SP’yi, DEVA’yı, Gelecek’i samimiyete davet!

SP’yi, DEVA’yı, Gelecek’i samimiyete davet!


CHP’nin peşine takılan partiler açık açık söylesinler.

 

İyi Parti’yi bile aralarına katmıyorum.

 

İçinde Yavuz Ağıralioğlu gibi, kendisine yakışmayan bir siyasi çizgi takip eden birkaç kişi dışında..

 

Zaten o partinin içinde de, Kemalist kafa ağırlıkta.

 

“Diyanet” dediğiniz zaman “Kullanırız. Kullandığımız oranda değerlidir” yaklaşımlarını sözlerinden de, gözlerinden de okursunuz.

 

O açıdan İyi Parti’yi katmıyorum.

 

Ama..

 

Aynı siyasi çizgiden neşet eden SP, DEVA ve Gelecek için bir çağrıda bulunmamız gerekir..

 

Samimi olsunlar..

 

Durumu idare edecek riyakarlığa soyunmasınlar..

 

“Her soruya cevap vermek, her çağrıya karşılıkta bulunmak zorunda değiliz” yaklaşımı ile, geçiştirmeye çalışmasınlar..

 

Bahsettiğim siyasilerin onlarca defa röportaj verdiği, kendisine itibar gösterdikleri Sözcü gazetesindeki dünkü manşet şöyle idi:

 

“Çanakkale Hutbesi’nde Atatürk’ü anmayan Diyanet’i kınıyoruz ve hakkımızı helal etmiyoruz!”

 

Sözcü, “Cuma hutbelerinde Atatürk’ten hiç bahsetmeyen Diyanet” diye söze girmiş, zorbalıklarına zirve yaptırmıştı..

 

Kendileri Cuma namazına gelmezler.

 

Suizanda bulunmuyorum..

 

Cuma namazına gelseler..

 

Cuma hutbesinde, Atatürk’ten de, Vahideddin’den de, Erbakan’dan da, Tayyip Erdoğan’dan da bahsedilmediğini görürler, bilirler.

 

Gelmedikleri için..

 

Sanıyorlar ki..

 

Cuma hutbesinde, mahalle kahvesindeki sohbette olduğu gibi, bütün siyasilerin isimlerinden bahsediliyor..

 

Sadece Atatürk’ün ismi geçmiyor.

 

Böyle sandıkları için..

 

Zorbalıklarını ispat ederek..

 

Kemalist zihniyetleri iktidara gelecek olursa..

 

Cuma hutbelerinden başlayıp, Kur’an kurslarına kadar nasıl bir zorbalığı hayata geçireceklerinin ipucunu veriyorlar..

 

Ama birileri, “Türkiye’de bir değişim var. Artık herkes, özgürlüklere önem veriyor. Kimse Türkiye’yi, eski zorbalıkların olduğu döneme taşıyamaz. Buna cesaret edemez” diyerek Kemalist zorbalara kefil oluyor..

 

Yine dünkü Kemalist gazetelerden bir diğeri..

 

Cumhuriyet gazetesi ise..

 

Saadet Partisi yöneticilerinin de, DEVA Partisi yöneticilerinin de, Gelecek Partililerin de son bir yıl içinde, aleyhinde tek kelime etmedikleri Cumhuriyet gazetesi de, “Ulus yok, Ümmet var” ara başlığını kullanarak, dindar insanlara kinini kusuyor.

 

Cumhuriyet gazetesi devamında da, Kemalist kafalı iki sözde ilahiyatçıyı konuşturuyor..

 

Biri, başörtü yasağını bu ülkenin başına bela eden CHP’de siyaset yapacak kadar şaşkın bir emekli müftü Gani Aşık..

 

Diğeri de, başörtü yasağına destek veren 28 Şubat döneminin zorbalarından Prof.Dr. Şahin Filiz..

 

Tam bu noktada, muhafazakar insanların oylarına talip olan Saadet Partisi yöneticilerinden, DEVA Partisi yöneticilerinden, Gelecek Partisi yöneticilerinden öğrenmek hakkımız değil mi:

 

“Cuma hutbelerinde, Atatürk övgüsü yapılması konusunda sizin düşünceniz nedir?”

 

Sormamız ve öğrenmemiz gerekmez mi:

 

“Sizin iktidarınızda, Diyanet’e emredip, Cuma hutbelerinde Atatürk övgüsü yaptıracak mısınız?”

