Öküz kim, buzağı kim? CHP ve eşyanın tabiatına aykırılık!

Öküz kim, buzağı kim? CHP ve eşyanın tabiatına aykırılık!


CHP kim, Milli Görüş çizgisinde siyaset yaptığını iddia eden SP kim?

 

Küçük nüans farkları olan iki siyasi parti mi?

 

Yoksa..

 

Biri, diğerinin ölümüne düşmanı..

 

Diğeri bunun, amansız karşıtı değil mi?

 

İyi Parti kim, HDP kim?

 

Ülke sorunlarına çözüm noktasında başlıklarda buluşup, ayrıntıda farklı düşünen iki parti mi?

 

Yoksa..

 

Birinin ak dediğine diğerinin kara dediği iki zıt parti mi?

 

Uzun uzun anlatmaya hiç gerek yok.

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan hakkında söyledikleri ile..

 

Erdoğan’ın Bahçeli hakkında söylediklerini önüme koyup, “Bunlar ne?” demeye, kimse kalkmasın..

 

Seçim döneminde siyasilerin birbirlerine yaptıkları, oya eksenli eleştirilerden bahsetmiyorum.

 

Olaylara yaklaşım tarzından, sorunların çözümüne genel bakış açılarından, köklü tespitlerden bahsediyoruz..

 

Kılıçdaroğlu’nun, Ahmet Davutoğlu’nu, “Dış politikadaki tüm yanlışların baş faili” göstermesi..

 

Ama şimdi birlikte hareket etmesi..

 

Kılıçdaroğlu’nun Ali Babacan’ı, ülkenin ekonomik iflasa götürülmesinin baş sorumlusu göstermesi..

 

Ama şimdi kol kola olmasından bahsediyorum..

 

Kılıçdaroğlu bugün çıkıp, “Türkiye, Ahmet Davutoğlu’nun görev yaptığı dönemlerde, dış politikada çok büyük bir başarısızlık yaşamamıştır” diyebiliyor mu?

 

Veya..

 

“Ali Babacan’ın sorumlu olduğu 2002-2012 yılları arasında, ekonomimiz çok güzel yönetiliyordu. Onun için Babacan’ın deneyimlerinden yararlanmak istiyoruz” diyebiliyor mu?

 

Hayır..

 

Bir yandan, “Türkiye’nin dış politikası özellikle 2010’dan bu yana ülkemizi yalnızlaştırmıştır” diyeceksiniz..

 

“2002-2012 arasındaki Türkiye’ye gelen sıcak para, ülkenin bugünkü halinin sebebidir” diyeceksiniz..

 

Ardından da..

 

O yıllarda Erdoğan ile birlikte olan isimlerin ülkenin kurtuluşuna büyük katkı sunacağını iddia edeceksiniz..

 

Bu nasıl bir çelişki?

 

Aslında bir tiyatro oynanıyor..

 

Tiyatro oynandığı için de, maskeler takılmış, herkes kendi rolünü sahneliyor..

 

Biraraya gelip, mutabakat metni imzalıyorlar..

 

Adeta “Mutabakat metni” değil, içeride nasıl bir kavga yaşadıklarının suç delilini imzalamış oluyorlar..

 

CHP kazık atmaya alışıktır.. 

 

Muhafazakar partiler ise, genelde saftır..

 

Bu sebeple, muhafazakar partiler bastırıyor, mutabakat metninde 1921 anayasasına övgü, 1961 anayasasına reddiye içeren ifadeler geçiriliyor..

 

CHP, “Nasıl olsa biz bunların hepsine kazığı atacağız. Şimdilik sevinsin, garipler” diye ellerini ovuşturuyor..

 

Muhafazakarlar ise, “CHP’yi nasıl yola getirdik. Bakın, 1921 Anayasası’nı övdüler. Bırakın 1921 Anayasasını övmeyi, 1961 anayasasına reddiye bile aldık. Gördünüz mü, bizim başarımızın” havası ile, kasım kasım kasılıyorlar..

 

Ama uzun sürmüyor..

