“Muhtaç olduğunuz kudret, damarlarınızdaki asil kanda mevcut” mu?

“Muhtaç olduğunuz kudret, damarlarınızdaki asil kanda mevcut” mu?


Değişik siyasi görüşlerimiz olabilir..

 

Ama “hak” ölçüsünde, birlik olmamız gerekmez mi?

 

Bu kapsamda, emperyalizme karşı dimdik durmamız gerekmez mi?

 

İç siyasette farklı konumlarımız olsa da, hiçbir ihtimalde, emperyalizmle ittifak  etmememiz gerekmez mi?

 

Bakın Rusya’nın durumuna..

 

Bakın, düne kadar kıldan tüyden sebeplerle, Türkiye’ye dünyayı dar etmeye kalkışan emperyal devletlerin acizliğine..

 

Rusya, Batı’nın desteklediği Ukrayna’daki meşru yönetimi devirmek için, komşu ülkeyi işgale kalkışıyor..

 

Dünya seyrediyor..

 

BM Güvenlik Konseyi karar alıyor..

 

Rusya veto ediyor..

 

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu karar alıyor..

 

Rusya “Zırto” diyor..

 

ABD “Rusya’nın 1.2 trilyon dolarını bloke ettim” diyor..

 

Ruslar “Ağa keyfiniz bilir” diyor..

 

ABD, Rus işadamları için, hatta Rusya ile iş yapan bazı işadamları için yaptırım kararı alıyor.. Rusya’nın adım adım izole edildiği açıklamaları geliyor.

 

Kremlin Basın Sözcüsü Dmitri Peskov açıklama yapıyor:

 

“Dünya, Avrupa ve ABD’nin herhangi bir ülkeyi, özellikle de Rusya kadar büyük bir ülkeyi izole edemeyeceği kadar fazla büyüktür.” 

 

“Türk milleti şöyledir” diye başlarız..

 

“Türk milleti böyledir” diye devam ederiz..

 

Mustafa Kemal’den vecizelerle, biraz da ırkçılık kokan sözlerle, “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” sözleri ile şişiniriz..

 

Ama gelin görün ki..

 

Biz komşu devletlerin topraklarını işgal etmeye falan kalkmadık..

 

Sivilleri öldürmedik.. Başka ülkelerin binalarını bombalamadık..

 

Buna rağmen..

 

ABD’nin, İran’a yönelik keyfi yaptırım kararını, şimdi ABD’de şaibeli bir şekilde hayatını sürdüren çakalın teki delmeye kalktığı için..

 

Türkiye’deki bir kamu bankasına yaptırım uygulamaya kalktıklarında..

 

“Damarlarında asil kan” dolaştığını Mustafa Kemal’in müjdelediği nice Kemalistler, hop oturup hop kalkarak, “Tayyip Erdoğan’ı sandıkta yenemiyorduk.. Hazır ABD’nin yaptırımları ile bir zarar verebiliriz. Ha gayret. Halkbank’a şöyle 10 milyar dolarlık bir ceza versinler de, azıcık sevinelim. Onun üzerinden Erdoğan’ı yıpratalım. Sonra da devirelim” sevinci yaşadılar..

 

Türkiye’deki mahkemelerin verdiği Rahip Brunson tutuklama kararında, “Oh oh.. Şimdi ABD bizimkilerin haddini bildirir” diye havalara uçtular..

 

ABD “Höt” dedi..

 

Bizim Kemalistler şampanya patlattılar..

 

ABD “Cort” dedi..

 

Bizim Atatürkçüler kadeh kaldırdılar..

 

“Oh oh.. Az kaldı.. Gidiyor gidecek olan. Biz yapamadık, yaşasın ABD’li abilerimiz”  sevinci yaşadılar..

 

Rahip Brunson 1.5 yıl cezaevinde kaldı..

 

Sanki tutuklandığı günün ertesinde hemen tahliye olmuş gibi, “Ne oldu, ne oldu? Brunson’ı bırakmak zorunda kaldınız, nanik” diye, kendi ülkelerinin mahkemelerini, emperyal ABD’nin şakşakçılığını yaparak itibarsızlaştırmaya kalktılar..

 

 Evet, Türkiye, kimsenin ülkesini işgal girişiminde bulunmadı..

 

Ama bu soytarılıklara muhatap oldu..

