Nil Kartalları -1

Nil Kartalları -1


Günümüzde uluslararası ilişkilerde belli bir politikanın ve tavrın kalıcı olacağını düşünmek mümkün değildir. Sudan yıllarca siyonist işgal rejimine karşı tavır koydu; başkenti Hartum “Üç Hayır” bildirisi olarak tarihe geçen bildirinin yayınlandığı merkez oldu. Ama şimdi siyonist işgal rejimiyle ilişkileri normalleştirmek için ön sıralarda yer almaya çalışıyor. 

Mısır’la Sudan arasındaki ilişkiler bir dönem iyiydi. O dönemde Mısır’ın Kahire Üniversitesi Sudan’ın başkenti Hartum’da bazı fakülteler açmıştı. Bunun yanı sıra çok sayıda Sudanlı öğrencinin Mısır üniversitelerinde öğrenim görmelerine imkân veriliyordu. Bu iki komşu ülke arasındaki işbirliği sadece eğitim alanına münhasır da değildi ve daha birçok alanı kapsıyordu. Ancak Sudan’da 30 Haziran 1989’da gerçekleştirilen askeri darbeyle işbaşına gelen yönetimin bazı politikaları Mısır yönetimini rahatsız etti ve aralar bozulmaya başladı. Tabii bunda ABD’nin ve onun güdümündeki yayın organlarının fitne politikalarının da önemli katkısı oldu.

ABD Sudan’la Mısır’ın arasını açmak için önce Sudan’ın kuzeyde kurduğu kamplarda Mısır’daki rejime muhalif bazı İslâmcılara silahlı eğitim verdiğini ileri sürdü. Hatta bu iddialarına gerekçe olarak uydudan çekilmiş fotoğrafları basın yayın organlarına dağıtmayı da ihmal etmedi. Gerçi fotoğraflarda ABD’nin iddialarını ispatlayacak görüntüler yoktu. Ama, ABD’nin uydudan çekilmiş fotoğrafları bizimkilerin laiklik anlayışları gibi her türlü yoruma açık olduğundan Sudan yönetimini itham etmek isteyenler: “Bakın şuradaki siyahlık bir silahlı eğitim kampı. Şu siyah nokta da Cemaati İslâmiye militanlarından filanca” demekte zorluk çekmiyorlardı. O zaman bu uydudan çekilmiş fotoğraflar hikâyesine İslâmi anlayış sahibi olduklarını bildiğim bazı yabancı gazeteci arkadaşlarımın da inandıklarını görünce şaşırmıştım. Demek ki adamlar uydurdukları yalanlara dünya kamuoyunu inandırmayı becerebiliyordu.

Mısır yönetimi, Sudan’ın Mısır’daki rejime karşı savaşan İslâmcılara askeri eğitim verdiği iddialarını gerekçe göstererek bir süre bu ülkeyle ticari bağlantılarını kesti. Daha sonra işi daha ileri götürerek Sudan’ın kuzeyindeki Halayib’in kendisine ait olduğu iddiasını yeniden gündeme getirdi. Halayib, Sudan’ın bağımsızlığına kavuştuğu tarihten beri onun sınırları içinde bulunuyor. Mısır normalde burayla ilgili gerektiğinde Sudan’ı sıkıştırmak için kullanmak üzere bir teori geliştirmişti ama onunla ilişkilerinin iyi olduğu dönemde hiç gündeme getirmedi. 

Eski Mısır cumhurbaşkanı Hüsni Mübarek’e Etyopya’nın başkenti Adis Ababa’da suikast girişiminde bulunulması üzerine ABD ilk olarak Sudan’ı hedef gösterdi ve Mısır da hemen onu suçlamaya başladı. Ancak suikast girişiminde bulunanların Mısırlı olduklarının ortaya çıkması ve eski Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Zübeyir Muhammed Es-Salih’in de suikastla bazı uluslararası karanlık güçlerin ilişkileri olduğunu ortaya koyan belgeleri Mısır’a sunması üzerine Mısır yönetimi iddialarından vazgeçti ama yine de bu iki ülkenin arası çok düzelmedi. 

Fakat Sudan’daki son darbe sonrasında bu iki ülkenin ilişkilerinde iyileşme gözlemlendi. Son zamanlarda ise Etyopya’nın Mavi Nil suları üzerine Diriliş Barajı yapması karşısında aralarındaki dayanışmayı güçlendirmeleri dikkat çekiyor. Öyle ki geçtiğimiz hafta sonundan itibaren “Nil Kartalları 1” adıyla bir ortak hava tatbikatı bile başlattılar. İki hafta süreceği belirtilen bu tatbikatın aynı zamanda Mısır ile Sudan ordularının ilk ortak tatbikatı olduğu belirtiliyor. Bu tatbikatın biraz da Etyopya’ya gözdağı verme amacı taşıdığı düşünülüyor. Çünkü onun baraj planını bir an önce bitirme konusundaki ısrarlılığı her iki ülkeyi birden rahatsız ediyor. ABD aracılığıyla yapılan siyasi görüşmelerden bir sonuç çıkmaması karşısında askeri tehdit yöntemine başvurulması ihtimali daha önce gündeme getirilmişti. Ancak biz tehditlerin fiili savaşa dönüştürülmesinin çok güçlü bir ihtimal olmadığını daha önce de dile getirmiştik. 

Google+ WhatsApp