Müteahhitlere 2 milyar daha kazandırıldı: Atatürk Kültür Merkezi açılıyor!

Müteahhitlere 2 milyar daha kazandırıldı: Atatürk Kültür Merkezi açılıyor!


Peşinen söyleyeyim..

 

Kimseye şirinlik yapmaya niyetim yok.

 

Kimseye yalakalık yapmaya ihtiyacım yok.

 

Benim şahsi görüşümü soracak olursanız..

 

Atatürk Kültür Merkezi’ne ihtiyaç yok.

 

Opera sahnelemek için, o güzelim yere, öyle bir bina yapmaya gerek yok.

 

O binaya, o kadar para harcamaya, hiç gerek yok.

 

Dolayısı ile..

 

Atatürk kültür Merkezi’nin yapılması sebebi ile, AK Parti’ye teşekkür edecek değilim..

 

“Çok güzel bir iş başardılar” diyecek değilim..

 

Hani ortada “Bize yetki verilse, Atatürk Kültür Merkezi’ni yeniden yapmazdık.. Bu ülkenin opera binasına değil, köprülere, yollara, fabrikalara, okullara, camilere ihtiyacı var..” diyen bir parti olsa..

 

İktidara gelebilecek olsa..

 

“Acaba o partiyi mi tercih etsem” diye de düşünebilirdim.

 

Ama..

 

Bugün AK Parti’ye alternatif gibi gösterilen partilerin hemen tamamı..

 

Bırakın Atatürk Kültür Merkezi ile yetinmeyi..

 

Ülkenin hemen tamamını, benzer opera binaları ile doldurmayı düşlüyorlarsa..

 

Düşlemeyenler de..

 

Düşleyenlerle kol kola girip, Atatürk Kültür Merkezi’nin tam karşısına Taksim Camii’ni yapıp ibadete açan Tayyip Erdoğan’ı devirmeye çalışıyorlarsa..

 

Ülkede imam hatip yerine bale okulu, dans okulu açmayı hedefleyenler iktidara yürüdüklerini iddia ediyorlarsa..

 

Bir iki tane, “Bale okulu pek de zorunlu değil” diyen parti olsa bile..

 

Onlar da şimdi, her yeri bale okulları ile doldurmak isteyen CHP ile yol yürümeye kalkışmış ise..

 

Bize de..

 

“İçlerinde en iyisi, açık fark ile, AK Parti” demek düşer..

 

Bu girizgahı yaptıktan sonra..

 

Atatürk Kültür Merkezi’nin bugünkü açılışı hakkında, genel değerlendirmemi de yapayım.

 

Bugünkü açılış ile..

 

AK Parti’nin tüm seçmenleri kucakladığı bir defa daha ispatlanmış olacak.

 

Boşverin siz, “Her yere cami yapıyorlar” yalanlarını..

 

Boşverin siz “Her okulu imam hatipe çeviriyorlar” palavralarını..

 

İşte size de, kulak zarlarınızı cızırdatacağınız, yeri gelince tepineceğiniz opera binası yapıldı..

 

Bitirildi..

 

Açılıyor..

 

Neydi o eski bina?

 

Yıllarca terkedilmiş şekilde tutulan, nerede ise dokunsam “Ha yıkıldı ha yıkılacak” denilecek bir durumdaki Atatürk Kültür Merkezi, yıllar süren bir mücadele sonunda yıkıldı, yeniden yapıldı.

 

Mimarlar Odası ne kıyametler koparttı..

 

“Yıktırmayız” dediler..

 

Bürokraside direndiler..

 

Mahkemelere koştular..

 

Neymiş?

 

Allah’ın evi Kabe’nin kutsallığını bile sorgulama cesareti gösteren ahlaksızlar, 1969’da o günün şartları ile yapılan Atatürk Kültür Merkezi binasına kutsallık atfedip, “Bu binayı yıkamazsınız. Bu binaya dokunamazsınız” tehditleri savurmuştu.

 

O bina yıkıldı..

 

Yerine çok daha modern bir bina yapıldı..

 

Bugün açılıyor.

 

İtiraz edenler sadece Mimarlar Odası değildi..

 

Siyasiler, sol çevreler, sanatçı geçinenler, meslek kuruluşları, daha başka neler dediler, neler..

