Ramazan Ayında Dua Eylemi

Ramazan Ayında Dua Eylemi

Ramazan ayındayız. “İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayı…” (Bakara 2/185)

 

 

Ramazan-ı Şerif’in “Kur’an Ayı” olduğunu beyan eden bu ayetin hemen ardından, bize çok yakın olan Yüce Rabbimizin davetine uyup, O’na yürekten dua etmemiz gerektiği hatırlatılır: “Kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ki ben onlara çok yakınım. Dua edenin duasına Ben icabet ederim. Öyleyse kullarım da Benim davetime icabet etsinler ve Bana iman etsinler ki, doğru yolu bulabilsinler.” (Bakara 2/186)

 

Rabbimiz, kendisine nasıl dua edeceğimizi de Kitab-ı Kerim’inde beyan buyurmuştur:

 

“…Dini yalnızca O’na halis kılanlar olarak Allah’a dua edin…” (Mü’min 40/14, 65; A’râf 7/29)

 

“Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.” (A’râf 7/55)

 

“…Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin…” (A’râf 7/55) …

 

Şehr-i Ramazan’da yapılan duaların makbul dualardan olduğu ise şu hadis-i şerifte açıklanmıştır:

 

“Oruçlunun orucunu açarken yapacağı dua reddedilmez.” (İbn Mâce, Siyâm 48)

 

Rabbimize hangi kelimelerle dua edeceğimiz birçok ayette ve hadiste gösterilmiştir. Birkaç örnek:

 

“Rabbenâ âtinâ fî’d-dünyâ haseneten vefi’l-âḣirati haseneten ve gınâ ‘ażâbe’n-nâr(i): Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru.” (Bakara 2/201)

 

Rivayet edilir ki, bir grup insan Enes bin Malik’in kendilerine dua etmesini ister. Enes (ra) onlara bu duayı okur. Tekrar dua isterler, Enes (ra) yine bu duayı okur. Üçüncü kez aynı durum tekrarlanınca Enes’e (ra) neden böyle yaptığı sorulur. O der ki: “Size dünya ve ahiretin bütün iyiliklerini istedim.” 

 

Kur’ân-ı Kerim’de yer alan şu çok kuşatıcı duayı da kardeşiniz âcizane tekrarlar durur:

 

“Rabbenâ ve âtinâ mâ ve’adtenâ ‘alâ rusulike ve lâ tuḣzinâ yevme’l-gıyâme(ti) inneke lâ tuḣlifu’l-mî’âd(e): “Ey Rabb’imiz! Resullerin aracılığıyla bize vaad ettiklerini bizlere bahşet; Kıyamet Günü bizi rezil-rüsva eyleme! Kuşkusuz Sen verdiğin sözden asla caymazsın!” (Âl-i İmrân 3/194)

 

Kur’ân-ı Kerim’de yer alan muhteşem dua ayetlerini ezberleyip dillerimizden düşürmemeye gayret etmeliyiz. Peygamber Efendimizin (sa) yaptığı ve ümmetine öğütlediği dualar ve zikirler de ashab-ı kiram tarafından bizlere nakledilmiştir. Bu dua ve zikirleri aktaran rivayetlerden birini paylaşalım:

 

İbnu Ebi Evfa (ra) anlatıyor: ‘Bir adam gelerek dedi ki: 

 

“Ey Allah’ın Resulü! Ben Kur’an’dan bir parça seçip ezberleyemiyorum. Bana yeterli gelecek ve onun yerine geçecek başka bir şeyi siz bana öğretseniz!”

 

Resûlüllah (sa) şöyle buyurdu: 

 

“Öyleyse, ‘Sübhânallahi v’elhamdüIillahi ve-lâ ilâhe illallahu vallahu ekber ve-lâ havle ve-lâ guvvete illâ billâhi’l-‘Aliyyi’l-‘Azîm: Allah’ım seni tenzih ederim; hamdler sana mahsustur ve Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür ve yücelik ve azamet sahibi Allah’tan başka güç de kuvvet de yoktur’ de.”

 

(O zat) dedi ki: 

 

“Ey Allah’ın Resûlü! Bu zikir Allah içindir (O’nu senâdır); kendim için dua olarak ne söyleyeyim?”

 

Resûlüllah (sa): ‘Şöyle dua et’ buyurdu: 

 

“Allahümme’rhamnî ve âfinî ve’hdinî ve’rzugnî: Allah’ım bana merhamet et ve bana afiyet ver ve bana hidayet ver ve bana rızık ver!”

 

Adam dinleyip, kalkınca ellerini sıkıp göstererek: ‘Şöyle sımsıkı belledim!’ dedi. 

 

Resulüllah (sa) bunun üzerine:“İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu!.. buyurdu.”

 

(Ebû Davud, Salât 139; Nesâi, İftitah 32.)

 

Kur’ân-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde yer alan bazı duaları, duanın hakikatini, nasıl yapılması gerektiğini; duanın sadece istemek değil, dilden başlayarak kalbe ve akla uzanan, iradeye ve eyleme dönüşen muazzam bir süreç olduğunu, kavli dualarımızın fiili dualarımızla bütünleşmeden karşılık bulmayacağını ele aldığımız “Dua Söylemden Eyleme” isimli kitabımıza (Pınar yay.) müracaatınız önerilir.

 

Kavli ve fiili dualarımız, Ramazan-ı Şerif’in millet ve ümmet olarak dirilişimize vesile olması içindir.

 

TAZİYE: ‘Hocaların hocası’ Prof. Dr. Ali Özek ile Bediüzzaman’ın talebesi Hüsnü Bayramoğlu’na Rabbim rahmet eylesin. Mekanları Cennet olsun.

Google+ WhatsApp