Nasıl da dertlenmişler

Nasıl da dertlenmişler


Yanarım yanarım da bu kifayetsiz tiplerle baş edilememesine yanarım. Geçen oturmuşlar CHP yandaşı Halk TV'de tartışıyorlar.

 

Konu 'Ak Parti'de iletişim' sorunu.

 

Dert edinmişler!

 

Vah ki vah!

 

Lakin ne dediklerinin ne konuştuklarının kendileri de farkında değiller. Dedim ya alayı kifayetsiz diye.

 

Söz dönüp dolaştı geçtiğimiz günlerde buracıkta kaleme aldığım 'Kale Boş' yazıma geldi.

 

Artık 'Turgay Güler bile söylüyor' diyorlar.

 

Ulan kerkenezler! Sabahtan akşama oturup 'bu yandaşlar niye hiçbir eleştiri yapmaz' dersiniz eleştirince de şekilden şekle girersiniz?

 

Neyse konumuz başka!

 

'Ak Parti'de iletişim sorunu var' diyorlar. Kendileri diyor. 'Turgay Güler bile yazdı' diyerek de haklılıklarını tescilliyorlar. Sonra da akılları sıra bunun üzerinden 'içeride bir kavga var' algısı pişiriyorlar.

 

Fitne üretiyorlar. Ama baltayı da taşa vuruyorlar farkında değiller. Zira fitne çıkarmaya çalışırken 'Ak Parti'nin bunca hizmeti sokağa anlatamadığını' da söylemiş oluyorlar.

 

Söylüyorlar da!

 

Yerim ben sizin güdük operasyonunuzu!

 

Alayı 'Karanlık Oda' mahsulü bunlar.

 

Her Allah'ın günü yeni bir kirli operasyonla arz-ı endam ediyorlar. Ama bir öncesinde çektikleri operasyonu da unutuyorlar.

 

İstanbul'da artan hırsızlık/gasp olaylarına dikkat çeken bir yazı yazıyorum, Oda TV anında pozisyon alıp şu manşeti atıyor:

 

'Süleyman Soylu'nun adamı Turgay Güler, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'a operasyon çekiyor'.

 

Yahu 'İstanbul'da hırsızlık olayları artmış, benim evime bile girmiş, millet kan ağlıyor' diyorum. Emniyet bu konuya eğilsin istiyorum! Ne Süleyman'ı ne Mustafa'sı.

 

Kim üflüyor kulağınıza, kim sipariş ediyor bu 'işi' bir deyiverin hele?

 

Ak Parti'de iletişim sorununa işaret eden bir yazı kaleme alıyorum karanlık oda bu kez şöyle bir manşet atıyor:

 

'Berat Albayrak'ın adamı bilmem kime operasyon çekiyor'.

 

Üşenmeyin girip bakın.

 

A be alçaklar tutarlı olun bari. Ne adamı, ne operasyonu?

 

Ekim 2013'te, daha 17/25 Aralık yargı darbesi bile olmamışken; FETÖ için çok sert bir yazı yazıyorum şu başlığı atıyorlar:

 

'Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen Turgay Güler cemaati çok sert eleştirdi'.

 

Açın bakın!

 

Yanarım yanarım da bu haysiyet cellatlarının, itibar suikastçılarının operasyonlarına ses çıkarmayanlara yanarım.

 

Dert değil!

 

Zira rıza yolunda biraz cefa çektik diye Rahman'a naz mı edeceğiz?

 

Asla!

 

Ezan'ı, Bayrak'ı, Vatan'ı kutsal bildik 'kırmızı çizgimiz' belledik; ne yani ahdimizden mi döneceğiz? Diz mi çökeceğiz, boyun mu eğeceğiz?

 

Dost düşman şunu çok iyi bilsin!

 

Erdoğan da kırmızı çizgimizdir!

 

Hoplasanız da zıplasanız da küfretseniz de hakaret etseniz de itibar suikastı-haysiyet cellatlığı yapsanız da 'Erdoğan Türkiye'dir bilesiniz.

 

Ve son bir not.

 

Kirli emelleri için fitne kazanı kuranlara yahut kendi ikballeri için bu kazana el altından odun taşıyanlara bir çift sözüm var. Fitnenize alet olmam lakin doğruyu söylemekten de geri durmam. Karanlık odalarla 'arka kapı diplomasisi' yaparak hakikati değiştiremez hiç kimse.

Google+ WhatsApp