Suudi Arabistan ne zaman kuruldu?

Suudi Arabistan ne zaman kuruldu?


Tarihe bakış konusunda meşhur söz var: Bir yaşanmış bir de oluşturulmuş tarih vardır. 

 

Yaşanmış tarihin ortaya çıkarılması için taraflılıktan uzak bilimsel araştırmalar yapılması gerekir. Oluşturulmuş tarih ise ideolojik temelli bakış açısıyla ve tarihi olduğu gibi değil işimize geldiği gibi okumaktır. 

 

Suudi Arabistan, kuruluş tarihini iki asır geri çekmeyi kararlaştırdı. Kararda ilk Suudi devletinin 1727’de kurulduğu, başkenti Diriye olan bu devletin, yüzyıllarca süren istikrarsızlık ve bölünmüşlükten sonra Arap Yarımadası’nda birliği tesis ettiği ileri sürülüyor. 

 

Bu iddianın, birinci kısmındaki saçmalığı çok da önemsemeyelim ama ikinci kısmındaki saçmalık hiç de yenilir yutulur cinsten değil. 

 

Aslında bu, Suudilerin ideolojik bakış açısını dillendirenlerin ilk kez ortaya attıkları bir iddia değil. Tarihlerde bazı farklılıklar olduğu söylenebilir. 

 

Bugünkü Suud yönetiminin ilk tohumlarını atan kişi olduğu düşünülen Muhammed ibnu Suud, 1727’de Diriye’de, o zaman Osmanlı Devleti’ne bağlı topraklarda varlığını sürdüren bir kabilenin başına geçmişti. İşte bugün Suud rejiminin ilk Suud devletinin kuruluşu diye iddia ettiği olay bu. Bu anlayışa göre bugün yer yüzünde ne kadar kabile varsa hepsine devlet, başkanlarına da kral, emir, sultan vs. demek gerekir. 

 

Bin Suud’un kabile başkanı olmasından bir süre sonra bölgede başını Muhammed ibnu Abdilvehhab’ın çektiği bir itikadi hareket ortaya çıktı. Bu kişi 1744’te Riyad yakınındaki Diriye kasabasına yerleşerek, oradaki kabile reisi İbnu Suud’la anlaştı ve Diriye Emirliği adında bir yönetimin kuruluşunu ilan ettiler. Bazı kaynaklarda “emirlik” vasfının önceden de kullanıldığı iddia edilse de önceki vasfı tamamen kabile yönetimidir.

 

O zamana kadar birlik ve istikrar içinde yaşayan bölgede söz konusu emirlik ilanıyla birlikte Vahhabi isyanları olarak tarihe geçen isyanlar başlatıldı, dolayısıyla birlik ve istikrar bozuldu. 

 

O toprakları hakimiyet altında tutan Osmanlı Devleti, Diriye Emirliği’ni tanımadığı gibi isyanları da bastırmaya çalıştı. Muhammed ibnu Suud’un 1765’te ölmesi üzerine isyanları yönetme işini oğlu Abdülaziz devraldı. İsyanlar zamanla geniş bir alana yayıldı ve isyancılar 1803’te Mekke’yi ele geçirdiler. 

 

Osmanlı, isyanları bastırmak için Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’yı görevlendirdi ve onun oğlu Tosun Paşa, 1812-13’te Mekke, Medine ve Taif’i geri aldı. Sonra bizzat Mehmet Ali Paşa isyancıların üzerine gitti. Ona direnen Abdülaziz 1814’te ani bir şekilde öldü ve kuvvetleri dağıldı. Sonra Mehmet Ali Paşa’nın gönderdiği Kavalalı İbrahim Paşa, Diriye’ye girerek isyancıların bütün teşkilatlarını dağıttı. Abdülaziz’in yerine geçen ve isyanları yöneten oğlu Abdullah’ı ve oğullarını İstanbul’a gönderdi, onlar da 1819’da burada idam edildiler. 

 

O zaman Osmanlı kuvvetlerinden kaçmayı başaran Türki bin Abdullah 1821’de isyancıları yeniden toparlayarak başkenti Riyad olan bir devlet ilan etti. Bu devlet 1843’te Osmanlı’ya tabi olmayı kabul ederek 1891’e kadar ayakta kaldı. 1902’de II. Abdülaziz bin Suud Riyad merkezli yeni bir devlet ilan etti. O da gücünü artırmak için İngilizlerle işbirliği yaptı, 1915’te de onlarla  II. Abdülaziz’ın kontrol altına aldığı bölgelerin ona ait olduğuna dair anlaşma imzaladı. 

 

I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı gücünü kaybedince II. Abdülaziz, hakimiyet alanını genişletti. 5 Aralık 1924’te kontrol altına aldığı bölgelerde, Necd ve Hicaz Krallığı isimli bir devletin kuruluşunu ilan etti. 27 Mayıs 1927’de İngilizler bu devleti bağımsız olarak tanıdı. 1932’de devletin adı Suudi Arabistan Krallığı olarak değiştirildi. 

 

Üstelik İngilizler, bu toprakları Osmanlı’ya karşı isyana teşvik ettikleri Mekke Şerifi Hüseyin’e vaat etmişlerdi. Tabii Şerif Hüseyin üzerinden oynanan oyunun ayrı bir hikayesi var. Onu konuşursak söz çok uzar. 

 

Ama şunu belirtelim ki, maalesef bu ihanetlerin faturası hep Filistin’e çıkarılıyor. Oysa Filistin Osmanlıya isyan etmemiş, ihanet etmemiş, Osmanlıya ihanet edenler Filistin’e de ihanet etmişlerdir. 

Google+ WhatsApp