S.O.S. beslenmenize dikkat!

S.O.S. beslenmenize dikkat!


İklim Değişikliği Konferansı mı, hayvan hakları mı, eşitlik mi, özgürlük mü! Batının kullandığı makyaj malzemesi markaları değil mi bunlar. “Suret-i hak”tan gözüküyorlar, ama şeytani bir plan peşindeler!

 

Hep aynı taktik, aynı yalan.. Kızılderilileri katlederken, kara derilileri köleleştirirken, sarı ırkı sömürmek için toprakları işgal ederken de hep aynı yalanları söylediler. “Biz ıslah edicileriz” dediler, fakat bozgunculuk yaptılar. Darbeciler, terör örgütleri hep “demokrasi”, “özgürlük” ve “barış” vaad ettiler, ama getirdikleri hep kan ve gözyaşı oldu. Alın terlerini çaldılar insanların.

 

Irak’ı işgal ederken de aynı yalanları söylemediler mi! Soğuk savaş hep bu yalanlar üzerine kurgulanmadı mı!

 

Bugün de aynı kirli oyunu bir başka şekli ile oynuyorlar. Havayı suyu toprağı kirletenler, şimdi başımıza çevreci kesildiler. İklim değişikliğinden söz ediyorlar. Önce mikrobu üretiyorlar, sonra ilacını satıyorlar. Şeytan, melek maskesi takıp, sağımızdan yaklaşıp, bizi Allah’la aldatmaya kalkıyor. Ölümü gösterip, hastalık üzerinden kendi protokollerini dayatıyor bize.

 

Havayı, suyu, toprağı kirletmekle kalmadılar. Uzayı işgal edip başımızdan radyasyon yağdırıyorlar. 5G üzerinden bütün şehirlerin sokaklarını odalarını, araçlarını radyasyona boğuyorlar.

 

İHA’lar, İKA ve İDA (İnsansız kara ve deniz araçları) hoşumuza gidiyor, ama dünya insansızlaştırılıyor. İşte asıl büyük oyun bu. Askere, polise, hizmet sektöründe, eğitimde, sağlıkta insana gerek yok. Transhümanizm biyolojik insan değil. Sadece bitkilerin tohumları ile değil, insan ve hayvanın genetiği ile oynadılar. Bitkinin hücre zarının içinde, canlıların DNA’sına, maddenin atom altı parçacıklarına müdahale edebiliyoruz artık.

 

Bugün ilacı tartışıyoruz, aşıyı tartışıyoruz. Yarın daha çok gıdayı, ekmeği, yemeği, suyu tartışacağız.

 

Sadece et değil.

 

Araştırmalar Brokoli, Fasulye, Patates, Havuç, Ispanak, Muz gibi meyve sebzeleri incelemişler. Kalsiyum, Amino Asit, Magnezyum ve vitamin değerleri ölçülmüş, 100 gr’da bulunan vitamin ve mineraller 1985’de mesela Brokolide 103 olan + değer 2002 de 28’e gerilemiş Kalsiyumda.. Kayıp %73. Muzda kayıp 300’den 18’e %95 Vitamin B6’da. Fasulyede Vitamin B6’da kayıp  %77.. En düşük kayıp değeri %12 Muzda Kalsiyum değerinde 8’den 7’ye gerilemiş. Ve durum 2002’den 2020’ye çok daha vahim. Aslında tarm konusunda alarm vermemiz gerek. S.O.S. uyarısı yapmamız gerek. Bu gıdaları tüketirken doyuyorsunuz ama beslenmiyorsunuz, bunun farkında mısınız!.. Ve sonuçta sağlıksız bir büyüme söz konusu. Ve giderek daha fazla hasta olma ihtimaliniz var. Genetik hastalıklar, alerjiler, kanser, kan bozuklukları, organ yetmezliği, psikolojik anomaliler, alzaymır, kısırlık ya da sakat doğum riski.

 

Gıda sadece ekonomi ve lezzet değil. Zaten fastfood denilen yiyecekler ve birtakım enerji içecekleri, Cola türü içeceklerle çok çok kötü besleniyoruz. Bir marka hastalığı ve lezzet bağımlılığı var başımızın belası. “Helal” markası artık şarap, bira için bile veriliyor biliyorsunuz.

 

Sebeblerine gelince çevre kirliliği, daha kısa sürede daha fazla ürün almak için hızlı geliştirme proses ve destekleri, uzun depolama ve uzun raf ömrü için tohuma yapılan genetik müdahaleler sonucu ortaya çıkan durum bu.

 

Zaten hava, su, toprak kirlendi. Özellikle toprak zirai ilaçlama, teknik gübreleme ve canavar tohumlar sebebi ile toprağı besleyen birtakım böcekler ve tabii bitkilerin yokluğu sebebi ile mahvoldu. Topraktan sürekli aynı mineralleri emen vahşi, canavar tohumlar toprağı yoksullaştırdı. Anız yakmalar zaten ayrı bir cinayet. Su yolu ile gelen deterjan ve diğer kimyasallar, asit yağmurları toprağı perişan etti.

 

Havaya, suya, toprağa yapılan kötülük, misli ile o kötülüğü yapanın yüzüne vurur. Bitkilerin, kuşların, arıların başına gelen, gün gelir bizim de başımıza gelir.

 

Aman dikkat. Tehlike sanıldığından çok daha büyük.

 

Sentetik et konusuna dikkat. mRNA bazlı aşı, ilaç ve gıdalara dikkat. Artık sulara bile data yüklenebiliyor. Bu şekilde genetik yapımıza ve hormonal dengemize, beyin fonksiyonlarımıza müdahale edilebilir. Dünya çok tehlikeli bir hal aldı. Gıda ve ilaç, bir biyolojik savaş aracı, bir silah, bir ajan olarak kullanılabilir.. Olay tarımsal bir faaliyet ya da sadece bilimsel teknolojik, sektürel bir faaliyet konusu ya da ekonomi ile ilgili bir konu değil. Bu konular artık “milli güvenlik sorunu”. Yapılan iş önemli, sadece “Helal”, “Yerli”, “Milli” diye etiketlenmiş olması, muhtevasından bağımsız bir şekilde benim için bir anlam ifade etmiyor. “Cola”nın adını “Zemzem Cola” da koysanız, o yine “Cola”dır. O Cola’yı aynı şekilde ama daha iyi bir marka yapıp, daha çok satsanız bile benim için bir değer taşımaz. Sonunda o yanlış bir içecek. O yanlışı, onu daha önce yapanlardan daha iyi yapmak, doğru bir iş yapıldığı anlamına gelmez.

 

İlaç, aşı, su ve gıda; gelecekte bunları daha çok konuşacağız. Hem hayvansal gıda, hem tarım ürünü konusunda şok edici gerçeklerle karşılaşacağız, böyle giderse, Allah korusun.

 

Bill Gates 2015’de TED’de yaptığı konuşmasında, “aşılar dünya nüfusunu azaltma konusunda işimize yarayacak” diyordu. Sentetik etten iklim değişikliğine, tarım ürünleri ile ilgili düzenlemeye kadar daha birçok konuda, uluslararası sistem yeni normlar belirleme ve yeni düzenlemeler yapmaya hazırlanıyor. Hayvan Hakları sözleşmesi gibi yeni birtakım uluslararası standartlar oluşturmak için şimdiden çalışmalara başladılar bile. Bu işlerin teknolojisi, mevzuatı, altyapısı, pazarlaması, ekonomisi hepsi planlanıyor. Yakında DSÖ gibi FAO adını da daha sık duyacağız. Selâm ve dua ile. 

Google+ WhatsApp