 

Bilmek hakkımız değil mi:

 

“Cumhuriyet gazetesinin rahatsızlığını açık açık dile getirdiği ‘Ümmet’ kavramından siz de rahatsız mısınız? Diyanet’e siz de, 18 Mart vesilesi ile ümmet vurgusu yaptığı için kızgın mısınız?”

 

Boşverin siz enflasyonu, akaryakıtı, ayçiçek yağını..

 

Boşverin doları, avroyu..

 

Bu sorunlar AK Parti’den önce de vardı..

 

Bugün de kısmen var..

 

Ama AK parti öncesinde de olan bu sorunların biteceğine olan ümidimizi besleyen, dün temel hak ve özgürlükler alanındaki kısıtlamaların, bugünkü iktidar döneminde kaldırılmış olması..

 

AK Parti’den önce, enflasyon da vardı, geçim darlığı da vardı..

 

Ama bir de fazladan, dini özgürlüklerimiz kısıtlanmıştı..

 

Bugün ise..

 

Evet bir pahalılık sorunumuz var.

 

Ama bu sorunun düzeltileceğine dair umudumuz da var..

 

Çünkü.. Bu ülkede 4 sene önce, patatesi 7 TL’den sattıracak derin güçler vardı..

 

“Hah hah ha.. Patates de mi, dış güçlerin oyunu” diyen ahlaksızların yalanları..

 

Soğanda aynı oyunu oynayanların sahtekarlıkları..

 

Bugün ortaya çıkmadı mı?

 

“Son iki ayda her şeye yüzde 50 zam geldi” diyenler.. 4 yıl sonra bugün dahi, ne patates ne de soğan, 2018’deki fiyattan satılmıyor..

 

Demek ki, AK Parti’nin dış güçler söylemi, yalan değil..

 

Palavra değil..

 

7 TL’ye çıkartılan patatesin fiyatını 4 yıl sonra bile o fiyattan satılmayacak düzeyde düşürme yeteneği var..

 

Bir mücadelesi var..

 

Bir iddiası var..

 

En kötü halinde gibi gösterilen enflasyon, düne göre daha kötü değil..

 

Ama, AK Parti’nin dün ile hiç kıyaslayamayacağınız bir artısı var..

 

Temel hak ve özgürlüklerde öyle bir genişlik sağladı ki..

 

O genişliği, öylesine derinlemesine sağladı ki.

 

O özgürlüklerin kısıtlanması için düne kadar tepinenler bile.

 

Bugün dahi tepinmeye devam edenlerin destekledikleri partiler bile..

 

“O özgürlükleri biz de devam ettireceğiz” diyorlar..

 

Bu noktada da..

 

Muhafazakar geçinen parti yöneticilerine soruyorum:

 

Size aldanıp, enflasyonu çözeceğinizi sanıp, bir de temel hak ve özgürlüklerimizi mi kaybedelim?

 

Ki, enflasyonu AK Parti’den daha kısa sürede çözeceğinize dair vaadleriniz de, şehir efsanesinden ibaret..

 

Varsa elinizde bir tılsım, ittifak yaptığınız CHP’nin belediyelerinde gösterin..

 

Enflasyonu nasıl çözecekseniz, dünya genelinde akaryakıt artarken, siz Türkiye’de akaryakıt fiyatlarını nasıl sabit tutabilecek iseniz..

 

Bu başarınızı, belediyelerde gösterin.

 

Akaryakıta zam gelirken, toplu ulaşıma zam yaptırmayın..

 

Ama orda da durum vahim.. 

 

Tarihte görülmemiş bir şekilde İBB, öğrenci indirimini 25 yaş ile sınırlama hazırlığı yapıyormuş..

 

Toplu ulaşıma yapılan dev zamlardan vazgeçtik. 

 

“Akaryakıta zam gelirse, ulaşıma da zam gelecektir” diyerek, ona itiraz etmiyorum ama..

 

Tıp fakültesinden mezuniyet yaşının 24 olduğu Türkiye’de, ulaşımda öğrenci indiriminin 25 yaş ile sınırlanması girişiminin makuliyetini, kimse bana izah edemez!

 

Görünen o ki, üç eski bakan..

 

Türkiye’yi, hem ekonomide, hem temel haklarda, geriye götürmenin hazırlığı içindeler!

Google+ WhatsApp