Siyonistin vahşeti: Sıkışmışlığın azgınlığı

Siyonistin vahşeti: Sıkışmışlığın azgınlığı


İşgalci siyonistler 13 Mayıs Perşembe gece yarısından sonra Gazze’ye toplam 160 savaş uçağıyla saldırı düzenledi ve 500 bomba attı. Evet korkunç bir vahşet. Gazze toplamda 360 km2’lik bir alan ve buranın üzerinde neredeyse yerin gökle irtibatını kesecek şekilde uçak bulutu oluşturuluyor ve aşağıya dolu gibi bomba yağdırılıyor. Tam bir azgınlık, vahşet ve iyice azıtmışlık. ABD Başkanı Biden da, İsrail’in Gazze’ye karşı çok fazla bir şey yapmadığını söyleyebiliyor. Onun da ahlâktan ve insanlıktan hiç nasibi yok. 

 

Bu derece azgınlaşan Netanyahu bir yandan da kara operasyonu tehditlerinde bulunuyor. Bu amaçla dokuz bin yedek askerini göreve çağırdı. Perşembe akşamı kara operasyonunun her an başlayabileceği açıklaması yaptı ama bizim bu yazıyı yazdığımız dakikalara kadar henüz Gazze sınırını geçme cesareti gösterememişti. Böyle bir şeye teşebbüs eder mi bilmiyoruz ama Filistin direnişi işgalcilerin kara operasyonu başlatmasının, kendilerine onları tuzağa düşürme ve darbe indirme fırsatı vereceğini dile getirdi. Netanyahu askerlerinin göğüs göğüse çarpışma konusunda zaaflarını bildiği için kara operasyonu konusunda tereddütlü davranıyor. O yüzden hava saldırılarında gücünü son raddesine kadar kullanarak Gazze’yi acze düşürmeye çalışıyor. 

 

İşgalcinin bu derece azgınlaşması ise Filistin direnişinin vurduğu darbeler karşısında iyice sarhoşa dönmesi ve sıkışması sebebiyledir. Çünkü bizzat siyonist medyanın dile getirdiği üzere, Filistin direnişi ilk kez işgal rejimine bu kadar ağır darbeler indirdi. 

 

İşgalci, direniş füzeleri yüzünden en önemli uluslararası havaalanı olan Ben Gurion Havaalanı’nı kapatmak zorunda kaldı. Birçok yerde tren seferlerini durdurdu. Gazze çevresindeki yahudi yerleşim merkezleri başta olmak üzere füzelerin menzilindeki bölgelerde günlerdir sığınaklardan çıkamıyorlar. Yine siyonist medyanın verdiği bilgilere göre bizim bu yazıyı yazdığımız dakikalara kadar direnişin işgal hedeflerine attığı füze sayısı 1000’i geçmişti. 

 

İşgalci, Ben Gurion Havaalanı’na alternatif olarak en güneyde, Akabe Körfezi kıyısında yer alan Eilat şehrindeki Ramon Havaalanı’nı kullanıyor. Ama direniş, 13 Mayıs Perşembe akşamı 230 km menzilli füzelerini kullanarak Eilat’ı da vurdu. 

 

İşgal rejimi tarafında yüzlerce yaralının ve 7 ölünün olduğu siyonist medyada dile getirildi. Ama bunların gerçek rakamlar olduğunu sanmıyoruz. Çünkü işgalci özellikle askeri kayıplarını gizliyor ve bu konuda bilgileri açıklamaması için medyaya kısıtlama koyuyor. Örneğin Gazze sınırına yakın bir yerde direnişçiler işgalcilerin bir askeri jeepini güdümlü füzeyle vurdu ve jeepte biri üst düzey komutan 5 askerin bulunduğu belirtildi. Jeep tamamen pert olduğu halde işgalci bu olayda bir askerinin öldüğünü iddia etti. 

 

Maddi hasarı ve ekonomik kaybı ise çok büyük. Çünkü aralarında büyük sanayi tesislerinin de bulunduğu önemli stratejik hedefler vuruldu.

 

O yüzden olayların böyle sürmesinin işgalciyi zorlayacağı biliniyor. Ama Netanyahu ateşkes teklifinin yenilgiyi kabul etmek anlamına geleceğini ve bunun da kendisinin siyasi hayatının sonu olacağını biliyor. Zaten muhalif Haaretz gazetesinde bu olayın Netanyahu’nun siyasi hayatının sonu olabileceğine dikkat çekiliyor. Netanyahu yanlısı yorumcular bile, olayların böyle sürüp gitmesinin İsrail’i çok zorlayacağını dile getirerek başbakanlarına; “Şimdi operasyonu durdur; sonra Hamas’a sürpriz yap” diyorlar. Yani Hamas’ın hiç beklemediği anda ani saldırı düzenlemesini tavsiye ediyorlar. Ama Netanyahu bu aşamada ateşkesi kabul etmesinin kendini Filistin direnişinin şartlarını kabule zorlayacağını ve bunun kesin yenilgi anlamına geleceğini bildiği için gücünü son raddesine kadar kullanarak iyice azgınlaşıyor. 

 

Ama işgalci şunu görmezden geliyor: Zaten on beş yıldır abluka altında ve sürekli hukuk tanımayan düşmanın tehdidiyle karşı karşıya olan halkın direnmekten başka bir seçeneği yok. O yüzden işgalcinin azgınlaşması Filistin direnişini yıldıramıyor. 

Google+ WhatsApp