Ne oldu İP’liler, başınıza taş mı düştü?

Ne oldu İP’liler, başınıza taş mı düştü?


Şu İyi Partilileri anlayabildiniz mi?

 

Ne oldu da biz yüksek sesle haykırırken, kulaklarını tıkarlarken..

 

Şimdi Ekrem İmamoğlu’nun, kadınlar günü sebebi ile Meral Akşener ve Pervin Buldan’ın isimlerini aynı tivitte buluşturmasına isyan ediyorlar.. 

 

Oysa, 2018 milletvekili seçimlerinde, Kemal Kılıçdaroğlu çağrıda bulundu, “HDP’nin barajı aşması ve parlamentoda olması lazım. İkinci tura Erdoğan’ın karşısına kim kalırsa onu destekleriz.”

 

Hatta CHP’li isimler, “Bizim evdeki oyları, CHP ve HDP arasında bölüştürdük” dediler..

 

Bu CHP ile ittifak yaparak 2018 milletvekili seçimine giren İyi Partililer, bu yanlışa karşı çıkmadılar..

 

Şimdi..

 

Kıytırık bir tivit üzerinden, “Bizim genel başkanımız ile HDP eşbaşkanını aynı kefeye nasıl koyarsın” diye Ekrem İmamoğlu’na laf sayıyorlar..

 

Ekrem İmamoğlu, bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ise..

 

Bunu İyi Parti’ye borçlu olduğu kadar..

 

HDP’ye de borçludur..

 

İyi Partililer bunu bilmiyorlar mı?

 

Ki..

 

HDP ile birlikte anılmaktan şikayetçi oluyorlar..

 

Birlikte salladınız İP’liler.

 

Birlikte devirdiniz, AK Parti’yi..

 

Şimdi utanıyor musunuz, bu sonuçtan..

 

Seçim sonuçları YSK’nın sitesinde duruyor.

 

Gazetemizin internet sitesi yeniakit.com.tr’de duruyor.. İyi Parti’nin adayı bile yok, İstanbul’da..

 

HDP gibi..

 

İkiniz de aday göstermemişsiniz..

 

İkiniz de Ekrem’e oy vermişsiniz.

 

Ekrem de şimdi ikinize birden teşekkür ediyor..

 

Niye rahatsızlık duyuyorsunuz?

 

Unuttuk mu sanıyorsunuz?

 

Unutturduğunuzu mu sanıyorsunuz..

 

Kandil’den Murat Karayılan, 31 Mart 2019 seçimlerinden iki gün önce, “Türkiye’deki demokrasi güçleri, demokratik kimseler, çevreler, sanatçılar, yazarlar Erdoğan ve Bahçeli’ye karşı durmaları gerekiyor. Şimdi Türkiye’de de AKP-MHP ve Ergenekon rejimi bir tehlikedir. 31 Mart seçimlerinde bu tehlikeyi bertaraf edecek gücün de Kürtler ve dostları olduğu açıktır. Kürtlerin ezici gücü, İstanbul’da da belirleyicidir. Bu, bütün Kürtler için onur duyulacak bir şeydir” demişti..

 

Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir’de HDP’nin aday bile çıkarmadığına da gönderme yaparak CHP’li adaya oy verilmesini istemişti..

 

O gün İyi Partililer isyan etmediler..

 

HDP ile birlikte, Murat Karayılan’ın talimatında gösterdiği adaya oy verdiler..

 

İyi Parti içinden kimse, “biz ne yapıyoruz” demedi..

 

Üç maymunu oynadılar..

 

31 Mart ile de bitmedi tiyatro..

 

Yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri için, 23 Haziran 2019’da sandık başına gidildiğinde de aynı Murat Karayılan, “İstanbul seçimleri, aslında bir referanduma dönüştü. Kuşkusuz burada Kürdistan halkı, dostları, demokratik çevreler bunu düşünerek seçime yaklaşacaklardır. Yani bizim bu konuda ayrıca bir çağrı yapmamıza aslında pek gerek yok. Zaten HDP ve diğer demokratik kurumlar, sivil toplum kuruluşları, bu konuda kararlarını vermişlerdir. Faşizme karşı demokratik seçeneği esas alacaklardır. ‘Faşizmi yıkalım, Türkiye’yi demokratikleştirelim’ sloganı ekseninde hareket edeceklerini kendileri zaten açıklamışlardır. Bizce de bu doğru bir stratejidir” dediğinde, İyi Partililer titreyip, kendilerine gelmediler..

 

Suskun kaldılar..

 

Selahattin Demirtaş için, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, “Tahliye olması” yönündeki açıklamasına, İyi Partililer itiraz etmediler..

