Suriye’nin katil firavunu cehenneme gönderilemeden ümmet rahat etmez

Suriye’nin katil firavunu cehenneme gönderilemeden ümmet rahat etmez


Suriye firavunu kanlı katil Beşşar Esed’i koruma altına almak, Allah’ın azabına davetiye çıkartmaktır. Milyonların katili olan Beşşar Esed’i cehenneme postalamak, “Ben insanım”, “Ben Müslümanım” diyen herkesin görevidir. Dünyada Hakk’ın ve hukukun varlığı bunu gerektirir. İnsan hayatının Allah tarafından dokunulmaz kılındığı belirtilerek haklı (meşrû) bir sebep bulunmadıkça hiçbir cana kıyılmaması (el-En‘âm Sûresi/151), yanlışlıkla olması dışında bir mü’minin bir başka mü’mini öldürme hakkının bulunmadığı, yanlışlıkla bir mü’minin ölümüne yol açanın mümin bir köle âzat etmesi ve diyet vermesinin gerektiği (en-Nisâ Sûresi/92), haksız yere ve bilerek adam öldürmenin dünyevî cezasının kısas, uhrevî cezasının da cehennemde ebedî kalış olduğu bildirilir (el-Bakara 2/178; en-Nisâ 4/93; el-Mâide 5/45).

 

Kur’ân-ı Kerim’de yer alan adam öldürme suçuna ilişkin âyetler bir bütünlük içinde değerlendirilecek olursa, kasten cana kıymanın Kur’an’da âdeta bir insanlık suçu olarak kabul edildiği görülür. Rabbimiz buyuruyor: “Kim bir cana kıyarsa veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın bir insanı öldürürse âdeta bütün insanları öldürmüş gibi olur; kim de bir insanı yaşatırsa o bütün insanları yaşatmış gibi olur” (el-Mâide Sûresi/32) Bu âyet, İslâm’ın insan hayatına atfettiği önemi ve değeri gösterir. Hadislerde de konu bu çizgide ele alınmış, insan hayatının dokunulmazlığını, haksızlıkla adam öldürmenin dünyevî ve uhrevî ağır sorumluluğunu belirleyen çeşitli açıklamalara yer verilmiştir. Bunun için İslâmî öğretide insan hayatının korunması dinin gönderilmesindeki temel amaçlardan biri olarak kabul edilmiş, adam öldürme fiili, dünyevî açıdan mutlaka cezalandırılması ve doğurduğu olumsuz sonuçların mümkün olduğu ölçüde telâfi edilmesi gereken ağır bir suç ve hak ihlâli, uhrevî açıdan da büyük günahlardan biri kabul edilmiştir. (Buhârî, “Veṣâyâ”, 23; “Ḥudûd”, 44; Müslim, “İman”, 141-145) İslâm’da haksız yere cana kıymak, şirkten sonra günahların en büyüğü olarak görülmüştür. Milyonların katili Suriye firavunu Beşşar Esed’e güzellemelerde bulunanlar, onunla görüşmeyi ve barışmayı savunup tavsiye edenler, katil sevicilerdir. Bunlar masum Habil’den değil katil Kabil’den yana olanlardır. Hz. Âdem’in iki oğlu arasında kıskançlıktan doğan aşırı kin ve düşmanlık sebebiyle ilk kan dökme olayı meydana gelmiştir. Kanı döken Kabil, kanı dökülen Habil’dir.

 

“(Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.

 

“Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”

 

“Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.”

 

“Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.” (Maide Sûresi/ 27-30) 

 

Habil’i öldüren Kabil, hevasına tabi olan bir katildir. Kardeş kanını akıtanlar ve akıtmayı meşru görenler, heva ve hevesini ilah edinen katil Kabil’in taklidçileri ve takipçileridir. Musa (as)’in zamanında yaşayan Firavun Suriye’deki Beşşar Esed’i görseydi utanırdı. Çocukları öldüren, kadınlara tecavüz eden, evleri yağmalayan, insanları her gün bombalatan kişiye firavun demeyeceksiniz de ne diyeceksiniz? Suriye’de firavun Beşşar’a tapınanlar olduğu gibi, Allah’a sadakatlerini ölümleri pahasına sürdüren yiğitler de var. Beşşar Esed’ın gayri meşru hukuku Allah’ın hukukunun fevkinde değildir. Tağuta isyan etmemek, Allah’a isyan etmektir. İslâm tarihi Beşşar Esed tipli tağutlarla doludur. Hepsinin son durağı hüsran olmuştur. Said Cübeyr’i katlettikten sonra ‘ulemanın kanı zehirlidir’ hükmüne uğrayan Haccac-ı Zalim’i bir üşüme almış ve titreye titreye can vermiştir. Said Cübeyr duasında Haccac’ın son kurbanı olmasını istemiştir. Allah dileğini kabul etmiştir. Uyuyamıyor ve rüyalarına giren Said Cübeyr’in siluetiyle sıçrıyordu. Bu halde ancak on beş gün dayanabildi. Dolayısıyla Suriye firavunu Beşşar Esed’in cehenneme gönderilme günleri yakındır. Tarihteki tağutlar, firavunlar hakkında tecelli eden sünnetullah Suriye firavunu Beşşar Esed hakkında da tecelli edecektir. Buna imanımız tamdır. Dileğimiz katil tağut/firavun Beşşar Esed’in Müslümanların eliyle tez elden cehenneme gönderilmesidir. Tağutların ölümü, Mazlumların bayramıdır. Bunun aksini iddia edenler tuğyanın çapulcularıdır! 

Google+ WhatsApp