Modern putperestliğin âmentüsü (2)

Modern putperestliğin âmentüsü (2)


Şeytanın telkinlerine kapılanın, adaleti hafife alanın, hukuku inkâr edenin, mülkü (iktidarı) elde etmek için her türlü hileye başvurmayı mübah görenin, kuvvetli olanı daima kayıdsız şartsız haklı görenin, fuhşu ve fahişeliği geçim kaynaklarından sayanın, haysiyet cellatlığını meslek edinenin âmentüsü, modern putperestliğin âmentüsüdür.

 

İslâm öncesi Arap müşriklerinin, sevinç günlerini paylaşmak, şikâyetlerini sunmak, hatta bazen Müslümanlara karşı birlik ve beraberlik andı içmek için, tahtadan, taştan, madenden yapılmış putlarına gitmelerinin sebebi neydi? Onların maddelerinin veya şekillerinin güzelliği mi? Yoksa taşıdıkları bir sembol, ifade ettikleri bir değer mi? Kâinattaki hiçbir yaratığa sırf kendisi için tapıldığına rastlanmaz. İslam âlimlerinden Fahreddin er-Razi ve Şah Veliyullah ed-Dehlevi gibi birçok âlim bu görüşten yanadır. Her put ve heykel ona değer verenlerin ve tapanların kendi ideolojilerini sembolize etmektedir. Onlar kendi duygu ve inançlarını putlarına yansıtmış ve putların önünde eğilir gibi görünürken esasında kendi ideolojilerini yaşatmışlardır. (Er-Râzî, Mefatihu’l gayb, Cin sûresi, 71/23; ed-Dehlevî, H’uccetu’l-lahi’l-baliğa, I, 122-131) Putların korunması; insanlara kabul ettirilmek istenen ideolojilerin beyinlerden silinmemesi, devamlı onunla karşı karşıya kalınması ve bu ideolojileri sahiplenen imtiyazlı (mutref) grubun bu putlar vasıtasıyla elde ettikleri menfaat ve makamların kaybolmaması içindir. Dolayısıyla her putlaşmış heykel, belli bir insanın düşünce ve ideolojisini simgeler. (Heyet, Bütün Yönleriyle Asrı Saadette İslam, Beyan Yay. İst. 1995, I, 106 (İhsan Süreyya Sırma, Mekke Dönemi)   

 

Putlar, ideolojilerin, izmlerin, kanuna dönüşmüş, yasa haline gelmiş hevâ ve heveslerin maskeleridir. Putlara olan bağlılık onlara olan bağlılıktır. Put heykele gösterilen saygı da o putlaşmış heykelin temsil ettiği kimsenin düşüncelerine olan bağlılığın göstergesidir. Böyle olmayacak olsa, insanların bir demir, bir taş parçası olan heykelin karşısında saygıya durmaları ne ifade ederdi? Gurur ve şahsiyet sahibi bir insan, bu cansız heykellerin önünde bir tapınma edasıyla saygıya durur muydu? (Heyet, Bütün Yönleriyle Asrı Saadette İslam, Beyan Yay. İst. 1995, I, 107-108 (İhsan Süreyya Sırma, Mekke Dönemi) Esasen başka bir yönüyle putlar, insanlığın, onurun, haysiyetin tükeniş ilanlarıdır. Putlara tapanlar, kendileri için insanlık devrini kapatanlardır. 

 

Bütün put sevenler, her zorlu veya sevinçli durum ve günlerinde birlik ve beraberliklerini kuvvetlendirmek için putlarının etrafında toplanırlardı. Hz. İbrahim kavmine “Siz dünya hayatında sevgi ve dostluk olsun diye Allah’ı bırakıp birtakım heykel putlar edindiniz” (Ankebut Sûresi/25) demişti. Hz. Peygamber (sav), müşrik Arapları Allah’ın birliğine ve O’na ibadete çağırdığı zaman, onların ileri gelenleri “Yürüyün put ilahlarınıza onlara bağlılıkta (Mekke putçu kalacaktır diye) direnin” (Sad Sûresi/6) demişti. Putların yanında yer alıp onlara sığınılarak yapılan her eylemin arkasında, yukarıda geçtiği üzere ideolojik bir yapılanma ve bu yapılanma ise Allah’ın hüküm ve hâkimiyetini dışlamanın örtülü göstergesi vardır.  

 

Çağdaş insanın gönlü put mezarlığına dönüşmüştür. İnsanı İslâm’ın dışına çıkaran, Allah ile kavgalı hale getirenlere tutunmak, onlardan kurtuluş beklemek, modern putperestliğin âmentüsündendir. Radyo dalgası gibi yayılan, boş kalp ve kafalara girip arada sesini duyuran ve insanları o sesin cazibesinde bağımlı hale getiren çağdaş putlara tapınmak, modern putperestlerin ibadetidir. Tarih boyunca putların şekli, cinsi ve tapınma formu farklı olsa bile, meydana gelen haz ve bağımlılıklar aynı hep aynı olmuştur.

 

Modern putperestliğin merkezinde sermayenin/paranın ilahlığı vardır. Bir yerde para, kazanmak gaye haline gelmiş, mal sevgisi bütün benliği sarmışsa, insan paranın hakimi değil mahkumu olmuşsa, yani insanlar para kazanmada Allah’tan bağımsızlaşmışsa, helâl-haram ayırımı yapmadan hile, şans oyunları ve kumar vb. ile kazanma yoluna gidiliyorsa, artık orada o para o insanın taptığı bir put haline gelmiş demektir. Cahili sermayenin neredeyse her şeye egemen olduğu, haksız rekabetin hiçbir sınır ve değer tanımadığı günümüz dünyasında İslâm Dini, “sermayenin/paranın ilahlığını” ortadan kaldırmak ve “kula kulluğa son vermek” isteyen her insanın sığınabileceği yegâne limandır. Yok oluşun girdabında bir tek İslâm ile var olmak mümkündür. Hesap gününe hazırlanan Müslümanların; dünya müstekbirlerinin modern-ulus devlet, pozitif hukuk ve laik ahlâk adına piyasaya sürdükleri ‘Şeytanın düzeni’ne karşı mücadele verebilmeleri için, meşru vasıtalara ihtiyaçları vardır. Hedefleri meşru olanların vasıtaları gayr-i meşru olamaz. Çünkü gayr-i meşru vasıtalarla meşru hedeflere ulaşılamaz. 

Google+ WhatsApp