 

Mutabakat metnine yazılan, “1961 Anayasa’sı, birçok yeni ve önemli düzenleme getirmiş olsa da çok partili siyasi hayatımıza sekte vuran bir askeri darbenin ardından hazırlanmıştır. Buna bağlı olarak da silahlı kuvvetler başta olmak üzere, bazı bürokratik kurumlara demokrasi ile bağdaşmayacak yetkiler tanımış, dolayısıyla bürokratik vesayet düzenine sebep olmuştur. Örneğin, MGK üzerinden yürütmenin etkinliği zaafa uğratılmış, siyasi faaliyetlerin dar bir perspektif ile denetlenmesi neticesinde anayasa yargısı tarafından pek çok siyasi parti kapatılmış, yasama ve yürütme vesayet altına alınarak zayıflatılmış, siyaset müessesesi istikrarsızlığa mahkûm edilmiştir” ifadeleri, bir hafta içinde, CHP’nin bir numarası tarafından yalanlanıyor.

 

Nasıl mı?

 

Cumhuriyet gazetesi bir zılgıt çekiyor: “Laiklik unutuldu”

 

Sözcü gazetesi bir tehdit savuruyor: “Atatürk nerede?”

 

Yeniçağ gazetesi bir şantaja imza atıyor: “İlk dört madde nerede?”

 

Kemal Kılıçdaroğlu da, Halk TV’den Fikret Bila’ya konuşuyor:

 

“Kimse öküzün altında buzağı aramasın!”

 

Biz de soruyoruz: “Öküz kim, buzağı kim?”

 

Öyle ya..

 

Mutabakat metni hakkında, bir yanlış anlama var ise..

 

Bu yanlış anlama kimde?

 

Yanlışlık nerede?

 

6+1 parti ittifakının küçük tarafları mı, “1961 Anayasası’nı reddettik. Doğru yoldayız” diye yanılgıya kapıldılar?

 

“Laikliğin dayatmacı yönünü reddettiğimizi mutabakat metninde açıkça hissettirdik” diye, erken havalara girdiler..

 

“Anayasa’nın ilk dört maddesinin tartışılmaz olmadığını, onlardan hiç bahsedilmemesi ile göstermiş olduk” şeklindeki sevinçlerinde yanıldılar?

 

Yoksa..

 

“Laiklik nerede, Atatürk nerede? İlk dört madde nerede? 1961 Anayasası’na bağlılık nerede” diyenler mi mutabakat metninin arkasındaki gerçekleri görmekte yanıldılar..

 

Buyursun, taraflar konuşsunlar..

 

Kılıçdaroğlu’nun, “Kimse öküz altında buzağı aramasın” diye başlayıp..

 

 “Elbette 1961 Anayasası, Türkiye’nin gördüğü en demokratik, en çağdaş, en özgürlükçe anayasadır. Bu konuda hiçbir kuşkumuz yok” sözleri..

 

Saadet Partisi’nin nasıl bir dolduruşa geldiğini. Ahmet Davutoğlu’nun nasıl kandırıldığını.

 

Ali Babacan’ın nasıl çocuk muamelesine tabi tutulduğunu ispatlıyor..

 

Hatta Menderes’e kısmen sahip çıkan Meral Akşener’in dahi, nasıl uyutulduğunu gösteriyor..

 

HDP’liler mi?

 

Onlar da adam yerine konulmadıklarını görmüş oldular.

 

Kılıçdaroğlu, onlara verdiği söz gereği mutabakat metnine almadığı sözleri, kendi tabanındakilerin isteği üzerine bakın nasıl açıkça ifade etmiş:

 

“Anayasanın ilk dört maddesi ortak noktamızdır. Bunu defalarca söyledim. Anayasanın ilk dört maddesi bizim kırmızı çizgimizdir.”

 

Veee.

 

CHP’nin bildiğimiz dayatmacı, kemalist bir parti olduğunu özetleyerek, noktayı koyuyor Kılıçdaroğlu:

 

“Ülkemizin ve partimizin kurucu lideri olan Atatürk, hepimizin ilkelerini hayata geçirmeye, gösterdiği hedeflere ulaşmaya çalıştığımız liderimizdir. Dolayısıyla Atatürk’ü unutmamız mümkün mü? Bu eşyanın tabiatına aykırıdır.”

 

Biz de öyle diyorduk zaten..

 

Yasaklardan ayrılmak, dindarlara hayatlarını zehir etmekten vazgeçmek CHP için, “eşyanın tabiatına aykırılık” gibi bir şey..

 

Diyorduk da anlatamıyorduk..

 

Kılıçdaroğlu söyleyince, belki bizim saflar anlamış olurlar!

Google+ WhatsApp