Libya’da geçici yürütme otoritesi

Libya’da geçici yürütme otoritesi


Libya’da Hafter’e bağlı militanlarla geçtiğimiz Ekim ayında ateşkes sağlanmasından sonra Tunus’ta başlatılan görüşmelerde 24 Aralık 2021’de bir genel seçim yapılması kararlaştırılmıştı. Şimdi bu genel seçim öncesinde ülkeyi yönetecek olan geçici Başkanlık Konseyi veya bir diğer isimlendirmeyle Geçici Yürütme Otoritesi’nin oluşturulması için çalışmalar yürütülüyor. 

 

Geçici yönetimin belirlenmesi için oluşturulan Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun (LSDF) üyeleri arasında BM Libya Destek Misyonu’nun (UNSMIL) gözetiminde İsviçre’de yapılan ilk oylamada adaylardan hiçbiri yeterli çoğunluğun desteğini elde edemedi. LSDF üyelerinden 74 kişinin oy kullandığı ilk seçimlerde 24 adaydan hiçbiri, Başkanlık Konseyi üyeliğine seçilmek için gerekli olan yüzde 70 oy oranını elde edemedi. Bunun üzerine geçici Başkanlık Konseyi’nin belirlenmesi için ikinci aşamaya geçildi. 

 

Bu aşamada bölgesel listeler oluşturuldu. Bu kez İsviçre’nin Cenevre kentinde toplanan LSDF üyeleri geçici Başkanlık Konseyi için dört ayrı liste hazırlayarak BM Libya Destek Misyonu’na sundu. Bu listelerin her birinde bir Başkanlık Konseyi başkanlığı, iki başkan yardımcılığı, bir de başbakanlık için aday gösterilen dört isim yer aldı. Listelerde yer alan isimler arasında tabii Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) yakın duranlar da, Halife Hafter’in Tobruk’ta oluşturduğu hükümetin ve meclisin elemanları da var. 

 

Seçimi kazanacak listeden üç kişi, biri başkan ikisi de yardımcısı olmak üzere Başkanlık Konseyi üyeliğine seçilmiş, dördüncü kişi de başbakanlık görevine getirilmiş olacak. 

 

24 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek seçimlere kadar yönetimi ele alacak olan kurul seçim öncesinde ülkede güvenlik ortamının oluşturulması, seçimlerin zamanında ve usûlüne uygun bir şekilde yapılması için gereken çalışmayı yürütme sorumluluğunu da üstlenecek. Aynı zamanda seçimlerden çıkacak sonuçlara da razı olması gerekiyor. 

 

BM tarafından verilen bilgilere göre Libya’da ateşkesin gereği gibi uygulanması ve seçim öncesinde güvenlik ortamının oluşturulması için BM tarafından uluslararası gözlemciler tayin edilecek. 

 

Bütün bu gelişmeler Libya’da sorunun siyasi yönden çözüme kavuşturulması ve kan akmasının artık kesin bir şekilde durdurulması için ümit verici gelişmelerdir. Ancak devamının gelebilmesi ve ülkede gerçek anlamda bir siyasi istikrarın sağlanabilmesi için seçimlerin güvenli bir ortamda gerçekleştirileceği ve dürüstçe yapılacağı konusunda güçlü kanaatin oluşması, özellikle bu ülke üzerindeki çıkar hesaplarını güvenceye almak için karanlık işler çeviren dikta rejimlerinin müdahalede bulunmasına fırsat verilmemesi gerekir. 

 

Lübnan’da karanlık bir cinayet

 

Lübnan’da siyasi yorumcu yazar Lokman Selim, geçtiğimiz Çarşamba gecesi kaybolduktan bir süre sonra Güney Lübnan’da öldürülmüş olarak bulundu. 

 

Lokman Selim’in Hizbullah’a ve onun ortağı niteliğindeki Emel Partisi’ne yönelik sert eleştirilerinden dolayı daha önce de muhtelif tehditlere maruz kalması ve öldürüldüğü bölgenin de Hizbullah’ın etkili olduğu bir bölge olmasından dolayı cinayetin arkasında bu örgütün adamlarının olabileceği şüpheleri öne çıktı. 

 

Lokman Selim’in kendisinin de bir Şii aileye mensup olduğunu başta belirtelim. Ancak İran’ın Lübnan’a yönelik politikasından ve Hizbullah ile ortağı Emel Partisi’nin Lübnan’ı adeta İran’ın bir rehinesi haline getirmelerinden şikayetçi oluyor; bundan dolayı Hizbullah örgütüne çok sert eleştirilerde bulunuyordu. Bu eleştirilerinden dolayı da zaman zaman tehditlere maruz kalmıştı. 

 

Hizbullah örgütü Selim’in öldürülmesi olayı üzerine açıklama yaparak cinayeti kınadığını dile getirdi. Ancak bu kınama cinayetin arkasında bu örgütün elemanlarının olması şüphelerini ortadan kaldırmaya yeterli değil. Çünkü cinayetin işlendiği bölge örgütün kontrolü elinde bulundurduğu bir bölge. 

 

O yüzden cinayete yönelik tepkilerde ve protestolarda bu örgütün hedef alınması, eleştirilerin ve tepkilerin hep ona yönelmesi dikkat çekti.

Google+ WhatsApp