Sizi gidi Ergenekoncular sizi!

Sizi gidi Ergenekoncular sizi!


“Ergenekon boş bir iddia..”

 

“Balyoz, FETÖ’nün uydurması bir hayal..”

 

“Birçok generale açılan davalar, birer iftiradan ibaret..”

 

FETÖ’nün işleri sulandırması sonrasında, bu söylem çok tuttu.

 

FETÖ, Balyoz’da darbe hazırlığı içindeki üç komutanın yanına, kendilerinin önünü kapatma ihtimali bulunan 15 komutanı daha ekleyince..

 

Ergenekon davasında, derin organizasyonlara imza atan 10 kişinin yanına, 30 da kendi kafasına göre isim ekleyince..

 

Sonuçlanması imkansız davalarla karşı karşıya kaldık.

 

Ve çareyi, tüm tutuklulara tahliyede..

 

Sonrasında da..

 

Şimdi bütün sanıklara verilecek beraat ile, dosyaları kapatmanın hazırlığına giriştik.

 

Oysa çok net bir fotoğraf var, karşımızda.

 

Meşru hükümeti devirme girişiminde bulunan, darbeci generaller.. 

 

Darbeci generallerle iş tutan siyasetçiler.. 

 

Seçilmiş insanları tehdit eden bürokratlar..

 

Gözümüzün içine baka baka, yeni darbelerin, yeni derin organizasyonların tehditlerini yapıyorlar..

 

Onlar tehditleri savururken, bir yandan da, “Balyoz, Ergenekon boş iddialar” diyenler, ensemizde boza pişirme çabalarını artırıyorlar..

 

Soyut anlatımlarla konuyu geçiştireceğimi sanmayın..

 

 Son gelişme, harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarına giriş koşullarında yapılan değişiklikte yaşandı..

 

Kısa süre öncesine kadar yürürlükte olan yönetmelikte, giriş şartları arasında şu ifade de yer alıyormuş:

 

“Kendisinin, annesinin, babasının, kardeşlerinin ve velisinin, tutum ve davranışları ile yasadışı, siyasi, yıkıcı, irticai, bölücü ideolojik görüşleri benimsememiş, bu gibi faaliyetlerde bulunmamış veya bu gibi faaliyetlere karışmamış olması.”

 

Böylesi bir maddenin; 2021 Türkiye’sinde hâlâ yönetmeliklerde yazılı olması.

 

Hâlâ yönetmeliklerde “İrtica” diye bir kavramın yazılı olmasına, önce bizim itiraz etmemiz gerekirken..

 

AK Parti iktidarı, sessiz sedasız, bu yönetmelik maddesini değiştirmiş..

 

Yeni maddede şu ifade yer almış:

 

“Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olmamak.”

 

Kendisini sosyal demokrat olarak tanıttıkları halde, FETÖ’cülere bile kalkan olup, “Anne babasından dolayı, kimi suçlayabilirsiniz? Eşinden dolayı hangi kadına veya erkeğe soru yöneltebilirsiniz? Çocuğunun suçundan dolayı, anne babaları nasıl itham edersiniz?” diyenler..

 

Yönetmelikteki “yakınlarının durumu üzerinden adayların müracaatlarının reddi”ne kapı aralayan maddenin değiştirilmesine itiraz ediyorlar...

 

Niçin?

 

Çünkü maddenin bir önceki halinde, “irtica” kavramı yer alıyor.

 

“İrtica” kavramı üzerinden, adayların müracaatlarının geri çevrilmesine imkan tanınıyor..

 

İrtica ne?

 

Bugün içini başka, yarın başka, istediğin şekilde doldurabileceğin bir kavram..

 

Hiçbir mevzuatta tanımı yapılmamış, içeriği belirlenmemiş bir kelime..

 

Ama, aynı zamanda bir anahtar sözcük..

 

Kim ki, “irtica” kelimesini kullanıyor.

 

Biliyorsunuz ki, o kişinin dindarlarla bir kavgası vardır..

 

Dindarları istemiyordur.

 

Yönetmelikteki “irtica” kelimesi de, bu anlamda idi..