 

Selahattin Demirtaş’ın Meral Akşener’e yönelik “Bir sabah kahvaltısında buluşmak isterim” çağrısına, Akşener “evet” dediğinde..

 

İyi Partililer ardı ardına açıklamalar yapmadılar..

 

İyi Partili milletvekili Ahmet Çelik’in sahipliğindeki Yeniçağ gazetesi, manşet atmadı, “Haddinizi bilin” demedi..

 

Daha bu ay içinde, Gara operasyonu sebebi ile HDP eşbaşkanı Mithat Sancar, HDP milletvekilleri Hüda Kaya ve Faruk Gergerlioğlu, “TSK mağarayı bombaladı, 13 rehine öldü” iftirası attığında, İyi Partililer; “Yeter artık. Bu kadar iftiraya tahammül edemeyiz” demediler..

 

Bugün dört satırlık tivitinde, HDP eşbaşkanı ile İP genel başkanının ismini anan Ekrem İmamoğlu’na, İyi Partililer, kayyım atamalarındaki tavrı için itirazda bulunmadılar.

 

Ekrem İmamoğlu, Diyarbakır’a gidip, kayyım atanan HDP’li belediye başkanlarını ziyaret edip, Diyarbakır HDP İl Teşkilatı önünde PKK’nın dağa kaçırdığı çocuklarını bekleyen anneleri es geçtiğinde, İP’liler seslerini çıkarmadılar..

 

CHP İstanbul belediye meclis başkanvekili kendi partisinin mensuplarına “İşçi alımında % 35 CHP, % 15 İP, % 15 diğerleri” dediğinde, “Diğerleri”nden kastın HDP ve ismini anmak istemediğim öbür partiler olduğu zikredildiğinde..

 

İyi Partililer haykırmadılar..

 

“Bizim ilkemiz liyakattir, bizim üzerimizden istismara kalkışmayın” demediler..

 

Avcılar’da 1999 depreminin yıldönümünde CHP’li belediye başkanı ile birlikte buluşan İP İlçe Başkanı Serkan Yalım ve HDP İlçe Başkanı Şemsettin Duman tartıştılar.. İP’li başkan Serkan Yalım, maskesini çıkarıp, HDP’li ilçe başkanını konuşmasından dolayı protesto ederek alandan ayrıldı..

 

Ama İP Genel Merkezi, bu olaya karşı da sessizliğini korudu..

 

Konuşmadı.

 

Kimseyi konuşturmadı..

 

Ama ne zaman ki..

 

İyi Parti’den kopuşlar başladı..

 

İyi Parti yönetiminin aklı başına geldi..

 

Titrediler, şimdi kendilerine gelmeye çalışıyorlar.

 

Ama vakit biraz geç oldu gibi..

 

HDP’yi şımartın..

 

AK Parti’ye tehditler savurtacak hale getirin..

 

TSK’ya iftira atacak noktaya getirin..

 

Sonra..

 

Kendi partinizin kurucuları birer-ikişer partinizden ayrılmaya başlayınca..

 

Dandikten bir gerekçe ile Ekrem İmamoğlu’na “Haddini bil” uyarısı yapın..

 

Bir değil, 10’a yakın milletvekilini konuşturup, “Bu olmaz. Kabul edilemez” deyin..

 

Apo’nun heykelini dikme sözü veren, teröristin cenazesine gitmeyen milletvekili için disiplin soruşturması açacağını söyleyen Selahattin Demirtaş ile kahvaltı hazırlığı kabul edilebilir bir şey miydi?

 

Ki.

 

O gün sustunuz da..

 

Şimdi tivitte genel başkanınızın ismini, HDP eşbaşkanı ile birlikte anılmasını kabul edemiyorsunuz?

 

Ne oldu, söyler misiniz İP’liler!?.

 

Başınıza taş mı düştü?

 

Yaşadığınız nedir?

 

Değişmenizin sebebi nedir?

 

İP’lilerin bugünkü tavırlarından vazgeçmeleri çağrısı yapmıyorum..

 

Konuyu anlamaya çalışıyorum..

 

Çok daha önemli olaylar yaşandığında, kulağının üzerine yatanların, şimdi çok daha önemsiz bir olayı bahane ederek, niçin tartışma çıkardığını anlamaya çalışıyorum..

 

İP yönetimi, “Biz hata etmişiz” derse, tartışmayı bırakırız.

 

Ama..

 

Pişmanlık duymadan, “O gün öyle gerekiyordu, bugün böyle” der, arka planı açıklamazlarsa, bu riyakârlıklarını, her daim yüzlerine vururuz!

Google+ WhatsApp