Normalleşmek, helalleşmek, ittifak!

Normalleşmek, helalleşmek, ittifak!


İsrail Cumhurbaşkanı İsaac Herzog’un önümüzdeki günlerde Türkiye’ye gelecek olması ve Saadet Partisi’nin CHP ile ittifak yapması üzerinden üç kavramı masaya yatıralım..

 

Normalleşmek. Helalleşmek.

 

İttifak kurmak..

 

Sık sık konuşuyoruz ama..  Bu kavramların aslında kendi aralarında bir sıralaması olduğunu, ben de sıcak tartışma içinde farkettim..

 

İhtilaf yaşayan iki tarafın normalleşmesi, en alt seviyede bir barış..

 

Belki barış bile diyemezsiniz..

 

Normalleşiyorsunuz..

 

Merhaba, merhaba.. Hepsi o..

 

Bir sonrası yok.. Hakkınızı helal etmek yok.. Eski defteri tümü ile kapatmak yok.. Cezadan vazgeçmek yok.. Belki sarmaş dolaş olmak bile yok.

 

Bundan sonrası için, biribirimize çok sert bakışlar atmayalım modunda bir ilişki..

 

İsrail Cumhurbaşkanı Türkiye’ye gelirken, yaşanacak olanlar, işte bu kapsamda “normalleşme” ile sınırlı..

 

Bu açıdan AK Parti’yi eleştiren Saadetli kardeşlerimiz..

 

“Niye normalleşiyorsunuz” derken..

 

Düne kadar “Herkes ile kavgalıyız. Böyle dış politika olur mu?” diye eleştiri getirmemiş olsaydılar..

 

Ben de onlarla birlikte hareket ederdim.

 

“Ne gerek var, İsrail Cumhurbaşkanı’nı ağırlıyorsunuz” derdim..

 

Hatta şimdi. Saadet Partili kardeşlerimizin kuyruğuna takılmadan.. Yine bu söylemi dillendiririm.

 

Hele hele, İsrail’in kendi içindeki sertlik yanlılarının provokasyonu mudur, yoksa her zamanki halleri midir, kendileri açıklığa kavuştursunlar diyeceğim Filistinlilere karşı sert  saldırılar yaşanmaya başlanmış ise..

 

“Ziyaretin hiç de zamanı değildi” der, geçerim..

 

Hatta ziyaretin yapılmaması için elimden bir şey gelmese dahi..

 

Ziyaret sırasında, Filistinlilere yapılan zulümlerin gündeme getirilerek, İsrail Cumhurbaşkanı’na gerekli tepkinin verilmesini hatırlatırım..

 

Ama şunu da kabul ederim: 

 

“İsrail ile helalleşmiyoruz. İsrail ile, ittifak falan kurmuyoruz. İsrail ile birlik olup, Pakistan veya Afganistan veya Azerbaycan gibi müslüman bir ülkeyi alt etmeye kalkışmıyoruz!”

 

İkinci kavrama geçerken, konuyu biraz daha açalım..

 

Helalleşmek ne?

 

Normalleşmenin bir üst noktası..

 

Hem “merhaba, merhaba” modundasınız.

 

Hem de..

 

İlişkileri bir üst seviyeye çıkartarak, “Geçmişte bazı şeyler olmuş ise de, hayatta böyle şeyler olabilir.. Sizin de bizim de iyi niyetimizden kimsenin şüphesi yok. Birbirimize haklarımızı helal edelim. Yeni bir ilişki kurmuş olalım.. Geçmişe bakmayalım.” söylemi ile yeni bir hareket tarzı belirlenmiş oluyor..

 

Normalleşmeyi de kapsayan.

 

Ama aynı zamanda tarafların birbirlerini refere ettikleri, birbirlerine kefil oldukları bir aşamaya geçilmiş olunuyor..

 

“Aslında siz kötü birisi değilsiniz.. Ben de kötü birisi değilim.. Eskiyi kapatalım.. Yeni defter açalım” mutabakatına varıyorsunuz..

 

CHP ile Saadet Partisi arasındaki bugünkü ilişki, tam da bu..

 

Hatta daha ilerisi de var. Onu ittifak başlığı altında irdeleyelim..

 

Ama helalleşme başlığı altında, Saadet Partisi üst yönetiminin, CHP’ye bugün kefil olduğunu.. Onların aslında kötü insanlar olmadığını.. Aslında yaptıkları haksızlıklar var ise, onlardan da vazgeçtiklerini. Hatta o haksızlıkları yapanların bugünkü CHP’nin yönetimindeki kişiler olmadığını belirterek, kefaletlerini en üst seviyeye çıkarıyorlar..

