“Pek çok din var ama, ahlak tek..” Sende o da yok!

“Pek çok din var ama, ahlak tek..” Sende o da yok!


Dünyanın gündemi enerji..

 

Türkiye’nin gündemi yine enerji..

 

Dünya genelinde, doğalgazdan elektriğe, % 200-300’lere varan fiyat artışları tartışılıyor.

 

Türkiye’de de hakeza enerji fiyatlarındaki artışlar sürekli gündemimizde.

 

Ben bu yazıyı kaleme alırken, ajanslar benzine gelen yeni zammın bilgisini geçiyordu.

 

Haydi diyelim ki, benzin-mazottaki zamlar, dar gelirliler için biraz indirekt pozisyonda..

 

Ya doğalgaz ile elektrik?

 

Onlar, direkt olarak her aileyi, her insanımızı etkiliyor..

 

Arabası olmayan kişi, gelen zamdan, ancak aldığı ürünlere benzin sebebi ile yapılan zam kadar etkilenir..

 

Ama elektrikten, diret etkilenir..

 

Doğalgazdan, direkt etkilenir..

 

Toplumun tamamını ilgilendirdiği için de, elektrik üzerine her haberi dikkatle okuyorum..

 

Gazetelerdeki haberlere büyük dikkatle yaklaşıyorum..

 

Sözcü’nün dünkü manşeti idi..

 

Başörtülü bir esnaf ablamız..

 

Alnı secdeli cumhurbaşkanına “elektrik bedduası” etmiş..

 

Ne dediğine baktım..

 

“Daha önce 336 TL gelen elektrik faturası, zamdan sonra 1024 TL geldi” diyor, ablamız..

 

Ya o yalan söylüyor.

 

Ya da Sözcü çarpıtıyor..

 

Niye?

 

Çünkü EPDK’nın resmi internet sitesinde, Aralık ayının da, zam geldikten sonraki Ocak ayının elektrik faturalarını da hesaplayabiliyorsunuz..

 

Merak ettim..

 

Ocak ayı itibari ile, işyeri tarifesinden (tahmini bir hesap yaparak) birkaç deneme sonrasında, esnaf ablamızın yeni faturasındaki 1040 TL’nin 380 kw harcamaya denk geldiğini buldum..

 

380 kw elektriğin Aralık ayındaki eski tarifede faturasının ne olacağını, EPDK’nın resmi internet sitesinden sorguladım..

 

462 TL çıktı..

 

Dolayısı ile, esnaf ablamız yalan söylüyordu..

 

Ya Aralık ayında gelen faturayı azaltıyordu.

 

Ya da Ocak ayındaki faturayı şişiriyordu..

 

Aralık 2021’deki 336 TL olan elektrik faturasının, Ocak 2022’de aynı sarfiyatla 1.024 TL olması kesinlikle doğru değil idi..

 

Büyük ihtimalle, Ocak ayının hava şartları, Aralık ayına göre daha sert olduğu için, esnaf ablamız daha fazla elektrik harcamış, ama çaktırmadan sebebi “zam” olarak açıklamıştı.

 

Geçelim..

 

Esnaf ablamızın sözleri, yüksek faturanın hepimizi düşüreceği stresten kaynaklı yanlış değerlendirme sonucu olabilir..

 

Peki..

 

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Bülent Pala’ya ne diyeceğiz?

 

Beyefendi, esnaf ablamızın bir ötesinde açıklama yapıyor.

 

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile, elektrik fiyatlarında değişiklik yapıldığı ve zamların bir kısmının geri alındığı bilgisini bile çarpıtarak, bakın Bülent Bey hangi açıklamayı yapıyor:

 

“Esas Şubat’ta gelecek faturalar daha kabarık olacak.” 

 

Bir elektrik mühendisinin, elektrik faturasının Ocak ayına göre Şubat ayında indirime gidilmiş olmasına rağmen daha yüksek fatura geleceğini söylemesi karşısında şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım..

 

1980’li yıllarda elektrik malzemeleri satan bir dükkanı işlettiğim için, az buçuk konuya bir vukufiyetim olduğundan..

 

Biraz daha derinlemesine, ne demek istediğini anlamaya çalıştım..

 

Bülent Pala’nın dediği şu:

 

“Kademeli tarifede en düşük ücret limiti 7 kilovat saate çıkarılmış, bu iki lambaya daha müsaade etmektir!”

 

Bülent Pala’nın söylemek istediği olay şu:

 

“Önceki kararda, günde 5 kw harcamalar, indirimli tarifede idi..

 

Yeni karar ile indirimli tarife günlük 7 kw’a çıktı..

 

Aradaki fark 2 kw.

 

Şubat ayında, Ocak ayına kıyasla, 2 kw daha fazla, indirimli tarifeden kullanacağız.

 

Ama Şubat ayı faturası, daha kabarık gelecek.” 

 

“İyi de bu nasıl olacak, Pala arkadaş!”

 

İzah ediyor Bülent Bey:

 

“2 kw ile, ancak 2 lamba yakarsın” diyor..

 

O zaman ben de size söyleyeyim, bu elektrik mühendisi olmuş, ama kw hesabı yapmasını bilmeyen muhtereme..

 

2 lambanın, bir günde 2 kw harcayabilmesi için.. Biraz daha basitleştirmek için, 1 lamba üzerinden hesap yapalım..

 

Bir lambanın, bir günde 1 kw harcaması için..

 

60 wattlık bir orta ışıktaki lambadan hesaplayalım..

 

Tam 16 saat yanması lazım. 

 

Hani 16 saatten biraz fazlası var, eksiği yok..

 

El insaf yani..

 

Hangi evde, 16 saat ampul yanar?

 

Ama sol kafada iseniz.

 

Bu hesabı yaparsınız..

 

Sırf; dindar bir cumhurbaşkanı, halktan aldığı oy ile ülkeyi yönetiyor diye..

 

Onu itibarsızlaştırmak için.

 

Her türlü yalanı söylersiniz.

 

Muhteremi biraz daha tanımak için, sosyal medya hesabına baktım..

 

John Ruskin’den bir söz alıntılamış, benim de hoşuma gitti:

 

“Pek çok din vardır, ama ahlak tektir!”

 

“Hah işte.. Bülent Bey bu söze ittiba etseydi, bana da bu yazıyı yazdırmayacaktı” dedim, kendi kendime..

 

Gerçekten de..

 

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için geldim” buyuruyor, Hz. Peygamber..

 

Ama bakıyorsunuz, EMO Başkanı Bülent Bey, “Esas faturaların kabarıklığını Şubat ayı okumalarında göreceğiz. Malum bu gelen faturalar Aralık ayından kalma faturalar” diyerek, yalanın binini bir paraya satıyor..

 

Hani evinin elektrik faturası ile ilgilenmiyor olabilir.

 

Ama elektrik mühendisleri odasına başkan olan birisi, artık elektrik faturalarının öyle eski yıllardaki gibi aylar sonra gelmediğini, Ocak ayının faturasının özel cihazlar ile dolaşan saat okuyucularının geldiği an itibari ile, yani “Ocak ayının sonunda Ocak ayının faturası olarak” okunup, hemen cihazdan kağıt çıktı alınıp, evlere bırakıldığını bilmiyor olabilir mi? Sanmıyorum..

 

Biz kendisine, tekrar kendi sosyal medya hesabındaki sözü hatırlatalım:

 

“Pek çok din vardır ama ahlak tektir!”

 

Ve soralım Bülent Bey’e, “Sizde herkeste tek olması gereken ahlaktan, ne kadar var?”

Google+ WhatsApp