Millet adamı fena çarpar

Millet adamı fena çarpar


Kılıçdaroğlu dünyaya seslendi.

 

'Beni Erdoğan'la karıştırmayın' dedi.

 

Tasalanmasın dünyanın kendisini Erdoğan'la karıştırdığı falan yok.

 

Rahat olsun!

 

Dünya Erdoğan'ı da Kılıçdaroğlu'nu da yakından tanıyor. Öyle olmasaydı 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı'ndan ayrılırken tanklar kendisine yol vermezdi! Bilmem anlatabildim mi?

 

Peki bunu niçin söyledi?

 

Yine kendi ifadesinden cevaplayalım. Şöyle diyor:

 

'Kimse kaçtığı yere askerimi bekçi, ülkemi de mültecilere açık hapishane yapamaz'.

 

Eyvallah!

 

Kısmen haklı. Ama kısmen.

 

Mülteci meselesi sokaktaki vatandaş açısından hayli can sıkıcı bir hal aldı. İstanbul'da Suriyelilerin, Afganların çeteleri var artık. Var maalesef! Vatandaş rahatsız. Kimse de hoplayıp zıplamasın hakikat bu. Dahası var; İstanbul'da bazı semtlerin demografik yapısı değişti. Tamam, ölümden kaçıp geldiler bir şey dediğimiz yok da disipline edilmeleri şart. Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim; diyorlar ki 'bizim askerimiz Suriye'de onlar için savaşıyor, onlar burada nargile tüttürüyor'!

 

Hayır!

 

Bizim askerimiz Suriye'de ülkemizin bekası için savaşıyor. Sınırımızda bir terör devleti kurulmasın diye savaşıyor. Kimse konuyu çarpıtmaya kalkmasın.

 

Kılıçdaroğlu Türkiye'nin Afganistan'a gitmesine de karşı. Bu karşı çıkmasının sağlam bir temeli yok, kendince tribünlere oynuyor. Oysa Türkiye'nin jeopolitik amaçları var.

 

Bir ara masaya yatırırız.

 

Neyse biz gelelim asıl meselemize.

 

Kılıçdaroğlu 'kimse beni Erdoğan'la karıştırmasın' derken bir şey daha söylüyor. 'Ben Kuvayı Milliye geleneğinden geliyorum' diyor.

 

Ha ha ha!

 

Ne olurmuş Kuvayı Milliye geleneğinden gelince? Onu da cevaplandırıyor. Çok çetin pazarlıklar yaparmış.

 

Hepsi bu.

 

Ben demiyorum kendisi diyor.

 

Kuvayı Milliye'den anladığı şey 'çetin pazarlık'.

 

Pehhhh!

 

Kemal Beyimiz hangi müktesebatıyla Kuvayı Milliye geleneğinden geliyormuş? Kuvayı Milliye nedir biliyor muymuş?

 

Yemin ediyorum bilmez! Kulaktan dolma birkaç slogan.

 

O gelenekten gelen 'ne işimiz var Suriye'de' der mi?

 

'Ne işimiz var Doğu Akdeniz'de' der mi?

 

'Ne işimiz var Afrika'da' der mi?

 

'Maalesef Azerbaycan'a silah gönderdik' der mi?

 

'Biz PYD'yi terör örgütü olarak görmüyoruz' der mi?

 

15 Temmuz milli direnişine 'tiyatro' der mi?

 

Çetin müzakereler yapmasına gerek yok; PKK'ya elli bin TIR dolusu silah veren ABD'ye iki kelam etse ya!

 

Sosyal medyanın rüzgarına kapılan Kemal Beyimiz Türkiye'yi dijital âlemden ibaret sanıyor.

 

15 Temmuz'un yıldönümünde FETÖ'cülerle kol kola giren CHP'nin trolleri '15 Temmuz Tiyatrodur' etiketi açıp gündemin birinci sırasına oturttular.

 

Sonra CHP yandaşı sözüm ona bir gazeteci 'FETÖ METÖ yok' dedi.

 

Kuvayı Milliye geleneği bu mu Kemal Bey?

 

Sanıyorsunuz ki millet görmüyor. Görüyor ve not ediyor bilesiniz.

 

Ve son bir not.

 

15 Temmuz gecesi Kuvayı Milliye geleneğinden gelen milletimiz bu işgale karşı sokaklarda canı pahasına çatıştı. Hem de çıplak elleriyle.

 

Güvenli bir evde panjurları kapatıp olup biteni televizyondan izlemek midir Kuvayı Milliye geleneği?

 

PKK ile FETÖ ile yürüdüğünüz bu yol iktidara çıkmaz bilesiniz?

 

Dedim ya millet adamı fena çarpar.

 

Evet sosyal medya bir şeydir ama her şey değildir.

 

Benden söylemesi!

Google+ WhatsApp