Söyleyin, ne ayaksınız siz!

Söyleyin, ne ayaksınız siz!


“Bir vidaya muhtacız” manşeti atmış Cumhuriyet..

 

Ben de diyorum ki, “Bir vidaya muhtaç olduğumuz günde bile, doları 18 TL’den, 11,66’ya indirebiliyoruz. Ne mutlu bize.”

 

Bir vidaya muhtaç olduğumuz yalan da..

 

Varsın onların dedikleri gibi olsun..

 

Neymiş?

 

Bir hemşire kaza geçirmiş, bacağı kırılmış, ameliyat için plak ve vida gerekmiş.. Ama 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde bu medikal malzeme yokmuş..

 

4 gün beklemiş..

 

Sonra diğer hastaneye sevkedilip, orda ameliyatı olmuş..

 

O zaman soralım Cumhuriyet’e..

 

O hemşire, ameliyatını olmuş mu?

 

Olmuş..

 

4 gün beklemiş beklememiş bir kenara..

 

O sırada rahatsızlığında bir olumsuzluk yaşanmış mı?

 

Hayır..

 

O zaman size ne düşer?

 

Daha düne kadar, “plak ve vida” dediğiniz kırık ameliyatları için bırakın birden fazla hastanede bu imkanların olmasını..

 

 

Türkiye genelinde bir tane hastanede bile zar zor bulunabilen bu imkanı..

 

AK Parti sağlamış ise..

 

Cumhuriyet’in dinazorlarına ne düşer?

 

Ne düştüğünü, onlar çok iyi biliyorlar..

 

 

Cumhuriyet’in kafasındaki solcular..

 

Düne kadar “Dolar zıplıyor, dolar zıplıyor” diye sevinçten yerlerinde duramazlar iken..

 

Şimdi şu söyleme evrildiler:

 

“Dolar çok hızlı iniyor. Bu hızlı iniş, iyi değil.. Toplumu yorar.. Toplumu zora sokar.. Daha yavaş bir iniş trendi ile işi götürmemiz lazımdı.”

 

Oldu beyler..

 

Siz dış güçlerle işbirliği yapın..

 

Doları 15 derecelik, 25 derecelik eğimle değil..

 

70 derecelik, hatta nerede ise dik bir çizgi ile yukarı fırlatın..

 

Erdoğan da, “Nasıl çıktı ise, öyle indiriyoruz” deyince..

 

“Bu kadar hızlı iniş, sağlıklı değil” diye sahneye çıkıp, memnuniyetsizliğinizi ifade edin..

 

Yok öyle üç kuruşa beş köfte..

 

Nasıl çıktı ise..

 

Öyle inecek..

 

Çıkması sağlıklı değildi..

 

Şimdi normale dönüyor..

 

Sağlığına kavuşuyor..

 

Tepinseniz de.

 

Delirseniz de..

 

Fıttırsanız da..

 

TL sağlığına kavuşuyor..

 

“Bir vidaya muhtacız” dediğiniz gün..

 

7 düvele, posta koyuyoruz, “Boyun eğmiyoruz” diyoruz..

 

“Dövizin değer kaybetmesindeki hız, sağlıklı değil” diyenler..

 

Ellerinden bir şey gelmeyince..

 

Bu sefer, “dün” yazdıklarını, çizdiklerini unutturmak için..

 

“Reuters’un verdiği habere göre, dolar 10 TL’nin altını da görecek” diyorlar..

 

Devam ediyorlar, “Dolar 5’e, 6’ya da inebilir.”

 

Oha yani..

 

Dolar 5’e, 6’ya inerse..

 

Siz bu ülkede, sokakta nasıl dolaşacaksınız?

 

İnsanların içine, nasıl çıkacaksınız?

 

Ama, daha “Yatırım yok ki. Üretim yok ki. Tabii ki dolar 18 TL olacak, doların hakkı bu.” demelerinin üzerinden daha üç gün geçmeden..

 

“Dolar 6 TL’ye inebilir” diyebilenlerden..

 

Her şey beklenir..

 

Onlarda utanma yok ki, dün söylediklerinin zıddını, hem de bizim söylemediğimiz uç noktası ile söylemekten kaçınsınlar..

 

Yüzlerinde kızarma özelliği yok ki, “Dün ne dedim, bugün ne diyorum” şeklinde bir sorgulama yapsınlar..