 

Türkiye yekvücut olarak.. Solcusu ile sağcısı ile.. AK Partilisi ile, CHP’lisi ile.. İyi Partilisi ile.. MHP’lisi ile, BBP’lisi ve SP’lisi ile..

 

“Boyun eğmiyoruz..” diye haykırması gerekir iken..

 

“ABD’den büyük ceza geliyor” başlıkları ile..

 

“Ceza verildi, veriliyor” manşetleri ile..

 

“Azzz kaldı.. Ceza çıkıyor” sunumları ile..

 

Kendi ülkesine ihanet eden Kemalistleri gördükten sonra..

 

Rusların kendi ülkelerine sahip çıkmalarını hayretler içinde izliyorum.

 

Kendi ülkeleri, komşu ülkeyi işgale kalkışmış..

 

Yine de “Dünya, Rusya’nın izole edilemeyeceği kadar büyüktür” karşı çıkışları ile, rest çekiyorlar.

 

Dahası..

 

İkinci gün, “Rusya’nın 1,2 trilyon dolarını bloke ettik” diyen Biden yönetimi, iki gün önce açıkladığı yaptırım kararı alınan işadamları listesinden, şu ismi, bu ismi çıkartmak zorunda kalıyor..

 

Hikaye okumuyorum..

 

Ajanslar dün bir haber geçti:

 

“Çok sayıda Rus eliti ve aile üyelerine yaptırım uygulanarak, bu kişilerin belirli mülklerine bloke konularak ve Rus istihbaratının dezenformasyon kaynakları yaptırım listesine alınarak Rusya’nın üzerindeki baskının artırılmasının amaçlandığı yaptırım kararlarında yeni bir gelişme yaşandı” diye başlıyor, haber..

 

“ABD Hazine Bakanlığı, 3 Rus oligarka yaptırım uygulanacağını açıklamıştı. ABD Hazine Bakanlığı’nın, Rus oligarklara ilişkin verdiği yaptırım kararının ardından yayınladıkları yeni bir düzenlemeyle Alişer Usmanov’u yaptırımlardan muaf tuttuğu ortaya çıktı” diye devam ediyor..

 

Dünya genelinde elektriğe % 200’lük zamlar geldiği bir süreçte, Türkiye’de evler için 150 kw’a kadar sarfiyattaki zam % 50 oranında tutulmuş.. Sonra devletin imkanları biraz daha zorlanıp, 150 kw’lık düşük zam, önce 210, sonra 240 kw’lık harcamaya kadar genişletilmiş.. 

 

Kıyamet kopartılıyor. 

 

“Devlet böyle mi yönetilir? Siz üç gün sonra değiştireceğiniz rakamı, niye ilan ettiniz!”

 

Daha neler neler..

 

Sanki üç ayda bir, dünya genelinde elektriğe % 200 zam geliyormuş da, Türkiye’deki siyasi iktidar da, bu kadar sıradan bir olayla karşılaşıldığında nasıl bir yol izleyeceğini bilmiyormuş gibi..

 

Hakarete varan söylemlerle, vuruyorlar ha vuruyorlar..

 

Ama aşık oldukları ABD..

 

Dün İran yaptırımlarında aynı numaralar.. Bugün Ukrayna işgalinde aynı numaralarla, eşkıyalığa soyunup, yaptırımlar icat ediyor..

 

Bugün yaptırıma tabi tuttuğu işadamını, ertesi günü muaf tutuyor.

 

Ne kendileri, “Ne şapşal bir devletiz. Daha dün adamı yaptırım listesine koyduk. Bugün muaf diyoruz” ezikliği yaşıyorlar..

 

Ne “Adam bir dava açsa, bizim iflahımız keser. Yaptırıma tabi tutup, sonra ‘Muaf’ demek resmen suç işlediğimizin itirafı” tedirginliği yaşıyorlar..

 

Ve bana da, sormak düşüyor..

 

“Eyy Kemalistler.. M. Kemal’in sözünü hatırlamıyor musunuz? ‘Muhtaç olduğunuz kudret, damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur’ ise.. Rusların bile göze aldığı emperyal baskılara, siz niye direnemediniz? Direnmeyi boşverin.. Emperyallerle işbirliği yapıp, kendi ülkenizin seçilmiş yöneticilerinin kuyusunu kazmaya çalıştınız?”

Google+ WhatsApp