Lejant…

Lejant…


Batı merkezli ‘şişirme balonlar’ enformasyonu altında, Ukrayna askerî haritasının gerçek durumunu anlamak zorlu uğraşlar gerektiriyor…

 

Buna her akşam TV ekranlarında, ertesi sabah gazetelerde, aynı membadan beslenen haber ve analizleri de eklediğinizde, temizi bir yana, orijinal akıl olmadığını görürsünüz…

 

Önünde sonunda, el ele, baş başa kalınacak, ‘kazanan kim’ sorusunun yanıtına da inanmayacak bir zombi kitle, aksini düşünenleri geçin, aksini gösterenleri dahi ısıracak hale geldi…

 

Hadi bu bile görmezden gelindi diyelim.. Peki ya önümüzdeki bir ayda, savaşın finali olacak, binlerce asker ve sivilin hayatına gözlerimizin önünde kıyılacak kanlı bir yüzleşme ortaya çıkarsa?..

 

Bilgileriniz kirlendiğinde çıkarımlarınızı temize çekmeyi kendi aklınız engeller…

 

***

 

Başa dönelim…

 

ABD ve Kiev yönetimi, Avrupa’yı da yanına katarak, Ukrayna’da yaşananları ‘Rus istilası’ olarak tarif etti. ‘Doğru-yanlış’ında değiliz. Yutulan dolmayı anlatıyoruz. Moskova ise hep ‘özel harekât’ dedi. Her iki taraf da aynı etiketi kullanmayı sürdürüyor…

 

24 Şubat başlangıçlı savaşın ilk haftasında Türkiye’de konu üzerinde konuşanlar da, Donbass’la sınırlanmış bir hedefi teşhis ettiler. Bir-iki gün içinde de, Luhansk, Donetsk ve askeri teknik icabı burayı destekleyebilecek coğrafyalar analizlere dâhil edildi. Sonra nedense tüm konuşmalar, okumalar değişti…

 

Bugün, Kiev’den ve yakın yerleşim birimlerini ele geçirmekten vazgeçmiş, çekilen, büyük askeri yanlışlar yapmış, lojistiği hesaplayamamış, yanlışları yalanlara çevirerek Kremlin’e sunmuş, kurmay heyeti savruk, generalleri hapse atılmış, planlarını yutmuş, yeni çıkış yolları aramaya başlamış, adlı adınca söylenemese de yenilgiye yürüyen bir Rusya resmi var ortada…

 

Emin miyiz? Bunları söyleyenler, yazanlar, çizdikleri haritaya kefil mi? ‘Lejant’ı tam okuyabiliyorlar mı?..

 

Haklılarsa mesele yok; Rusya yenilgiyle çıkarsa, uluslararası yeni düzende ikinci lige düşecek, iç dinamiklerini tepeye kadar vuracak siyasi sonuçlarla ağır fatura ödeyecektir…

 

***

 

Yaşanan başından beri ‘özel harekâtsa’?.. Tarifi gereği sınırlı, askeri açıdan net ve açık hedefleri varsa?..

 

Rus ordusu sahada hep ‘ikili hedefler’ yürüttü. Kiev ve çevresini ‘kilitleyerek’, orta bölgelerini hava kuvvetleriyle ezerek, doğuyla ilişkisini kesmek istedi. Doğuya yani Donbass’a, Luhansk ve Donetsk’e, yine bu alanları asker, mühimmat, ulaşım, havadan destekleyecek/besleyecek yolları yok etti. Bir anlamda, doğu ile ülkenin geri kalanı arasındaki her türlü iletişimi ezdi, tüm askeri altyapıyı yok etti…

 

Moskova’ya bakarsanız, bugün Luhansk’ın yüzde 90’ı, Donetsk’in yüzde 60’ı kontrolüne geçmiş durumda. Mariupol de stratejik açıdan bu bağlama ait ve o da düşmeye yakın…

 

Bu tablo yine Rusya tarafından, ‘ilk aşama tamamlandı’ olarak takdim edildi. ABD tarafından ise, “Ruslar uğradıkları yenilgiye bu ismi takıyorlar. Değiştirdikleri planı/ricatlarını dünyaya böyle satıyorlar” olarak duyuruldu.

