Lübnan’da sular durulmuyor

Lübnan’da sular durulmuyor


Lübnan’da siyasi istikrarsızlık ülke ekonomisini ciddi şekilde etkiliyor. Bu yüzden ekonomik problemler gittikçe büyüyor. Lübnan lirası dolar karşısında sürekli değer kaybediyor. Ulusal paranın değer kaybetmesi halk arasında fakirlik düzeyinin sürekli artmasına sebep oluyor. Bu da tepkilere ve gösterilere neden oluyor. Bu durum karşısında siyasi liderler de ağır yükün altına girme konusunda tereddüt yaşıyorlar. Onların tereddüt yaşaması ise siyasi istikrarsızlığın sürüp gitmesine sebep oluyor. Sorunların biri diğerini, diğeri berikini tetikliyor. Böylece sorunlar büyüyerek devam ediyor. 

 

Verilen son bilgilere göre ABD dolarının Lübnan parasıyla değeri en son 10 bin liranın üstüne çıktı. Lübnan lirasının değerinin sürekli düşmesi fiyatlara yansıyor. Çünkü Lübnan ekonomisi büyük ölçüde dışa bağımlı bir ekonomi. Özellikle sanayi ürünlerinin çoğunu, gıda maddelerinin de bir kısmını ithal ediyor. Bu ürünlerin fiyatları da büyük ölçüde uluslararası piyasa değerlerine bağlı. Genellikle dolar üzerinden hesaplanıyor ve vatandaşa satılırken kur hesaplarına göre lira olarak miktarı belirleniyor. 

 

Yapılan değerlendirmelere göre 2019’dan bu yana devam eden fakirleşme ve ekonominin kötüleşmesi sebebiyle ülke halkının %50’den fazlası uluslararası standartlara göre fakirlik çizgisinin altında bir gelirle geçinmek zorunda. 

 

Özellikle koronavirüs probleminden dolayı işsizlik oranında da ciddi artış var. İşsizlik oranındaki artış toplumda sosyal yardıma muhtaç ailelerin sayısının artması sonucunu doğuruyor. Ancak fakirleşme, sosyal dayanışma ve yardımlaşma imkanlarının da iyice daralmasına neden oluyor. 

 

İşin kötü tarafı ise halkın karşısında, “sorunlarımızı çözün” diyeceği gerçek anlamda bir muhatabın bulunmaması. Çünkü bir taraf, sorunların üstesinden gelemediği için istifa etti. Onun yerine geçmesi ve hükümeti oluşturması için görevlendirilen taraf ise ekibini kurmakta, siyasi ittifak sağlamakta ve hükümeti kurmakta zorlanıyor. 

 

Buna rağmen yine de halk meydanlara çıkarak halihazırdaki sorumlulara karşı tepkisini ortaya koymaya çalışıyor. Bunun için gösteriler düzenleyerek sesini duyurmaya, acılarını dile getirmeye çabalıyor. 

 

Geçtiğimiz Salı akşamı yani 2 Mart tarihinde başkent Beyrut’ta birçok yerde gösteri düzenlendi. İnsanlar muhtelif yolları kapatarak, ekonomik çöküşten dolayı maruz kaldıkları perişanlığı dile getirmeye çalıştı, fakirleşmenin durdurulması, ekonomik sorunların çözüme kavuşturulması için harekete geçilmesi çağrıları yaptılar. Benzer şekilde güneydeki Sayda ve kuzeydeki Trablus şehrinde de gösteriler düzenlendi. 

 

Haber ajanslarının verdiği bilgilere göre göstericiler lastik yakarak Beyrut’un bazı ana caddelerini trafiğe kapattılar. Benzer eylemler Sayda ve Trablus şehrinde düzenlenen gösterilerde de gerçekleştirildi. Beyrut’un doğusunda yer alan Bekaa bölgesinde de eylemler düzenleyerek yaşadıkları ekonomik sıkıntılara çare bulunması çağrıları yapanlar oldu. 

 

Göstericiler, siyasilerin ekonomik sorunlara çözüm bulmayarak kendilerini dilenciliğe ittiklerini ve her geçen gün durumlarının daha da kötüleştiğini vurgularken; bir yandan da onları hükümeti kurmamak suretiyle sorunları tamamen takipsiz bırakmakla suçladılar. 

 

İran’ın yönlendirdiği Hizbullah örgütüne yakın bir siyasi duruşa sahip olan Hasan Diyab 21 Ocak 2020’de hükümet kurmuş ancak, ekonomik sorunları çözmede başarılı olamamıştı. 

 

Uzun süre ekonomik problemlerden dolayı toplumsal olaylara ve çalkantılara sahne olan Lübnan’ın başkenti Beyrut’un limanında 4 Ağustos 2020 Salı akşamı büyük bir patlama meydana geldi. Olayda uzun süreden beri limanın depolarında bekletilen ve miktarı 2750 tonu bulan amonyum nitrat patladı. Patlama Beyrut’ta büyük hasara yol açarken en az 200 kişinin de ölümüne neden oldu.

 

Bu patlama ülkeyi ciddi bir krizin içine soktu. Bunun üzerine Diyab hükümeti istifa etti ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn yeni hükümeti kurma görevini eski başbakan Sa’d El-Hariri’ye verdi. Ama o da henüz bir hükümet ortaya çıkaramadı.

Google+ WhatsApp