“Siyasi suikast” diyordu, “tehdit”le işe başladı!

“Siyasi suikast” diyordu, “tehdit”le işe başladı!


Önce şu gerçeği tespit edelim..

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Faiz, enflasyonun sebebidir. Mümkün olduğu kadar, faizi indirmemiz gerekir. Faizi indirdikçe, enflasyon da inecektir. Çünkü faiz, enflasyonda en önemli maliyet unsurlarından birisidir” diyor..

 

Faiz için, “Maliyet unsuru değildir. Enflasyona hiçbir etkisi olmaz” diyen kimse var mı?

 

Yok..

 

Peki ne diyenler var?

 

“Faiz sonuçtur.. Üretimi ve ihracatı artırarak, cari işlemler dengesini sağlayarak ekonomiye istikrar kazandırarak faiz indirilir..”

 

Aslında bazı noktalarda haklılık payları da var..

 

Ama tam da bu dönemde, büyük bir çıkmaza düştüler..

 

Niye?

 

Tam da üretimin arttığı, büyüme noktasında rekor üzerine rekor kırılan bir dönemdeyiz.

 

En önemlisi, cari işlemlerde, son bir ay açısından, “560 milyon dolar fazla verdiğimiz” bir tabloya ulaştık..

 

O zaman ne olmalı?

 

Faiz inmeli..

 

Merkez Bankası da indirdi..

 

Ama 100 puanlık..

 

% 19’dan, %18’e indirdi..

 

Türkiye’de faiz lobisi, kıyameti koparttı..

 

Faize kökten düşman olan, olması gereken, inancımız gereği böyle olması gereken Saadet Partililer bile, kem küm ederek faizin indirilmesine laf çakmaya çalıştılar..

 

Faizi kim öder?

 

Halk öder..

 

% 1 faiz fazla ise, bu fazlalık, kimin cebinden çıkar?

 

Halkın cebinden çıkar..

 

Patronun cebinden çıkan bir şey yok..

 

Patron, ilk aşamada faizi bankaya öder..

 

Hemen sonrasında, maliyete ekleyerek, halktan tahsil edip, cebine koyar..

 

Belki de bu işleyiş sırasında, % 1’lik faizi, % 1.20 olarak artırarak cebine koyar..

 

Böyle bir yanlışa, emekçilerin partisi olduğunu iddia eden CHP’nin karşı çıkması gerekmez mi?

 

Gerekir..

 

Hele hele, cari işlemler dengesinin 560 milyon dolar artıya geçtiği bir dönemde, emekçilerden yana olduğunu iddia eden, dar gelirlileri düşündüğünü söyleyen, sabahtan akşama kadar enflasyon üzerinden rant devşirmeye kalkışan CHP yönetiminin “Faizleri şimdi indirebiliriz” demeleri gerekmez mi?

 

Gerekir..

 

Peki diyorlar mı?

 

Demiyorlar..

 

Tam aksine, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, faiz lobisinin avukatlığına soyunarak, Merkez Bankası Başkanı’nı tehdit ediyor.

 

Hem de..

 

Kendisinin “Siyasi suikastlar olabilir” şeklindeki açıklaması daha gündemden düşmemiş iken..

 

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nu tehdit ediyor:

 

“Erdoğan ve Merkez Bankası Başkanı el ele verdi, halkımızı fakirleştiriyorlar. Bu açıkça millete zulümdür. Şunu da söyleyeyim, Merkez Bankası Başkanı’nın bu ihanette sorumluluğu git gide artıyor. Unutmayacağım bunu!”

 

CHP kafasından bir tane akıllı adam varsa, çıkıp açıklasın: “Merkez Bankası faizi indirince, halkı nasıl fakirleştirmiş oluyor?”

 

Lütfen bana..

 

“Faizi indirince, dolar artıyor. Ülkeye dolar girişi azalıyor.. Sonra dolar eksikliği, tekrar faizin yükseltilmesi sayesinde dizginlenmeye çalışılıyor.. Dolayısı ile, faizi indirmek, sonrasında faizin daha fazla yükseltilmesine sebep oluyor” mavalını okumasın.

 

Net söylüyorum..

 

Şu an, cari işlemler dengesi 560 milyon dolar fazla verdiğine göre..