 

Ancak, ‘İkinci Aşama’nın ne olduğu sorulmuyor. Yokmuş gibi davranılıyor. Türkiye’de de cevabı aranan bir merak değil bu. “Her branştan uzmanlara”, “Bundan sonra ne olacak” diye sorulduğunda da, ilk planı nasıl okudularsa, ona halel gelmesin için bir takım sıradan, potansiyel askeri adımlar sıralayarak geçiştiriyorlar…

 

Oysa, Amerikan ve Rus iddialarından hangisinin doğru olduğunu bize ‘İkinci Aşama’ gösterecek!..

 

***

 

İkinci aşama, Donbass’ta büyük savaş demektir…

 

Kimi rakamlara göre 60 bin, kimi rakamlara göre 80 bin Ukrayna askeri bu coğrafyada sıkışmış durumda. Gittikçe tükenmekle birlikte bu ordunun mühimmatı, savaş hazırlığı, eğitimi, donanımı, vs. mevcut. Bu yüzden ve yine muhtemelen sıkışmış kuvvetler teslim olmayacak. Ama işte dışarıyla lojistik bağı yok. Bu bir cehennem kazanı!..

 

Dar alanda sivil Ruslar da var. Bu da, eziyetli ve uzun bir süreç anlamına gelebilir. Eğer korkulan gerçekleşirse, insanlık açısından ve bu savaşı büyütüp/besleyen, teşvik eden, fiilen katılanlar açısından utanç tabloları ortaya çıkabilir.

 

Bu olmadan savaş durdurulabilir, bir anlaşma imzalanabilir mi?..

 

Başta Türkiye bir kaç samimi ülke bu hedefe yönelmiş görünüyor ama ana aktörlerde hiç o hava yok. Eğer Rusya’nın ‘ikinci aşama’ olarak tarif ettiği ana/nihai hedef ise, savaşın yarına bitmesi mümkün gözükmüyor.

 

En az bir aylık süreden bahseden uzman yorumları var. Batılı kaynaklar bu zamanı, Rusya’nın, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın teslim belgesini imzaladığı gün (9 Mayıs), başka deyişle ‘Nazilere karşı zafer’ olarak ilan edeceği takvime bağlıyorlar. Bu da bir ay işte. ABD bu tarihi, Rusya’nın yenilgisini içeri pazarlama zamanlaması olarak veriyor. Moskova ise Batı’nın uğradığı ‘yenilginin büyüklüğü’nün ortaya çıkacağı gün olarak hesaplıyor.

 

‘Büyük yenilgi’ gerçekleşirse, sadece sahadakiler kaybetmiş olmayacak…

 

***

 

Bu vesileyle randevu verelim. Neonazilerin Ukrayna’daki mevcudiyetleri ve Batı tarafından nasıl beslendikleri, Türkiye’de hakkıyla bilinmiyordu.

 

‘Ne alaka’ diye konuşup, yazanları gördük. Şimdi Polonya ve Almanya özelinde de bu konuyu akıl kasamıza kaldırıp, zamanı gelince, yeni Avrupa ve küresel düzen özelinde nasıl bağlandıklarını, Ukrayna ertesinde ortaya çıkacak, örneğin militarizasyon sürecinden geçmiş bir Almanya’daki ağırlıklarını tartmamız gerekecek!

 

Yine Ukrayna sürecinde ihmal edilmiş ‘dinî faktörler’ başlığını da açmamız gerekecek. Onlar da rabıtalı. Neonaziler, dinî etmenler ve NATO bileşendir!..

Google+ WhatsApp