Sevginin Binbir Dili-I

Sevginin Binbir Dili-I


İnsanın en çok birbirine bağlanacağı, gönül bağı kuracağı, dostluklar ve kardeşlikler oluşturacağı şey sevgi dildir.

 

Karanlık, bunatıcı, çıkarcı, umarsız ruhlardan sevgi dili oluşmaz. Böyle bir bağın kurulması olanaksız.

 

Asıl olması gereken sevgi dili. İnsanlığa sunulan, birlikte bağlanacağı ve yaşama ortamı sağlayacağı bir dil. İnsanlar dünyalarını sınırlamak istiyorlarsa, kendi daracık dünyasını kurmayı amaçlıyorlarsa bunun yolu nefret ve öfke dilidir. Bunun tam tersi ise sevgidir. Zorlukları aşmanın, geleceğe yürümenin, bir ufuk oluşturmanın amacı ve ideali. Sevgiyle ve merhamet ile.

 

Karanlık ve boğucu ortamlar her zaman ve dönemlerde vardır. Ancak kimi dönemlerde bu koyulaşabilir. Bu koyuluğu giderecek yeniden dünyasını aydınlatacak ve feraha kavuşturacak sevgi dilidir.

 

Sevgi dilinin çok yol ve yöntemi var. İnsanların kadın ile erkeğin birbirine bağlanacak dili de budur, yani sevgi. Yani içtenlik yani birbirlerine karşı merhamet. İnsan psikolojisi, durumlara göre değişkenlikler gösterebilir. Kimi zaman bir an bir anı tutmayabilir. Hayat koşulları zorlaştıkça karmaşa başlar. Gerilime dair nedenler çoğalır. Böylesi durumlarda birbirini anlamanın sabırla aşılmasıdır.

 

Sevginin bir yolu dostluklar iledir. Dostluk sevgi dilinin en zor olanı. Ödünsüz ve karşılıklı olanı. Bir dost en fedakâr insandır. İn içten en bağlı. Feda konusunda sınır tanımayanı. Peygamberimiz bunun en somut örneğini verir. Hazreti Ebubekir benim tek dostumdur, diğerleri kardeşimdir, buyurur. Hiç kimsenin yapamadığını yapabilen. Peygambere ait olan her inanış, her söz, hem emir kabul gören tek kişi. Canını feda edebilecek kadar. En zor anlarda kendisini perde edebilen, yılan deliğine ayağını dayayabilen, servetini bu hak ve inanış uğruna gözünü kırpamadan ve hatta gözü kara feda edebilen tek kişi. Hiçbir olumsuzluğu, karşı düşünceleri dikkate almayan. Miraç durumu bunun en somut göstergesi. İnsan aklının sınırlarını aşan bir mucizenin söylendiği, alaya alındığı bir zamanda onun bir tek karşılığı vardır. “O söylüyorsa doğru söylüyor.” Çünkü o hakikat inancına en bağlı olanı. Zihinlerin en karışık ve karmaşık zamanında. Dostluk budur.

 

Kardeşliklerin de tarzları ve oluşları var. Soy ve kan kardeşliği bir insanın en yakınlığı. Bu soy bağının da sevgi ve bağları belli bir yere kadardır. İnanış olarak birbirlerinden ayrı olabiliyorlar. İman ve hakikat inanışında bile birbirlerinden farklılıkları olabiliyor. Mal paylaşımında, çıkar ilişkilerinde birbirleriyle çatışabiliyorlar. Öyle ki bu kimi zaman cinayetlere kadar varabiliyor.

 

Hakikat düşüncesinde birbiriyle kardeş olanlar var. Onlar idealde, inanışta aynı yolun yolcularıdırlar. Bir davaya gönüllerini adamış kimselerdirler. Onlar kan kardeşlerinden birbirlerine daha yakın olurlar. Sınırları olsa da birbirlerine en yakın kimselerdirler. Onlar davaları ve inanışları gereği birbirlerine sımsıkı bağlıdırlar. Kol koladırlar, aynı ritimle hayata bağlıdırlar. Çıkar ilişkileri olmadıkça onların birliktelikleri ömürleri boyu sürer. Bir kişiyi ve merkezi kendilerine çıkar ilişkileriyle oluşturanlar, güç dağılınca, kişi ölünce çil yavrusu gibi dağılırlar. Onlar çıkarlarının peşine koşarlar ve savrulurlar. Bundandır ki ihtiyat gereği kardeşlik ile dostluk bağları birbirinden farklı olur.

 

Gençlik dönemi arkadaşlıklar bir yerden sonra son bulur.

 

İdeolojilerin dalgalarındaki birliktelikler, eğer sağlıklı bir düzlemde değil ise bu, çok çabuk dağılmalar getirebiliyor. İnsanın hırsları, kimi tutkuları ilişkileri bozuyor. Gerek siyasal yapılanmalarda, gerek iş yerleri gibi kurumlarda ve derneklerde yer kapma, kariyer yapma tutkuları ilişkilerin çabuk bozulmasına neden oluyor. Ayak kaydırma, yer kapma gibi durumlar insanların sınır tanımamalarına engel oluyor. Sevgi ve dostlukları bir yere kadardır.

Google+ WhatsApp