Müslüman dünyadan Ramazan notları

Müslüman dünyadan Ramazan notları


“Toplu iftarların yeri genellikle camilerdir. Camilerde kurulan iftar sofraları için insanlar ya evlerinde pişirerek ya da satın alarak camiye yemek gönderir. Biz de zaman zaman kardeşimle camiye yemek gönderirdik. Kardeşim camide kalır ve iftarını orada yapardı. Dileyen, iftar yemeğini bıraktıktan sonra evine de dönebilir. Müezzin veya imam, gelen yemekleri toplar ve sofraya eşit şekilde dağıtır. İftar için camiye gelenler, toplanan yemeklerle orucunu açar.

 

Cami iftarları her gün kurulduğu için çok önemli bir işlev görür. İftar vaktinde evine ulaşamamış bir insan, hemen sokaktaki bir satıcıdan yemek alıp camideki sofraya dâhil olabilir. Camide zaten yemek olduğundan, dilerse yemek almadan da iftarını yapabilir. Bizim sofralarımızda onlarca yemek olur. Çok zengin bir menümüz var, ama Türkiye’de olduğu gibi çorba kültürümüz yok. Özellikle “chola” dediğimiz bir yemeğimiz var, onu çok fazla tüketiriz. Chola normalde de yediğimiz bir yemek ama Ramazan ayında tadı bir başka oluyor. Cholanın dışında “muri”, “peyaju”, “beguni” ve “jilapi” dediğimiz yemeklerimiz mevcut. Bir de çay kültürümüz var ama bu Türkiye’de olduğundan çok farklı. Türkiye’de bir bardak bitiyor, tekrar doluyor. Bir daha bitiyor, doluyor derken, beş-on bardak çay içiliyor. Bizde ise çay sürekli tazelenmez. Bir bardak sütlü çay içer, kalkarız.

 

Türkiye ile karşılaştırdığımızda farklı olan bir diğer uygulamamız da sahurlarımızdır. Aslında eskiden Bangladeş’te de Ramazan davulcusu vardı. Ancak bugün insanları sahura kaldırmak için camilerden selâ okunuyor. Selâdan sonra Kur’ân-ı Kerîm’den bir miktar ayet okuyan müezzin, “Ey cemaat! Sahur vakti geldi, kalkın. Şu saatte bitecek, uyanın!” diyerek anons yapar. Sahur vaktinin çıkmasına on dakika kala tekrar anons yapar. Sahur vakti bitip ezan okunmak üzereyken, “Artık sahur vakti bitti, ezan okunacak” diyerek son duyuruyu yapar.

 

Bangladeş’te tüm camilerde teravih namazı hatimle kılınır. İftar yemeğinden sonra camiye gider, yatsı namazından önce verilen vaazı dinleriz. Vaazlarda cuma namazının, Kadir Gecesi’nin, Ramazan ayının ve bayramın faziletleri anlatılır. Medreseler, hastalar ve ihtiyaç sahipleri için bağış toplanır. İmamlar bu noktada kilit rol oynar. Ayrıca ihtiyaç sahibi biri doğrudan imama gelip durumunu arz edebilir. Mesela kızını evlendiremeyen ailelerin geldiği çok olur. Çünkü Bangladeş’te evlilikte kız tarafı “başlık parası” gibi bir şey verir. Bu sebeple kız tarafı için bu süreç maddî anlamda zordur…”

 

Bu uzun alıntıyı, “Bi’ Dünya Ramazan – Dünyanın Dört Bir Yanındaki Müslümanların Ramazan İzlenimleri” adlı kitaptan yaptım. Sevgili kardeşim Hakan Emin Öztürk, 2018’de “İslâm coğrafyasından pozitif ve umut dolu haberler” vermek gayesiyle kurduğu “Bi’ Dünya Haber” adlı sitede biriken hikâyeleri şirin bir kitaba dönüştürmüş. Müslümanların dünyanın farklı yerlerinde Ramazan ayını nasıl idrak ettiklerini ve bu mübarek ayda hangi geleneklerin yaşatıldığını anlatan kitap, konusu ve kapsamı itibariyle bir ilk. Yıllardır kendisini “Müslümanları tanımak ve onları birbirine tanıtmak” misyonuna adayan Hakan, kitabın devamının geleceğini ve bir seriye dönüşeceğini söylüyor. Bi’ Dünya Haber’de de Türkçe, İngilizce, Arapça, Arnavutça, Almanca gibi çok sayıda dilde, bu tanıma ve tanıtma eyleminin güzel örneklerini bulmak mümkün.

 

“Bi’ Dünya Ramazan – Dünyanın Dört Bir Yanındaki Müslümanların Ramazan İzlenimleri”nde şu ülkelerden Ramazan notları bulunuyor: Afganistan, Almanya, ABD, Arjantin, Bangladeş, Belçika, Bosna Hersek, Bulgaristan, Endonezya, Filipinler, Fransa, Gürcistan, Hollanda, İsveç, İtalya, Kanada, Kuzey Makedonya, Lübnan, Pakistan, Ürdün, Yunanistan ve Zambiya. Her bir bölümü, oradan biri veya oraları görüp gözlemleyen bir isim kaleme almış. Kitabı okurken, başka diyarlarda yaşayan Müslümanların bize benzeyen ve benzemeyen taraflarını görüyor, farklılıklarımızın bir zenginlik olduğunu idrak ediyor, rengârenk ama ahenkli bir ümmet olmanın önemini ve güzelliğini keşfediyorsunuz.

 

“Ramazanın bereketiyle şöyle uzaklara açılayım, tanımadığım kardeşlerimin dünyasına konuk olayım, onların arasında dolaşayım, sözlerine kulak vereyim…” diyorsanız, bu kitap tam size göre.

Google+ WhatsApp