 

Son ay için söylüyorum..

 

Böyle devam etmesini umarak söylüyorum: “Dolar ihtiyacımız yok ki, faiz inince, dolar azlığı yaşansın.”

 

Anamuhalefet partisi genel başkanı, Merkez Bankası Başkanı’na, “ihanet” suçlaması yapıyor..

 

Devam ediyor, “Unutmayacağım” diyorsa..

 

Bunun anlamı nedir?

 

Tehditten başka nedir?

 

Bu adamlar düne kadar, “Merkez Bankası Başkanı bağımsız olmalı” demiyorlar mıydı?

 

Şimdi anlaşılıyor ki..

 

Bunların istedikleri, Merkez Bankası Başkanı’nın, Cumhurbaşkanı’na karşı bağımsız olması imiş.

 

Ama ana muhalefet partisine karşı, Merkez Bankası Başkanı’nın, bağımsızlığı yok imiş.

 

Yok imiş ki, Kılıçdaroğlu, bu tehdidi yapabiliyor..

 

Bir yanlış da şurada..

 

Dün itibariyle, Merkez Bankası başkan yardımcıları Prof.Dr. Semih Tümen ve Dr. Uğur Namık Küçük ile Para Politikası Kurulu Üyesi Prof.Dr. Abdullah Yavaş görevden alınmış..

 

Sol cenahta bir kıyamet, bir kıyamet..

 

Bunlardan birisi şöyle eğitimli birisi imiş.. Diğeri Para Politikaları Kurulu’nun hafızası imiş.. Diğerini arasan da bulamazmışsın..

 

Affedersiniz beyler..

 

Aylardır, Merkez Bankası aleyhine en adice küfürleri edenler siz değil misiniz?

 

Bu adamlar, o hakaretleri hakettiler ise, görevden alındıktan sonra kıymete niye bindiler?

 

Yok, haketmediler ise, niye o hakaretleri reva gördünüz?

 

Ve bir başka ilginçlik..

 

Adını, sanını hiç duymadığımız isimler, görevden alınınca, Merkez Bankası’nın tüm yükü, tüm sorumluluğu bu kişilerin üzerinde imiş gibi algı oluşturulmaya başlandı..

 

Merkez Bankası’nnı hafızası da, tüm işleyişi de, bu üç isimin elinde idiyse..

 

Kurdaki yükselişin faturasını, niye Tayyip erdoğan’a çıkartıyorsunuz?

 

Bu isimleri sayıp, “Bunlar kurdaki değişikliğin sorumlusu” deseydiniz ya..

 

Kur yükselince, Merkez Bankası’ndaki bürokratların hiçbir sorumluluğu yok..

 

Sorumlu Erdoğan..

 

Ama Erdoğan, sandıkta kendisinin sorumlu tutulacağının bilinci ile insiyatifi ele alıp, kurdaki yükselişi durdurmak için adım atınca, “Bürokratları niye görevden aldın?”

 

Bu ne kadar saçma bir mantık?

 

Şunun şurasında, seçime 1,5 yıl kaldı.. 

 

Seçime, o bürokratlar girmiyor..

 

Tayyip Erdoğan giriyor.

 

Dolayısı ile, istediği bürokratı alır, istediğini getirir..

 

Sonuçta başarılı olamazsa da, halk kendisine oy vermez..

 

Ama..

 

Hem “Kurdan sorumlu olan Erdoğan’dır” deyip..

 

Hem de, Erdoğan’ın kur yükselişini durdurmak istediği adımları atmasına engel olmak, kirli bir tuzağın delilidir.

 

Şunu da belirteyim..

 

Görevden alınanların birisi, son toplantıya katılmamış.. Bir diğeri, yatırımcılar organizasyonuna katılmamış.. Bir diğeri, başkanlık koltuğuna oturma dedikodularının merkezinde yer almış..

 

Merkez Bankası mı, yoksa operasyon merkezi mi, anlaşılmıyor..

 

Cumhurbaşkanı halktan yetki aldığına göre, o yetkisini sonuna kadar kullanır..

 

Halktan yetki almayanların efelik yapmalarına da, tehditler savurmalarına da bu millet izin vermez, veremez..

Google+ WhatsApp