Teknoloji Hayatımızın Akışını Etkiledi

Teknoloji Hayatımızın Akışını Etkiledi


Teknoloji insanların iletişim şeklini ve bilgi alışveriş yöntemlerini dönüştürdü ve mesafeyi ortadan kaldırarak onları aygıtlara bağımlı hale getirdi. Düşünün sabah kalkıyorsunuz eliniz gayr-i ihtiyari cep telefonuna gidiyor ve gelen mesajlara, gündemi işgal eden haberlere göz atmadan gündelik rutinlerinize geçemiyorsunuz. Teknoloji sayesinde işiniz kolaylaşıyor ve dünyayı avuçlarınızın içinde hissediyorsunuz. Sanki elinizi uzatsanız gökyüzüne kadar ulaşıvereceksiniz, başınızı kaldırsanız uzaklar yakınınıza geliverecek… Gerçeklerden yavaş yavaş uzaklaşıyor ve sevdiklerinizle bir araya gelip hâl hatır sormaya ihtiyaç duymaz hale geliyorsunuz. Uzaklar yakınlaşıyor, yakınlar uzaklaşıyor, dünya parmaklarınızın ucunda dönüyor, tuşlara basıyor ve istediğiniz kişi ile görülebiliyorsunuz…

 

Dünyayı parmaklarınızın ucunda hissediyor ve istediğiniz kişiye istediğiniz vakitte ulaşabiliyor ve teknolojinin bir parçası haline geliyorsunuz. İnsanlarla kurduğunuz ilişki biçiminiz değişiyor, zihninizdeki mahremiyet kavramı dönüşüyor ve hayatınızı bütün yönleri ile sergileyerek bitmek bilmeyen bir yarışın içine sürükleniyorsunuz. Teknoloji gören gözünüz, tutan eliniz oluyor ve istediğiniz kişiyle istediğiniz vakitte iletişim kurabiliyoruz. Peki, buna rağmen neden insanlar iletişimsizlikten şikâyet ediyor? Yalnızlık neden çağın en önemli sorunu olarak görülüyor? Birbirlerini her dakika arayıp görüşme fırsatı olan bireyler neden can sıkıntısından ve boşluktan bahsediyorlar? İletişim araçlarının bu kadar etkin olduğu bir çağda iletişimsizliğin gündeme gelmesi gözlerin değil, kalplerin birbirinden uzaklaşmasından kaynaklanıyor. İnsanlarla fiziki olarak yakın mesafede bulunmanız, yan yana yürümeniz, aynı iş ortamında yer almanız kalbi yakınlık duyamadığınız, duygudaş olamadığınız sürece bir şey ifade etmiyor.

 

İnsan kendi türüyle bir arada yaşamaya ve yakınlık kurmaya ihtiyaç duyuyor, ilişkilerin sanal bir düzleme taşınması ise kalpleri birbirinden uzaklaştırarak bu yakınlığı ortadan kaldırıyor. Oysa insani ilişkilerin sağlıklı bir zemine oturtulabilmesi için kişinin diğerleri ile yakın mesafede bulunması, duygu ve düşüncelerini paylaşabilmesi ve biz duygusu ile hareket edebilmesi gerekir. Toplum olarak insani ilişkilerimizde yakınlığa önem veren bir yanımız vardır, muhatabımızla göz teması kurar, omuzlarına dokunur ve sıcak bir bağ kurarız. Fakat ne yazık ki teknolojinin maksadına uygun şekilde kullanılmaması ve hâkim bir güce dönüştürülmesi maddi anlamda işimizi kolaylaştırsa da manevi alanda yoksullaşmaya sebebiyet verdi. Ve maddi yoksulluk gündemden düşmeyen bir husus olurken manevi yoksullaşma kimsenin dikkatini dahi çekmedi. İlginç değil mi?

Google+ WhatsApp