Macaristan altılısını gören Kemal, iğneyi batırıyor: “Gerçek olamaz!”

Macaristan altılısını gören Kemal, iğneyi batırıyor: “Gerçek olamaz!”


Yeni gündem maddemiz şu:

 

Türkiye’de 6 partinin birlik olup, Tayyip Erdoğan’ı devirme girişiminin bir benzeri, Macaristan’da hayata geçirmek istenilmiş..

 

Macaristan’daki organizasyon, rezil rüsvalıkla neticelenmiş...

 

Türkiye’deki 6 benzemezin zoraki bir araya gelmesi ile hayata geçirilmek istenilen Erdoğan’ı devirme operasyonu, büyük şaşalarla, “Geliyor gelmekte olan” sloganları eşliğinde şişirilir iken.

 

Macaristan örneği tüm hayalleri suya düşürdü..

 

Macaristan’da yaşanılanları görüp, Türkiye’deki acı sonu da hayallerinde oluşturmuş  gibi olan 6 partili ittifak..

 

“Hayır.. Hayır.. Olmaz, olamaz.. Nayır, asla.. Asla kabul etmiyoruz” diyerek..

 

Macaristan’ın, Türkiye için bir örnek olamayacağını iddia ediyorlar..

 

“Bize örnek değil.. Değil, asla.. Kabul etmiyoruz.. Etmeyeceğiz..” diye itiraz ediyorlar..

 

Oysa olay basit..

 

Kimsenin şöyle bir şey iddia ettiği yok:

 

“Macaristan’da 6 parti ittifak yaptı, ama mevcut iktidarı deviremedi. Dolayısı ile, Türkiye’de de, 6 parti ittifak yaptığına göre. Artık seçim yapmaya gerek yok. Seçim yapılmadan, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı seçildiğini ilan edebiliriz.”

 

Böyle bir şey yok..

 

Söylenilen şu..

 

Arkadaşlar..

 

Bir parti ile ikinci bir parti ittifak yaparsa..

 

İki partinin, tek başlarına aldıkları oyları toplayarak, iki partinin birlikte girdiği seçimde alacağı oyu hesaplayamazsınız..

 

Eğer bu birliktelik, benzer görüşten partiler arasında yaşanırsa, iki partinin oylarının toplamının da üstünde bir netice alınabilir..

 

Ama..

 

Birliktelik, zoraki ise.. Benzemez partilerin bir araya getirilmesi şeklinde ise..

 

Birinci partideki, ikinci partiye ölümüne düşman olanların.. 

 

İkinci partideki, birinci partiye ölümüne düşman olanların ittifaka oy vermemesi sonucunda..

 

İki partinin oylarının toplamı kadar bile oy alamayabilirsiniz.

 

1991 yılındaki Refah Partisi (Necmettin Erbakan), Milliyetçi Çalışma Partisi (Alparslan Türkeş) ve Islahatçı Demokrasi Partisi (Aykut Edibali) ittifakının aldığı oy, benzer siyasi görüşteki partilerin ittifakının, oyları artırıcı etkisine en güzel örnektir..

 

Önceki seçimleri dikkate aldığınızda, bu üç partinin oylarını topladığınızda, yüzde 16,9 oy almaları mümkün değildi..

 

Ama küçük nüans farkları ile  benzer siyasi görüşleri ve çözümleri öneren üç muhafazakar partinin birlikteliği, öyle bir motivasyon sağladı ki..

 

Ayrı ayrı alacakları oyların toplamı % 12 civarlarında olabilecek iken.. % 16,9 oyu kazandılar..

 

Tersine de örnek verelim..

 

Her ikisi de sol parti olmasına rağmen..

 

SHP’nin, PKK uzantıları ile yaptıkları ittifak sebebi ile..

 

SHP, 1986 milletvekili seçiminde yüzde 24 olan oyunu, 1989 mahalli seçimlerinde yüzde 28’e çıkarttığı halde.. 1991 seçimlerinde, listesinden PKK uzantısı isimleri de milletvekili adayı gösterdiği için..

 

1991’de oyu % 20’ye inmişti..

 

Bu hatırlatmayı yapalım, belki muhataplarımız ibret alırlar..

 

CHP için farklı bir ihtimal mümkün değil, nasıl olsa iktidara gelemiyorlar, şanslarını denemiş olurlar..

 

İP için ittifaksız iktidar olmak ihtimali sıfır..

 

“İttifakla belki” diye ümitleri var, mazur olabilirler..

 

Ama..

 

Yıllarca Tayyip Erdoğan ile birlikte siyaset yapmış Davutoğlu, Babacan ve Karamollaoğlu, zaten ittifak yapsalar da yapmasalar da iktidara gelebilecekleri yok..

