Önce “Sayın”, sonra “Bebek katili”, sonra ittifaka devam!

Önce “Sayın”, sonra “Bebek katili”, sonra ittifaka devam!


CHP+İP+HDP ittifakı çok hoşlarına gitmişti.

 

CHP ile İP resmi ittifak ortakları olarak görünecek..

 

HDP ise gayrıresmi ortak olarak bulunacak ama görüntüde halka bu birliktelik açıklanmayacak..

 

SP de bunlara seçimden seçime koltuk değneği görevi ile eklemlenecek ve senaryo tamamlanacaktı.

 

Bu tezgahı, bir oldu bitti ile hayata geçirebilirsiniz..

 

Bu takımı, ansızın sahaya sürüp, daha futbolcular tanınmadan, maçı bir seferliğine alıp götürebilirsiniz.

 

Ki, 2019 mahalli seçimlerinde, özellikle de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde olan bu idi.

 

Ama bu “oldu bitti”li maskeli balo..

 

Yıllarca nasıl sürdürülebilir ki?

 

Halkın gözünün içine baka baka, bur kirli ittifakı, nasıl gizleyebilirsiniz ki?

 

Defalarca yüzlerine vurduk..

 

Kem ettiler, küm ettiler..

 

Yollarına devam ettiler..

 

Hatırlattık, “Bu senaryo yürümez” dedik..

 

Dinletemedik.

 

Süreç içinde, işledikleri suçun ezikliğini yaşayarak, gaflara imza attılar.

 

Elleri ayaklarına dolandı.

 

Hemen kendilerini toparlayıp, “Bir şey yok. Sakin olalım. Sıkıntı yok” modunda, hem kendilerini rahatlattılar, hem çevrelerindekileri.

 

Ama buyrun, Meral Akşener’in dünkü grup toplantısındaki skandal gafını..

 

Basit bir dil sürçmesi olarak kabul edin.

 

Başka çizgiden siyasiler böyle bir gafa imza atabilirler de..

 

HDP’ye daha ılımlı yaklaşanlar, biraz muzurluk olsun diye, biraz isteyerek, biraz da istemeyerek olmuş gibi görüntü vererek terör örgütü elebaşına “Sayın” diyebilirler de..

 

Günde 18 saat çalışan siyasi iktidarın yetkilileri..

 

Biraz çok çalışmaktan..

 

Biraz çok çalışmanın getirdiği yorgunluktan..

 

Böyle bir yanlışa imza atabilirler de..

 

Zaten haftada bir defa, 1 saatlik bir konuşma yapan Meral Akşener,  terör örgütü elebaşına nasıl “Sayın” diyebilir?

 

Milliyetçi geçinen, ülkücü geçinen, “PKK” denilince hop hop zıplayan İyi Parti’nin Genel Başkanı, eli kanlı teröriste nasıl “Sayın” diyebilir?

 

Nitekim kendisi de, uyarılar sonrasında, büyük bir özgüven ile..

 

Sözünü şöyle düzeltti:

 

“Demin heyecanla konuşurken fark etmedim, bir arkadaşım uyardı. ‘Sayın Öcalan’ demişim. Sizden ve milletimden özür dilerim. Aklımın ucundan geçmez bebek katiline ‘Sayın’ demek!”

 

Bu düzeltmeye rağmen, kalkıp Akşener’e, “Yok yok. Sen ‘Sayın’ derken, bilinçli dedin” itirazında bulunacak değilim..

 

Ama bunu söyleyenler olacaktır..

 

“Bu işler böyledir. Önce hataen denilmiş gibi yapılır. Nabız ölçülür. Gerekirse hemen bir düzeltme yapılır.. Sonrasındaki süreçte, duruma göre, hata görünümlü ifade tekrarlanır. Alışkanlık haline getirilir” diyenler çıkacaktır.

 

“Apo’nun heykelini dikeceğini söyleyen Selahattin Demirtaş’a da, ‘Kahvaltıya geleyim mi’ dediğinde, ‘Buyur’ demedi mi? Ha Öcalan’a ‘Sayın’ demiş. Ha da ‘Öcalan’ın heykelini dikeceğini’ söyleyen Demirtaş’a kahvaltı hazırlamış.. Demirtaş’a kahvaltı hazırlığı çok daha vahim bir rezalet” diyenler çıkacaktır.

