Senin kefilliğin böyle mi Temel Abi!

Senin kefilliğin böyle mi Temel Abi!


Şimdi gelin de, Hasan Karakaya Ağabey’i aramayın..

 

Şimdi gelin de, Hasan Karakaya Ağabey’in, o fıkralar eşliğinde, yalan söyleyenleri, halkı aldatmaya kalkışanları, yerin dibine batırıp batırıp çıkarmasını aramayın.

 

Şimdi gelin de, Hasan Karakaya Ağabey’in, “baklayı ağzından çıkarması”nı beklemeyin..

 

Ama elden ne gelir?

 

Bugünkü siyasiler..

 

Bugünkü, yalan üzerine siyaset dizayn edenler.. Halkı aldatmaya çalışanlar..

 

Şanslılar..

 

Hasan ağabeyin yokluğunda, meydanı boş bulmuşlar.

 

Yalanı da söylüyorlar, halkı da aldatmaktan çekinmiyorlar..

 

Hasan ağabeye, vefatının 6. yıldönümünde, bir defa daha Allah’tan rahmet dileyip..

 

Onun boşluğunu dolduramayız ama..

 

Birazcık olsun o yolda çaba göstermek için de olsa..

 

Elimizden geleni, yapıp..

 

Bugünün yalancılarını deşifre edelim.

 

Konumuz ne?

 

CHP’nin dindarlara yönelik yeni açılımı.

 

Dindarlara yönelik açılımlarına inanmayanlar için de..

 

Düne kadar dört partisini, değişik şekillerde kapattırdıkları Milli Görüş’ün bugünkü partisi olarak tanıtılan Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu kefil göstermesi.

 

“Biz dindarlara saygılı yeni politika geliştirdik. Bu konuda kefilimiz de Temel Karamollaoğlu” sözlerinin sonrasında yaşanılanlarda, biz sessiz kalırsak..

 

Korkarım ki..

 

Sandık sonrasına kalırsak..

 

İş işten geçmiş olacak..

 

Onun için, Nasreddin Hoca’nın, “Su doldurması için oğluna testiyi verip, hemen ardından tokadı yapıştırması”ndaki gibi..

 

Biz daha suç işlenmeden fiziki bir tokadı yapıştırmayalım ama..

 

Nasreddin Hoca’nın dediği gibi, “Testiyi kıracaktı. Onun için tokadı yapıştırdım ki, dikkat etsin, kırmasın” sözündeki gibi..

 

Biz ilerde olacakları tahmin ile, kimseye fiziki şiddet uygulamayalım ama..

 

Sözümüzle, evvelki tecrübelerimizle, bildiklerimizi okurlarımıza aktaralım ki..

 

Kimse yanlış yapmasın.

 

Bu çerçevede, görünen o ki..

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüm hedefi, seçim tarihine kadar, dindar insanlara saygılı olduğu yönünde bir kamuoyu izlenimi oluşturmak..

 

Sandıktan bir çıkarlarsa, o zaman göreceğiz, nasıl bir zalim olduklarını..

 

Eski dönemin devamcısı olduklarını..

 

Bunu nasıl tahmin edebiliyorum?

 

Çünkü, Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerine azami dikkat gösterse de..

 

CHP’nin hemen hemen % 80’i, açık bir din karşıtı söyleme sahip.

 

Dolayısı ile, genel başkanları ne kadar dikkat ederse etsin..

 

CHP’nin geneline bakacak olursak..

 

CHP’nin söylemlerine karşı kefil olarak tanıtılan Saadet Partisi Genel Başkanı’nın suskunluğuna bakarsak..

 

Şunu rahatlıkla diyebiliriz:

 

“Daha sandıktan çıkmadan, dindara saygılı açılımın da, kefilliğin içine ettiler..”

 

Gerçekten de..

 

Bunlar bir de..

 

Sandıktan geçecek olurlarsa..

 

Halimiz hepten harap demektir..

 

CHP’lilere soracağız, “Hani dindarlara saygılıyızdınız?”

 

Cevap verecekler, “Dindara saygılıyız. Ortaçağ kafasına değil. 21. asırda, Kur’an kursu mu olur? Namaz mı olur” diyecekler..

 

SP Genel Başkanı’na soracağız, “Bu adamlar ne diyor, siz de kefil olmuştunuz?” diye..

 

Temel Abi, “Onlar da kim? Biz mi kefil olmuşuz” diyecek..