 

Bu ittifakla seçime girip başarısız olduklarında, komşularının, eş-dostlarının yüzüne bakamaz duruma düşeceklerini düşünüp, kendilerine çeki düzen vermeleri gerekir iken..

 

“Tek hedef, Erdoğan’ı devirmek” diyerek, ittifaka en gönüllü siyasi partiler olarak karşımıza çıkıyorlar..

 

O zaman biz tekrar dönelim Macaristan örneğine..

 

Kendimiz çalıp, kendimiz oynamayalım..

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Macaristan örneğine itirazları üzerinden, hatırlatmalarımızı yapalım..

 

Soruluyor Kılıçdaroğlu’na:

 

“Macaristan’da Orban’ın seçim zaferi, burada bir umutsuzluk yarattı ittifaklar konusunda. Altı parti benzerliği özellikle bu yorumlara yol açtı.. Siz nasıl değerlendirdiniz”

 

Cevaplıyor, Kılıçdaroğlu:

 

“Tek benzerlik 6 rakamında... Orada ittifakın yapısı, daha çok sol partilerden oluşuyor. İttifak içindeki liberal eğilimli partinin geçen seçimde aldığı oy yüzde 3 civarındaydı. İttifak içindeki tek milliyetçi – muhafazakar parti (Jobbik) süreç içinde ikiye bölündü ve ayrılanlar yüzde 6’nın üzerinde oy alarak yüzde 5 olan barajı aşıp, Parlamento’ya girdiler. Küçük bir kentin muhafazakâr belediye başkanını aday gösterdiler. Ne ittifakın solcu seçmenlerine hitap edebildi ne de sağcı seçmenlere ‘popülist bir liderle yarışabilecek çapta’ olduğunu gösterebildi. Ayrıca ekonomik göstergeler de vatandaşların mutsuz olmasına yol açmayacak kadar iyi.. Enflasyon yüzde 8,3; işsizlik yüzde 4,5; kişi başına milli gelir ise 18 bin dolar seviyesinde. Bizde milli gelir 8 bin dolar. Enflasyon yüzde 60’ın üzerinde. Ben size sorayım, benzerlik nerede?”

 

Aslında Kılıçdaroğlu, öyle bir fotoğraf çekmiş ki..

 

“Türkiye’deki 6 partinin ittifakı” desem, yanlış olmaz..

 

“Ne muhafazakarlara yaranabilmek, ne solculara yaranabilmek” deseniz, tam Türkiye’deki 6’lı ittifakın hali..

 

Küçük küçük partilerin bir araya gelip, koca bir lideri devirmeye kalkışmaları deseniz, tam Türkiye’yi tarif ediyor gibi..

 

Ama benim esas ilgimi çeken, Kılıçdaroğlu’nun “enflasyon, işsizlik ve milli gelir”e bakıp, “Orda başarılı bir hükümet var. Tabii yenemezler” mealindeki yorumu..

 

O zaman hatırlatayım Kemal Bey’e..

 

Türkiye’nin her yıl, Macaristan’ın 9’da biri kadar nüfus artışı sağladığını dikkate alırsanız..

 

Enflasyonu (Son aylardaki % 60 geçicidir. % 12’ler seviyesini kastediyorum) azdır, çok değil.. 

 

Nüfusu artmayan, tam aksine küçük küçük sayılarla da olsa azalan Macaristan’a göre, her yıl 1 milyon kişiyi nüfusuna katan Türkiye’de işsizlik oranının, Macaristan’ın üç katı olması azdır, çok değil..

 

İflasın eşiğinde olan Yunanistan’da bile milli gelir AB’nin şişirmeleri ile 20 bin dolar gözükürken, Türkiye’nin 8 bin dolarına karşılık, Macaristan’ın Yunasitan’ın bile gerisinde kalıp 18 bin dolar milli gelir açıklaması azdır, çok değil..

 

Ama ben Kılıçdaroğlu’na hatırlatayım:

 

Macaristan’da devrilmek istenilen Orban da, eşcinsellere karış.. Türkiye’deki Tayyip Erdoğan da..

 

Orban da uzun süredir (12 yıldır) ülkeyi yönetiyor, Erdoğan da (19 yıldır).

 

Orban da otokratik yönetimle suçlandı, Erdoğan da..

 

Kılıçdaroğlu gizlese de, Macaristan’da da enflasyon hayatı zorlaştırıyor ki, 6 temel gıda ürününe, bizden önce onlar tavan fiyat açıklamışlar, bizde de açıklanmasının hazırlığı yapılıyor.. 

 

Daha sayacağım ama..

 

Görmek istemeyen göz için, istediğiniz kadar ışık tutun.. Fayda etmez..

Google+ WhatsApp