 

İsrail ile normalleşmeye karşı çıkanlar..

 

CHP ile hellaleşiyorlar..

 

İsrail'in, daha üç gün önce, küçücük kız çocuğuna yaptığı eziyeti göstererek, “O ülkenin Cumhurbaşkanını ağırlayacaksınız” diye AK Parti’yi yerden yere vuranlar..

 

CHP’nin müslümanlar için “Orta Çağ kafası” hakaretlerini, “Eşcinsel evliliklere toplumu hazırlamak, bizim görevimiz” açıklamalarını, görmezden gelip, “Biz CHP’ye kefiliz” diyorlar..

 

Saadet Partisi, helalleşmenin bir sonraki aşamasına geçmek üzere olduğu için, aslında bu kavramı da uzatmaya gerek yok..

 

Çünkü SP “helalleşme”yi de aştı.. Şimdi geldiği nokta..

 

“Dindarlara karşı, CHP ile ittifak kurarak, dindarları alaşağı etme” noktasına gelindi.

 

İsrail ile ittifak yapıp, Pakistan’ı yok etmeye kalkışmak gibi bir şey bu..

 

İsrail ile ittifak yapıp, Azerbaycan’ı ortadan kaldırmaya çalışmak gibi bir şey bu..

 

Evet. Yapılan tıpa tıp bu..

 

Siz CHP ile ittifak kurma aşamasına geldi iseniz.

 

Tayyip Erdoğan yerine, “6+1 ittifakının önerdiği ismi cumhurbaşkanı seçtireceğiz. Tayyip Erdoğan'ı indireceğiz” diyorsanız..

 

Bunun karşılığı tam da..

 

Dindar bir ülkeye karşı, İsrail ile ittifak kurmaktır..

 

AK Parti’nin, İsrail ile normalleşmesini bile, “Affedilemez” görenler..

 

Kendileri.. Normalleşmeyi es geçin..

 

Sonraki “helalleşme”yi de es geçin..

 

İsrail benzeri haksızlıkları ile tarihin her döneminde sabıkasını ispatlamış bir parti ile ittifak kuruyor..

 

Yetinmiyor..

 

Bu ittifakını, lokal olaylar için değil.

 

Şu ilçenin Belediye Başkanlığı, hatta bu ilin Belediye Başkanlığı için bile değil..

 

Bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı için yapmaya kalkıyor..

 

Ve karşısında altetmeye çalıştıkları aday ise, daha düne kadar, kendileri ile birlikte siyaset yapan Tayyip Erdoğan..

 

Kelimeler yetersiz kalıyor. Anlatmakta zorlanıyorum.. Vehametin boyu, dağları aşıyor.. “Böyle bir şey, nasıl olabiliyor” diye, şaşkınlıktan küçük dilimi yutacak hale geliyorum..

 

Ama.. 

 

Biz “İçlerinden akl-ı selim ile hareket eden abiler çıkacaktır” diye umutlandıkça..

 

Tam aksi gelişmelere şahit oluyoruz.

 

Kendi kurdukları kirli ittifakı gizlemek için.

 

Onun suçunu örtbas etmek için..

 

Karşılarındaki dindarın küçük küçük hatalarını, özel gayretlerle büyütüp, iftiralar atılıyor..

 

Tam bu noktada.. 

 

“Hodri meydan” diyorum..

 

Sözüm söz.. Saadet Partisi, İsrail Cumhurbaşkanı’nı nasıl kınıyorsa..

 

CHP’ye de aynı kınamayı yaptırsın..

 

Sırtında yumurta küfesi olmadığı için, aslında bu kınama çok kolay ama..

 

Onu bile yapamayacaklarından emin olduğum için hodri meydan diyorum..

 

İsrail Cumhurbaşkanı geldiğinde, TBMM’yi ziyaret ederse, CHP’liler genel kurula katılmasınlar..

 

“Biz Filistinlilere yapılan zulmü kınıyoruz” desinler..

 

Herzog Türkiye’de iken.

 

“Erdoğan'ın Herzog’u misafir etmesini kınıyoruz” desinler..

 

Saadet Partililere, “helal olsun size.” diyeceğim..

 

Ama. Sırtında yumurta küfesi bile yok iken.. İsrail’e kınama yapamayanlarla ittifak kurup, İsrail’e zamanında “one minute” diyen dindar Cumhurbaşkanına hakaret ederseniz..

 

Benden söylemesi.. 2018’de aldığınız oyu da alamazsınız!

Google+ WhatsApp