 

Biz hüsnü zan ile hareket edelim.

 

Düzeltme de yapıldığına göre..

 

Bu eleştirileri not ederek, haklılığı konusunda biraz zamana ihtiyaç olduğunu söyleyelim.

 

Ama Meral Akşener’in dünkü konuşmasında, bir önemli bölüm de, HDP çalışanı olduğunu söylediği bir kişinin, “Burası Kürdistan” ifadelerine yönelik olarak sarfettiği sözler..

 

Akşener’in, geçtiğimiz hafta Siirt’te kendisine “Kürt kimliği inkar ediliyor. Dili inkar ediliyor. Burası Kürdistan” diyen kişiye cevap verememesinin ezikliğini atmak için, dünkü grup toplantısında söyledikleri neler?

 

Şunlar:

 

“ ‘Kürdistan’ söylemi kimin; terör örgütünün. Dolayısıyla bu durumda bizim açımızdan şaşırtıcı bir şey yok. Cumhur İttifakı mensupları, sırf bize sallayacaklar diye PKK’nın ajandasını Türkiye’nin gündemine taşıdılar. Cuma’dan beri Kürdistan aşağı, Kürdistan yukarı.” 

 

Meral Hanım’daki PKK hassasiyeti, gerçekten gözleri yaşartıyor..

 

Kandil talimat veriyor, “AK Parti’ye kaybettireceğiz. AK Parti’nin adayının karşısında en güçlü aday kim ise, ona oy vereceksiniz” diye talimat yolluyor..

 

Bu talimatı, HDP’liler de uyguluyor, İyi Partililer de uyguluyor.

 

İşkembeden sallamıyorum..

 

İyi Parti, büyükşehirlerde aday göstermeyerek..

 

HDP ile aynı doğrultuda hareket ediyor..

 

PKK’nın ajandasını hayata geçiriyor..

 

“AK Parti’ye kaybettireceğiz” şeklindeki PKK talimatı için, üzerine düşeni yapıyor.

 

Şimdi ise..

 

Şeytanlıktan çıkıp, melek kimliğine bürünmeye çalışıyor..

 

“ ‘Kürdistan’ ifadesini kullandığınızda, PKK’nın propagandasını yapmış olursunuz. Kapatın gitsin, konuyu” diyor..

 

Kapatalım gitsin, eyvallah..

 

Eyvallah da..

 

PKK’nın propagandasına alet olmaktansa, bir vatandaşın sarfettiği sözü unutalım, unutmasına ama..

 

Milliyetçi, ülkücü insanlardan % 10 oy alan bir siyasi parti, bir yandan HDP’yi, dünkü grup toplantısında olduğu gibi, “PKK’nın yanında konumlandırdıkları”nı açıklarken..

 

Bir yandan da..

 

HDP’li belediye başkanları, PKK’ya yardım ettikleri için görevden alındıklarında, “Çiçekler alıp, geçmiş olsun”a giderlerse.. (Bakınız: El ele tutuştukları Ekrem İmamoğlu’nun iki defa yaptığı Diyarbakır gezisi ve o gezilerde Diyarbakır Anneleri’nin ziyaret edilmemesi gerçeği..)

 

PKK ile aynı konumda görülen HDP’lilerin dokunulmazlık tezkeresi TBMM’ye sevkedildiğinde, “Yok, biz öyle kaldır indir şeklinde evet vermeyiz. Dosyaların içine bakacağız” der, sanki bu ülkenin insanlarına iftira edilecekmiş, o iftirayı da mahkeme değil, İP’li vekiller tespit edecekmiş gibi algı oluştururlarsa..

 

Kusura bakmayın..

 

Bu numaraları, bu millet yemez..

 

“Düzeltiyorum” demekle, gerçekleri düzeltemezsiniz..

 

Kirli ittifakınızın üzerine örtmek için vekillerinize verdiğiniz “Suskun kalın, sabredin” talimatları, daha önce kurucu üyelerinizin istifaları örneğinde olduğu gibi, gün gelir, “ifşaat” olarak, “suç belgeniz” olarak, yüksek sesle dillendirilmeye başlanır..

Google+ WhatsApp