 

Tam bu noktada..

 

Hani Levent Kırca’nın parodilerinde vardı..

 

AK Parti öncesi televizyon yayınlarında, teknik arızalar olduğunda, görüntü donar, o sırada ekrana bir manzara fotoğrafı koyulurdu..

 

Levent Kırca da, sabah akşam karşılaşılan teknik arızaları tiye alarak, “Tam yerine rast geldi, manzara koyduk” şarkısıyla yaptığı göndermedeki gibi..

 

Ahmet Davutoğlu’nun Karar gazetesi..

 

“Nas” ile alay etmeleri yetmemiş.

 

Şimdi doların hızlı inişini “Dış güçler yardıma geldi” başlığı ile tiye almaya kalkışmış..

 

Ne imiş peki, “Dış güçlerin yardıma geldiği” konusu?

 

JP Morgan’a, BDDK tarafından, Türkiye’de yatırım danışmanlığı izni verilmiş..

 

Eee?

 

İzni daha yeni almışlar..

 

“İzni alır almaz..

 

Doları 18’den 12’ye indirdiler” mi demek istiyorsunuz yani, Karar’cılar..

 

Adamlar, sadece Türkiye’de faaliyette bulunabilmek için gerekli izini almışlar.

 

Faaliyet gösterip, para kazanacaklar..

 

Şu yabancı şirketin, bu yabancı şirketin, örneğin banka açmak için, veya izinle açılabilen işyerlerinde olduğu gibi..

 

JP Morgan da, öyle bir izin almış..

 

Sanki gelip, Türkiye’yi kurtarmışlar gibi..

 

Algı oluşturuyorlar..

 

Biliyorum, dolar zıp zıp zıplarken..

 

Her gün Karar’ın manşetine çıkan böyük ekonomist İbrahim Kahveci..

 

Kasım kasım kasılan, “Her şey berbat. Her şey kötü. Siz daha durun, şu rakam açıklansın, o zaman göreceksiniz iflası. Bu rakam açıklansın, orada göreceksiniz bitişi” diyen Karar’ın bilgiç iktisat uzmanı..

 

Şimdi ortalıktan toz olmuş ise de..

 

Karanlık dehlizlerden bize seslenecek: “JP Morgan’nın Türkiye’ye gelmesine niye izin veriyorsunuz? Biz onu kastettik.”

 

Ne kadar riyakarlar, ne kadar ikircikliler, tahayyül bile edemezsiniz bunları..

 

“Dışarıya kapalı Türkiye mi olur? Osman Kavala’yı bırakmazsanız hukuk devleti nasıl olabilirsiniz? Osman Kavala cezaevinde olursa.. Avrupa Konseyi sizi atar. O zaman görürsünüz, nasıl battığınızı.”

 

Bunu söyleyenler.

 

Şimdi “JP Morgan’a niye izin verdiniz” moduna geçmişler..

 

Bir de utanmadan..

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nu konuşturmuşlar..

 

“İç güçler, dış güçler hepsi ayak” başlığını atmışlar..

 

Eee.. Gerçekten de, “İç güçler, dış güçler, hepsi ayak” ise..

 

Doların bir ayda 18 TL’ye çıkıp, üç günde 12 TL’ye inmesi..

 

Bir de üstüne üstlük, 6 TL’ye kadar da inebileceğinin, hem de yabancı ajanslar tarafından yazılması ne ayak?

 

Söyleyin de bilelim, sayfalarında emekli müftülerin..

 

Sözde hafızların..

 

Örtülü başını açıp, büyük bir başarı elde etmiş gibi ortalıkta dolaşanların fotoğraflarını basan Karar’cılar..

 

Dolardaki yükseliş ve iniş, ne ayak?

 

Hatta şunu da cevaplayın..

 

Siz bizzat kendiniz, ne ayaksınız?

 

Ne ayaksınız ki, yıllarca Erdoğan’ın uçağında gezdiniz de..

 

Şimdi geldiğiniz noktada, “Erdoğan öne geçti” diye bitirdiğiniz yazınızda bile, “bin bir iftira”yı, iddia gibi göstererek alıntılayabiliyorsunuz?

 

Söyleyin de bilelim, siz ne ayaksınız?

Google+ WhatsApp