doların, özelleştirme yapılan şirkete kaldı” yalanı..

 

Önce şunu söyleyeyim..

 

Azbuçuk ticaretle uğraşan bir hukukçu kimliğimle söyleyeyim..

 

% 55’i 6,5 milyar dolar ettiğine göre, 11 milyar dolar civarında değeri olan hiçbir şirketin (Finans şirketleri hariç) kasasında 2 milyar dolar nakit para olmaz..

 

Var-yok tartışmasına girmeyelim..

 

Ama, böyle bir iddiaya karşı, işin gerçeğini açıklayanlar ne demişler, ona bakalım:

 

“Özelleştiği tarihte kasasında 1.332 milyon TL vardır ve bu 16 Ocak 2006 tarihi itibariyle yasayla hazineye devredilmiştir.”

 

1,332 milyon o tarihteki kur ile 2 milyar dolar etmez, ayrı bir tartışma konusu..

 

Ama çok net, çok kesin olan bir şey var ki..

 

Kasadaki para, özelleştirme şartları arasındaki maddeler gereği, Hazine’ye aktarılıyor.

 

Sadece günlük işletme için gerekli zorunlu harcama kasada bırakılıyor..

 

Olay bu kadar net, bu kadar açık..

 

Ama üşenmeyin, sizler de internette telekom-kasa-2 milyar diye yazın..

 

Onlarca, yüzlerce haberde.

 

Köşe yazısında..

 

Profesöründen siyasetçisine.

 

Dindar siyasetçisinden, ateist politikacısına kadar..

 

Yüzçlerce kişinin, “Türk Telekom, kasasında 2 milyar dolar var iken 6.5 milyar dolara özelleştirildi. Zaten 2 milyar dolar bir çırpıda peşkeş çekildi” iftiralarını okursunuz..

 

Dikkat buyrun.

 

Cumhuriyet yazmıştır..

 

Sözcü de ona katılmıştır.

 

“Yüzlerce iftiralarından, şimdi bunu mu o kadar önemsedin” diyebilirsiniz.

 

Ama daha bir hafta önce..

 

AK Parti iktidarı döneminde TMSF’de yetkili bir makama oturtulan.

 

Şimdi ise AK Harti’den ayrılanların kervanına katılan.

 

Kendisini dindar bir kimlik olarak tanıtan Abdullah Güzeldülger de tekraren aynı iftirayı attı.. Hem de “Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu” tanımlaması da yaparak, bu iftirayı attı..

 

İyi Parti Genel Başkanı, tam bu ifadeyi olmasa da, aynı kapsamdaki yalanlarla, daha 5 gün önceki grup toplantısında konuştu..

 

Milliyetçi geçinen Profesör Esfender Korkmaz’dan başlayın..

 

Solcu öğretim üyelerine..

 

Gazete yazarlarına kadar..

 

Binlerce kaynakta..

 

Aynı yalan. Aynı iftira..

 

Böyle bir yalan bombardımanına, söyler misiniz, vatandaş nasıl inanmasın..

 

Bunlar, hâlâ internet sitelerinde durur iken..

 

Telekom, kasa, 2 milyar diye yazan herkes..

 

Aynı yalanı, hiçbir ihtirazi kayıt koyulmaksızın yazıldığı ve hâlâ bunların o sitelerde durduğunu gören insanlar, bu yalana nasıl inanmasınlar?

 

Çok mu zordur..

 

Bir basın toplantısı düzenleyip..

 

“Bu bir yalandır.. Bu yalanı barındıran internet siteleri, kitaplar, gazetelerin sahip-yöneticilerine açık çağrımızdır.. Bu iddianızı ispatlayabiliyorsanız, buyrun ispatlayın.. İspatlayamıyorsanız, bu yalanı 7 gün içinde, sayfalarınızdan siliniz.. Silmediğiniz takdirde, tazminat davaları, ceza davaları ile birlikte, internet sitelerinden silinmesi için gerekli hukuki girişimler yapılacaktır” dersiniz..

 

Adalet Bakanlığı da..

 

“Bu ülkede kimsenin yalanları, siyasi eleştiri adı altında korunamaz.. Böyle rezillik olmaz. Yalan olduğu kesinkes açıklanmış bir iddiayı, kimse internet sitesinde yazılı tutamaz” diyerek..

 

Savcılara, hakimlere gerekli bilgilendirmeyi yaparak..

 

“Yine aksi karar verecek olursa, buyursun versin.. Ama gerekçesini yazsın. Kimse ‘ben nereden bileyim, Türk Telekom’un kasasında para var mıydı, yok muydu’ demesin” hatırlatmasını yaparak..

 

Bu tiyatroya son vermesi, zorunludur..

 

 “Boşveeer. Bir şey olmaz. Kimse onlara inanmaz” mı diyorsunuz?

 

Bakın akın akın geliyorlar üzerinize.

 

Daha düne kadar, TMSF’de en önemli koltuğu temsil ettiğiniz adamlar bile, utanmadan, sıkılmadan, bu iftirayı size karşı dillendirebiliyor..

 

Seçmen bu yalanlara inanırsa.. 

 

İBB’deki tercih değişikliği gibi, sanki “Her şey çok güzel olacak” yalanına, gariban insanlar aldanırsa..

 

İş işten geçmiş olacak..

 

2023 seçimleri öncesinde, bu yalanların tamamı, medyadan temizlenmelidir..

 

Benden söylemesi..

Google+ WhatsApp