Tam 6 yıl sonra.. Ha Can, ha Sedat.. Ha Dündar, ha Peker!

Tam 6 yıl sonra.. Ha Can, ha Sedat.. Ha Dündar, ha Peker!


Tesadüfe bakın ki..

 

6 yıl öncenin 29 Mayıs’ında.

 

Sedat Peker’in 30 Mayıs 2021’de attığı iftiranın bir başka versiyonu..

 

29 Mayıs 2015’te Cumhuriyet gazetesinde birinci sayfadan yayınlanıyordu..

 

“İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” başlığı altında, şimdi Almanya istihbaratının kucağında oturan Can Dündar..

 

Attıkları iftiranın altyapısını şu başlıkla izah ediyordu:

 

“Neden yayımlıyoruz?”

 

Sebep bazen Alman istihbaratının kucağına koşmayı hızlandırmaktır.

 

Bazen BAE’nin esiri olmaktır..

 

Ama ikisinde de, hedef aynı: Erdoğan liderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti..

 

Ayasofya’yı açan.. Taksim’e camii yapan.. Başörtü yasağını kaldıran, milletin çocuklarına dinlerini öğretmenin yasak olduğu devri kapatan Erdoğan’ı devirmek..

 

“Neden yayımlıyoruz”u şöyle izah etmişti, MİT’te yıllarca memurluk yapmış bir babanın oğlu Can Dündar:

 

“Patlaması halinde bir şehri yok edecek kadar çok silah ..”

 

Bakmayın böyle üfürdüklerine..

 

6 yıl önce 29 Mayıs’ta Can böyle üflüyordu..

 

6 yıl sonra 30 Mayıs’ta ise, Sedat benzerini üflüyor..

 

29 Mayıs 2015’te Dündar, “Bu ülkenin halkı, bu silahlar dolayısıyla karşı karşıya olduğu riskleri bilmiyor, bu sevkıyatın hayati, siyasi, hukuki, diplomatik sonuçlarından haberdar olamıyorsa” diyor..

 

O gün; PKK’ya devlet kurdurmak için ABD’nin verdiği binlerce tır silahın üstünü örtmek için, Türkiye’nin elini kolunu bağlamak istiyordu hain Can. 

 

Hainliğini tescilliyor, “Gönderilen taraf, bu ülkenin sınırları içinde silahlı eylem yapmış, bu ülkeyi sık sık tehdit etmiş, vahşi bir terör örgütüyse” sözleri ile..

 

Dikkat edin..

 

Hain Can Dündar, “Türkiye içinde silahlı saldırı düzenlemiş diyerek El Kaide’yi işaret ediyordu..

 

Şimdi 6 yıl sonra onun görevini üstlenen Sedat Peker ise, “El Nusra” diyor..

 

FETÖ’nün taktiği bu..

 

“El Kaide’yi yemiyorsunuz, El Nusra verelim” taktiği..

 

El Kaide bitti ya..

 

El Kaide’yi, Türkiye Cumhuriyeti bitirdi ya.

 

ABD’ye rağmen, hatta sınırımızın 30 km aşağısına kadar PKK bölgeyi boşaltsın uyarısı yaptığımız da, “PYD, cezaevindeki tüm DAEŞ’lileri serbest bırakacak” tehditleri ile bizi korkutmaya çalışan tüm teröristlere rağmen..

 

El Kaide Türkiye’nin kararlılığı ile bitirildi ya..

 

Şimdi..

 

Sedat Peker’e.. “El Nusra” dedirtiliyor..

 

Peki, 6 yıl önce, “El Kaide’ye silah gidiyor” diyen Sedat Peker’in ikizi kardeş Can Dündar bugün ne diyor:

 

“Biz bunu yazdık diye, başımıza gelmedik kalmadı. Sorgulandık, yargılandık, hapsedildik. Cezavindeyken gelen yazılı mesajı hiç unutmuyorum. ‘Sen vatana ihanet ettin, asılmayı hak ettin’ diyordu. Kimdi yazan biliyor musunuz, Sedat Peker.”

 

Bu işler böyledir..

 

Dış güçlerin oyuncağı olursanız.

 

Bir bakarsınız sizi tehdit edenler.

 

Sizinle kardeş imişler..

 

Sizin bıraktığınız görevi, onlar alıp götürmeye çalışıyorlarmış..

 

Sizin gerçek yüzünüz ortaya çıkınca..

 

Alman istihbaratının koruma ve kollamasında olduğunuz tescillenince..

 

Attığınız iftiradaki El Kaide, tam da iftiranızı çürütecek şekilde ortadan kaldırılınca..

 

Sizin tüm söyleminiz iflas edince..

 

Bu sefer..

 

Sizi tehdit edeni sahneye çıkarırlarmış..

 

Ona, başka bir iftira ile gündem oluştururlarmış..

 

Bu vesile ile..

 

Bir konuyu da açıklığa kavuşturalım..

 

Medyada sık sık tartışılan konuyu aydınlığa ulaştıralım..

 

Bugünlerde Sedat Peker’in sözlerine atlayan özellikle solcu hainlere bakın..

 

Daha düne kadar, Sedat Peker için söylediklerinin tümünü unutmuşlar..

 

Kendisine büyük bir bilge kişi muamelesi yapıyorlar..

 

Oysa daha dün, Barış İçin Akademisyenler Bildirisi’ne imza atanlar için, bu kişinin “Kanları ile duş alacağız” sözünde kıyameti kopartıyorlardı..

 

O tarihte bakın, AK Parti’ye şirinlik için de sarf edilmiş olsa, biz o sözlere, o tehditlere çanak tutmuyorduk..

 

Barış İçin Akademisyenler Bildirisi’ne imza atanları, eleştiriyorduk. Ama “Kanları ile duş yapma” tehdidine de prim vermiyorduk..

 

Peki, o tarihte, Sedat Peker üzerinden muhafazakar insanlara, (ki muhafazakar insanlar o söylemi kabul etmedikleri halde) saldıranlar.. 

 

Şimdi aynı Sedat Peker’in iğrenç tehditlerine, saldırılarına, iftiralarına küçücük bir mesafe koyuyorlar mı?

 

Hayır..

 

Tam aksine, onun hoparlörü görevini üstleniyorlar..

 

İşte solcu hainler ile.

 

Bizim aramızdaki fark da bu..

 

Onlar yeri gelir teröristi överler. Deniz Gezmiş’i överler. Kahraman ilan ederler.

 

Biz, kanun dışı açıklama yapana mesafe koyarız..

 

Ama yine biz “kötü”, onlar “iyi” olurlar!

 

Korkut Eken, Mehmet Ağar, Galip Mendi, Atilla Peker.. hepsi onlara konuşur, onlarla iş kotarırlar..

 

Ama o kişiler üzerinden suçlanan biz oluruz!

Google+ WhatsApp