 

“Atatürk Kültür Merkezi yıkılıp, yerine AVM yapılacak” diyen haysiyetsizler de çıktı..

 

“AK Parti’nin tek derdi, binanın isminde Atatürk olması. Onu silmek için, binayı yıkıyor” diyenler de oldu.

 

Bina yıkılınca, Atatürk ismi de, bu vesile ile “silinecek”miş..

 

İftira atmada hiçbir kural kabul etmeyen kafanın seviyesizliği buraya kadar inmişti.

 

Bugün o binaya 2 milyar TL harcama yapılarak açılışına imza atan AK Parti’ye, o iftiralara atanlar, küçük bir özür ile, olayı kapatmaya çalışacaklar mı?

 

Hiç sanmam..

 

Benzeri bir başka hizmet konusunda, yine aynı istismarı yapacaklar.

 

“Sanat düşmanı AK Parti” diyecekler..

 

“Yıkıp yerine AVM yaparlar” diyecekler..

 

Yine yalan söyleyecekler..

 

Yine iftira atacaklar..

 

Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dün basın mensuplarına, yeni opera binasının (içinde başka hizmetlerde kullanılmak üzere alanlar da var) tanıtımını yapmış..

 

Modern, genç yeteneklerin de uygun şartlarda kayıt yapabilecekleri stüdyolar..

 

Müzik tarihinde önemli yere sahip olan sanatçılar için ayrılan saygı köşesi..

 

Sergi, konser, tiyatro, konferans, toplantı gibi ve farklı amaçlara hizmet verebilecek olan çok amaçlı salon.

 

Şimdi ben merak ediyorum..

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu binanın açılışı sebebi ile, kurdela kesimine katılacak mı?

 

Diyanet İşleri Başkanı’nın katılımda bulunup, dua etmesini beklemiyorum..

 

Bin bir türlü müstehcen görüntünün sergileneceği bir binanın açılışında, Diyanet İşleri Başkanı ne duası edecek?

 

Evet bir konferans verilecek olabilir..

 

Bir sergi ile dindar insanların da katılacağı etkinlikler düzenlenebilir..

 

Ama ordaki faaliyetlerin büyük çoğunluğunun dinimizin ilkelerine aykırı organizasyonlar olacağı aşikar.

 

Dolayısı ile, solcuların, “Diyanet İşleri Başkanı’nın duası ile opera binası açıldı” diyecekleri bir fotoğrafın oluşmaması hem temennim, hem de tahminim.

 

Ama..

 

Harcanan parayı da zikretmemiz lazım.

 

Yapılan yollara, köprülere karşı çıkan sol kafalılar..

 

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne, Avrasya Tüneli’ne, Marmaray’a karşı çıkan sözde çevreciler veya ülkenin ekonomik durumunu gerekçe göstererek “İsraf” diyenler..

 

Özellikle de..

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu..

 

Çanakkale Köprüsü.. Ve kendi memleketi olan Sivas’a yapılacak hızlı tren için “İsraf” tanımlaması yapmış iken.

 

“Bu yatırımlar lükstür. Durdurulması gerekir” yorumu yapmış iken..

 

Şimdi, Atatürk Kültür Merkezi için, 2 milyar TL’lik harcama hakkında acaba iki çift laf edecek mi?

 

“İsraftır” diyecek mi?

 

Diyebilecek mi?

 

Yoksa, “İttifaka hazırlandığımız CHP’liler bizi yobaz statüsüne koyar.. Yola, köprüye ‘İsraf’ diyebiliriz ama. Opera binasına ‘İsraf’ diyemeyiz” düşüncesi ile, suskun mu kalacak?

 

Ve birileri “Tayyip Erdoğan, müteahhitlere para kazandırmak için, gereksiz yere yol, köprü işleri icat ediyor” derken..

 

Şimdi.. 

 

“Erdoğan müteahhitlere 2 milyar kazandırmak için, opera binası yaptırdı” diyecek mi?

 

Haydi bakalım, solcuların da saçı bugün önlerine dökülüyor..

 

Şu veya bu hizmete “İsraf” diyerek karşı çıkanların da “Saçı” önlerine dökülüyor..

 

İzleyelim, görelim, kimin saçı “ak”, kimin saçı “kara” imiş!

 

İsraf konusunda kim samimi imiş, kim değil imiş..

Google+ WhatsApp