Masumiyeti kaybeden çocuklar

Masumiyeti kaybeden çocuklar


Biri 17 diğeri 15 yaşında iki kız çocuğu… Edinilen bilgilere göre her ikisi de Çocuk Esirgeme Kurumu’nda büyümüş ve hayata bir sıfır yenik başlamışlar. Kaderlerinin benzerliği ister istemez birbirlerini daha iyi anlayabileceklerini düşündürüyor insana ama öyle olmuyor. 17 yaşındaki kız çocuğu kendisinden iki yaş küçük olan arkadaşından intikam almak için erkek arkadaşıyla birlikte bir tuzak kuruyor ve onu ıssız bir ormana götürüyor, ağır şekilde darp ediyor sonra da üzerini soyarak erkek arkadaşı aracılığıyla videoya çekiyor ve çekilen videoyu sosyal medyada yayınlayarak büyük bir iş başarmışçasına kasılıyor. Söz konusu görüntüler sosyal medyada yayınlanınca antisosyal davranışlar sergileyen kız ve arkadaşı sorgulanmak üzere soluğu karakolda alıyorlar. Haberi okuduğumda kendimi dört tarafı uçuruma çıkan bir sorunlar yumağının içinde buldum ve olayı hangi boyuttan değerlendireceğimi ve kime sitem edeceğimi bilemez hale geldim. Kime sitem edeceksin?  Çocukları sahipsiz bırakan akraba ve yakınlara mı, kurumda barınan çocukların ruh sağlığını koruyacak önlemler almayan ve onları öz değerleri ile tanıştırmayan sisteme mi, çocukların durumundan kendilerini sorumlu tutmayan siyasilere, sözde hocalara, aydınlara, tuzu kurulara mı sitem edeceksin?

 

Başımızı hangi yöne çevirsek bir çocuğun katledilmiş masumiyeti ile karşılaşıyoruz ve çocuklar dibi görünmez uçurumlara doğru koşarken bizler sadece sitem edebiliyoruz. Peki, nasıl kül olup gitti çocukların masumiyeti? On yedi yaşındaki halinizi hatırlayın ve masumiyetin hayatınıza kattıklarını düşünün… O zamanlar haram, yasak, ayıp kavramlarına vurgu yaparak, davranışlarımızı kontrol eden büyüklerimiz, zerre kadar taviz verdiğimizde nasıl tepki gösterirlerdi? O zamanlar edep sınırlarını aşan bir durumla karşılaştığımızda yüzümüz nasıl kızarır, sesimiz nasıl kısılırdı? Edep ve hayâ insanı hayvandan ayıran ve ona kişilik kazandıran bir elbiseydi, biz bunu böyle öğrenmiştik… Peki, şimdi siz bu elbiseyi çıkardığınızda hayvanla aranızda bir fark kalır mı? Arkadaşının kıyafetlerini çıkartarak ağır şekilde rencide edene, şiddet uygulayarak onun çığlıklarından keyif alana insan denir mi?

 

Ruhen sağlıklı diyebileceğiniz bir genç arkadaşıyla sorun yaşadığında tavrı ne olur ya da ne olması gerekir? Genç birey sorununu arkadaşıyla konuşup çözüm arayabilir, anlaşılmadığını düşünüyorsa durumunu izah edebilir, haksızlığa uğradığına inanıyorsa bunu onunla konuşabilir, kendisine zarar gelebileceğine ihtimal vermişse ilişkilerine mesafe koyabilir ancak hiçbir şekilde şiddete yönelmez, hele hele edep ve hayâ sınırlarını zorlayacak tavırları aklından dahi geçirmez. Ne yazık ki toplumun değer algılarının değişmesi, eğitim sistemimizin genç bireyleri sadece mesleki alanda geliştirmeyi hedeflemesi ve sosyal medya üzerinden sergilenen şiddet ve gayri ahlâki görüntüler gençleri doğal yapılarından uzaklaştırarak suça eğilimli hale getiriyor.

Google+ WhatsApp