 

Birbirlerini bile tanımayacaklar..

 

“Haa, kastınız CHP mi? Bizim onlarla hiç işimiz olmaz” diyecekler..

 

“Siz 80 yıllık din karşıtı adamlardan oluşan CHP’yi tanımadınız da, şimdi bizim kefilliğimiz ile mi tanıyacaksınız” diyecekler..

 

“Yok babam yok. Zaman kötü. Biz babamıza bile kefil olamayız” diyecekler.

 

Perşembe’nin gelişini gösteren, Çarşamba’da ne oldu?

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Kırk yıllık Kani, olur mu yani!” atasözünü ortadan kaldıracak türden, “Biz CHP olarak, yasaklardan vazgeçtik. Dindarların özgürlüklerine saygılıyız. Başörtülü bir hanımı MYK’ya aldık. Dindarlara saygılı tavırlarımız olacağı hususunda bizim kefilimiz de, SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’dur” sözlerinin bir aldatmacadan ibaret olduğunu CHP’li Özgür Özel son açıklaması ile ispatladı..

 

Ne dedi, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel:

 

“Diyanet okul öncesi eğitim birimleri kuruyor. Okul öncesi eğitim Diyanet’in işi mi Milli Eğitim’in işi mi? Sübyan mekteplerini kurmuşlar; kurumsallaştırmaya, zorunlu yapmaya çalışıyorlar.”

 

Bu adama, “Azınlık okulları için de, ‘Milli Eğitim Bakanlığı’na mı bağlı, yoksa başka bir yere mi?’ diye sorabiliyor musun” desem..

 

Ne cevap verebilir, acaba?

 

Cevabı olsa olsa, “Türkiye’nin tapusu” dedikleri, ama anlaşılan o ki, azınlıkların tapusu olan “Lozan Sözleşmesi”ni gösterir.

 

“Orda bu hakkı onlara tanımışız” der.

 

Ben de, artık şunu demeye mecbur kalırım. “Bana da, Müslüman olarak.. Müslüman çoğunluk olarak, o haktan verir misiniz?”

 

Onlar vermeyecekler, ellerine güç geçerse, bizi ezecekler ama..

 

Onları daha iyi tanımak için, Özgür Özel’in sözlerinin devamını da aktaralım:

 

“Bu kafayla, orada işte bilimin B’si, fiziğin F’si, matematiğin M’si de olmuyor üniversiteye gidince. Çocukları bütün dünya nasıl yetiştiriyorsa öyle yetiştirmek varken bir ortaçağ zihniyetine yönelmenin, bunu kurumsallaştırmaya çalışmanın ne bu Cumhuriyet’e ne bu millete faydası var; ne de Anayasa’ya uygunluğu var.”

 

Bu sözleri artık yorumlamaya gerek yok.

 

Biz dönüp kefile, Temel Karamollaoğlu’na soralım: “Ne dersin Temel Abi? Kefil olduğun CHP, daha şimdiden, borçları zirveye çıkardı.. Sen bu borcun altından kalkabileceğine inanıyor musun?”

 

Yok yok.. SP’li kardeşlerim, CHP’nin isminin bile geçmediği, Özgür Özel’in Ö’sünün bile geçmediği, Birol Aydın’ın açıklamasını önüme koymasınlar..

 

SP Genel Merkezi’nin, Özgür Özel için yaptığı bir kınama var ise, onu göstersinler..

 

Yok ise..

 

“Bizim kefaletimiz bitmiştir. Nokta” desinler..

 

Dediler mi?

 

Üzerinden 3 gün geçti.. 

 

Demediler.

 

Daha vahimi var..

 

İttifaktaki milliyetçi geçinen İP’ten bir meclis üyesi de, Özgür Özel’e destek vermiş.

 

Aradım, taradım ittifakta yer alması muhtemel Ali Babacan ile Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarını..

 

Adeta dillerini yutmuşlar..

 

“Dolar şu oldu.. Faiz bu oldu” diye vıdı vıdı konuşan diller..

 

Suspus olmuşlar..

 

Üç maymunu oynuyorlar.

 

Ah Hasan Ağabey.. Ah..

 

Yaşasaydın da.. Fatih Altaylı’ya verdiğin cevabın bir benzerini de, şu Özgür Özel’e verseydin..

 

Tekrar tekrar, Hasan Ağabey’e rahmet dileğimle..

Google+ WhatsApp