Küresel elitlerin dijital dünya hayalleri

Küresel elitlerin dijital dünya hayalleri


2017 tarihinde Riyad’da Gelecek Yatırım toplantısına katılan ve burada yaptığı konuşmasının ardından kendisine Suudi Arabistan vatandaşlığı verilen robot Sophia’yı hatırlarsınız. Gelecekle ilgili yatırım toplantısı için seçilen şehir ve burada bir robotun öne çıkarılıp Suudi Arabistan vatandaşlığı verilmesi… Ne kadar manidar değil mi? Başımı avuçlarımın içine alıp,  olup bitenleri anlamaya çalıştım. Nerede yaşıyoruz? İnsanın ve eşyanın rol değiştirdiği dijital bir dünyada mı? Yerkürede mi?  Göklerin derinliklerinde mi? Sanal bir âlemde mi? Neyiz? Kimiz? Sonra bütün dikkatimi topladım ve virüslerden, yapay zekâdan, dijital hayattan, uzayda hayat olup olmadığından bahsedildiği bir dönemde Sophia’yı anlamakta güçlük çekmedim… Sophia öyle sanıyorum ki ayakları toprağa basan Âdemoğullarının, sanalla gerçek arasında devir daim eden sürece adapta olabilmeleri için kullanılacak bir araçtı. Sophia Âdemoğlunu tasarlanan dijital dünyaya ısındırmak için öngörülmüş itici bir güç, bir denekti. Kendisine sadece vatandaşlık değil, ısındırma ve asimilasyon rolü de verilmişti.

 

Can taşıyan fertler vatandaşlık alabilmek için onca prosedürle karşılaşırken nasıl oluyordu da robot Sophia bu kadar kolay yol kat edebiliyordu? Bu acaba İsrail ve ABD ile işbirliğine soyunan Suudi yönetiminin yeni rolüne mi işaret ediyordu? Müslüman halkların kültürel dönüşümüne yönelik bir adım mıydı? Müslüman kadına sunulmuş bir model miydi? Zira Sophia İslami usullere göre giyinen ve bu minvalde yaşayan Arabistanlı Müslüman kadınların aksine Batılı bir kadını sembolize ediyor ve bütünüyle Batı’nın renklerini taşıyordu. Hatırlarsınız Sophia’nın boy gösterdiği günlerde Prens Selman ılımlı İslam projesi ekseninde alınan kararlarla gündeme geliyor ve kadınların yaşam tarzlarının değişiminden, sinema yasağının kaldırılmasından, eğlence merkezlerinden ve NEOM projesinin bölgedeki öneminden bahsediyordu. Ve bizler çatırdayan bir medeniyetin çöküşünü ve elmayı asıl yiyip bitiren şeyin içerideki kurtlar olduğunu görebiliyorduk.

 

Sophia, yenidünya düzeni adına alınan kararların bir yansıması, birey ve toplumları yapay zekâya, insanımsı robotlara, uzayda yaşam olup olmadığına, tasavvur edilen dijital hayata ısındırmak için kullanılan bir araçtı. Nitekim robot Sophia dünya Kovid-19 ile tanışmadan önce Business Insidera verdiği röportajında insanları çok sevdiğini ve onların beyinlerindeki bilgileri genişletmek için yapay zekâ anlayışına çok yaklaşacaklarını söylüyordu. Bütün dünyayı etki altına alan virüsle birlikte kapalı kapılar ardında hazırlanan senaryolar gün yüzüne çıkmaya başladı. İnsanlar virüsten korunmak için çareler ararken küresel elitler bu süreci bahane ederek tasarladıkları dijital hayata odaklandılar. Ve bizler hiç aşina olmadığımız, yapay zekâ, dijital para, insanımsı robotlar, yapay et gibi söylemlerle karşılaşmaya başladık.

 

Allah, evreni sarsılmaz bir intizam, bir işleyiş ve hiyerarşi üzerine yaratmıştır. Ancak kendilerine ilahlık payesi verenler bu düzeni sarsmaya ve hâşâ “ben daha iyisini yaparım” tarzında bir yaklaşımla dünyanın bu ahengini bozlaya çalışıyorlar. Dünya hepimizin müşterek kullanım alanı ancak küresel zorbalar bizi yok sayıyor, bizim ne düşündüğümüze ne hissettiğimize zerre kadar ehemmiyet vermiyor ve yeryüzünde fesat çıkarmaya devam ediyorlar. Kendilerine ilahlık payesi veren şer odaklar, Allah’ın koyduğu intizamı tarumar ediyor, ekmeğin, suyun, havanın fıtratını bozuyor ve yeryüzünü yaşanmaz hale getiriyorlar. Fakat biz inanıyoruz ki zulümle örülen medeniyetler yıkılmaya, yok olmaya mahkûmdurlar. Biz inanıyoruz ki Allah şer odakların kurdukları bu tuzakları kendilerine çevirip merhametli yüreklere kapı aralayacaktır. Yani şiddet kaybedecek merhamet kazanacak…

Google+ WhatsApp