 

Bir anahtar sözcük idi..

 

Kaldırılması isabetli olmuş.

 

Ama..

 

Balyozcuların, Ergenekoncuların uyumadığını ispatlaması açısından daha büyük bir isabet olmuş..

 

“İrtica” kelimesini içeren madde değişir değişmez, 80’ine merdiven dayamış Hurşit Tolon, hemen açıklama yapmış.

 

Ergenekon’dan tutuklanan, sonra iş sulandırıldığı için, tüm sanıklar gibi tahliye edilen bu emekli general..

 

 Bakın ne demiş:

 

“Allah Cumhuriyet’i korusun..”

 

Bir yandan “Allah” diyor..

 

Diğer taraftan ise..

 

Bazı insanların soyut suçlamalarla temel haklarından yararlanmaması için, algı üretiyor..

 

Ne imiş?

 

“15 Temmuz’da bir darbe girişimi olmuş”muş..

 

Sanki bu ülkede tek darbe girişimi, 15 Temmuz’da yaşanan imiş..

 

1960 darbesi olmamış..

 

1980 darbesi olmamış..

 

28 Şubat postmodern darbesi olmamış..

 

2003’de Balyoz’a harekat planı organize edilmemiş.. 27 Nisan muhtırası verilmemiş..

 

Evet, 15 Temmuz hain darbe girişimi de oldu..

 

Ama diğerlerini niye gizliyorsunuz ki?

 

Niçin sadece 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatıp, onun üzerinden algı oluşturuyorsunuz ki?

 

Kaldı ki..

 

15 Temmuz hain darbe girişimine imza atanların, mevzuatta “irtica” diye bir kavramın olduğu dönemlerde TSK’ya girmiş olması, fecaatin ötesinde bir rezalet..

 

Sen, “irtica” diye bir suç ihdas edip, yönetmeliklere koyuyorsun.

 

Binlerce adayı, “İrticacı” diyerek, TSK’ya almıyorsun..

 

FETÖ’cüleri de, “irticacı” diye gösteriyorsun..

 

Sonra bir bakıyoruz..

 

TSK’nın 300 generalinden 150’si, FETÖ’cü imiş..

 

Bu, nasıl olabiliyor?

 

Bu tabloya, nasıl izin verilebiliyor?

 

Bunu izah edemeyen Hurşit Tolon, “Sızma yapıyorlardı. Sızmaların olduğunu 15 Temmuz’da gördük. Aralık olan kapıyı şimdi açık hale getirdiler” ifadeleri ile nasıl bir kafa yapısına sahip olduğunu ispatlıyor..

 

FETÖ’nün karakteristik özelliği, dış istihbarat örgütlerinin kuklası olmasıdır..

 

Ama, FETÖ’nün bu özelliğini gizleyen Ergenekon sanığı Hurşit Tolon, FETÖ’yü önümüze koyup, ne anlama geldiğini açıkça söyleyemedikleri “irtica”nın engellenmesini istiyor..

 

Ve bize de hatırlatmak düşüyor..

 

Ergenekon işte tam da budur..

 

“Kapı irticacılar için aralıktı. Şimdi hepten açıldı” diyerek..

 

Algı üretip, gerçek tehlikeyi gözden kaçırıyorlar..

 

Dün tüm yetki kendilerinde olduğu halde, FETÖ’cüleri TSK’ya alıp, yükseltenler..

 

“İrtica” diye bir ihraç malzemeleri var iken, FETÖ’cüleri değil, eşi başörtülü olanları TSK’dan ihraç edenler..

 

Şimdi yine mavallarla, dindar insanları TSK’da bulundurmayıp..

 

Alanı, yabancı istihbarat örgütleri ile ilişkili adamlar için açmak istiyorlar..

 

Ergenekon, işte tam da budur..

 

Hayali isnatlarla, bu ülkenin insanlarını karalamak..

 

Ama..

 

Dış istihbarat örgütleri ile kol kola girenlere, yol açmak...

 

Allah şerlerinden emin eylesin..

Google+ WhatsApp