Kurban Bayramı arefesinde bir sosyal demokrat söylem!

Kurban Bayramı arefesinde bir sosyal demokrat söylem!


Yok yok..

 

Suriye’nin, şunun şurasında bir asır önce, aynı devletin toprakları arasında olduğunu söylemeyeceğim..

 

Türkiye’nin güneyinde, emperyalizmin çizdiği sınırla, aynı ailenin bir bölümünün Suriye’de, bir bölümünün Türkiye’de kaldığını uzun uzun anlatmayacağım..

 

Sosyal demokratların anladığı dilden anlatayım..

 

Sosyalist Enternasyonal’e üye olan CHP’nin, aslında sınırları ortadan kaldırma söylemi ile, Suriye’de savaştan kaçan insanlara kapıları kapatma gaddarlığını nasıl bağdaştırdıklarını sormakla başlayalım..

 

Yıllar öncesinin, aylar öncesinin söylemi değil.

 

Kurban Bayramı’nın hemen bir gün öncesinde..

 

CHP Genel Başkanı sıfatı ile, Kemal Kılıçdaroğlu, bakın ne buyuruyor:

 

“İktidarımızda Suriyeli misafirlerimizle helalleşip iki yılda memleketlerine uğurlayacağız. Bu iktidarımızın en önemli beş önceliğinden biridir.”

 

Kemal bey Suriyeli kardeşlerimize cabbarlığı yapıyor ama..

 

Sözleri hayli nazik: “Hellaleşeceğiz”

 

Nasıl helalleşeceksin?

 

Ne aldık ki, Suriyeli kardeşlerimizden, helalleşelim?

 

Türkiye verdi..

 

Verdiğinden rahatsız değil..

 

Ama Kılıçdaroğlu hem Suriyelilere gösterilen yardımdan, ev sahipliğinden şikayetçi.

 

Hem de, sözlerini ustaca bir kibarlık içerisinde, süslü cümlelerle kamufle ederek sunuyor..

 

“Helalleşeceğiz”.

 

Sen şuna, “Kapının önüne koyacağız” desene.

 

Sen şuna, “Zalim ve katil Esed’in son birkaç yıldır içtiği kan azaldığı için, ona vampirlik yapabilmesi için, buradaki insanları götürüp, katilin bombalarına teslim edeceğiz” desene..

 

Suriyeli Arap, Suriyeli Türkmen.. Veya Suriyeli Kürt ayrımı yapmak istemem..

 

Ama bunların riyakârlıklarını ispatlamak için.

 

Hem CHP’nin.. Hem de Kürtler üzerinden bir yandan ırkçılığa soyunan, bir yandan da Kürtlerin ezildiğini iddia eden CHP’nin ortağı HDP’lilerin  sahtekârlıklarını gözler önüne sermek için “Suriyeli Kürtler” tanımlaması yapacağım..

 

Ve soracağım Kemal kılıçdaroğlu’na: “Türkiye’de 3 milyon 600 bin Suriyeli olduğunu söylüyorsun. Bunların en az 800 bini de Kürt. Onları da, kendilerine onlarca yıldır nüfus kağıdı bile vermeyen Esed’in zulmüne mi teslim edeceksin?”

 

Evet, sorum bu..

 

CHP bir yandan HDP ile seçim ittifakına soyunuyor.

 

HDP, bir yandan Türkiye’deki Kürtlerin de, Suriye’deki Kürtlerin de zulme uğradıklarını iddia ediyor..

 

Türkiye, kendi içindeki Kürtlere zulmettiği yok da..

 

Kürtleri istismar ederek, kendi menfaatlerini gözeten bu ahlaksızları iddialarında boğmak için hatırlatıyorum: “Türkiye, Suriyeli Kürtleri de, Suriyeli Araplardan ve Suriyeli Türkmenlerden ayırmayarak, ülkesine kabul edip, onları ağırlıyor..”

 

Tam bu noktada..

 

“Kürtler Türkiye’de eziliyor. Dünyanın her yerinde eziliyor” diyen HDP’nin, “Suriyelileri savaş bitmeden kendi ülkelerine göndermeye kalkışan CHP’ye, bir cevap vermeleri, bir uyarıda bulunmaları gerekir iken..

 

“Siz nasıl sosyal demokratsınız? Siz nasıl insansınız? Siz nasıl ...” demeleri gerekir iken..

 

Bir de bakıyoruz ki..

 

Türkiye’ye sığınan Suriyeli Kürtlerin bile, Esed zalimine teslim edilmesi yönündeki CHP politikasına, HDP’liler tek kelime ile itiraz etmiyorlar..

 

800 bin Kürt’ün, CHP eli ile.. Sosyal demokrat geçinen Kemal Kılıçdaroğlu eli ile.. Eli kanlı terörist Esed’e verilmesi taahhüdüne, HDP’nin siyasetçileri, “gık” bile diyemiyorlar..

 

İşin bir başka vahim yanı da..

 

Türkiye’nin, Batı’ya yeri geldiğinde, “sınır kapılarını açarız, haddinizi bilin.. Türkiye’ye verdiğiniz sözleri tutun” şeklinde çıkış yaptığında, “Avrupa’ya şantaj yapmaya kalkışıyoruz. Bunu pahalıya öderiz” diyenler.

 

Şimdi.. Kendileri, hem Suriyelileri kendi ülkelerine göndermeye kalkıyorlar.

 

Hem de, sözlerinde samimi iseler, Türkiye’de Suriyeli kalmayacak olduğu halde, Avrupa’dan taleplerde bulunacaklarını söylüyor..

 

Açık açık, “‘Elinizi cebinize atacaksınız”  diyeceğini söylüyor..

 

Ve Kemal bey, kendisinin dahiyane çözüm şeklini kamuoyu ile paylaşıyor..

 

Meğerse, CHP Genel Başkanı, Avrupa’ya diyecekmiş ki, “Suriye’de yolları yapacaksınız.. Okulları hastaneleri yapacaksınız.. Biz de Suriyelileri ülkelerine yollayacağız!”

 

Yani bunu söylemek için, uzun uzun düşünmeye, uzun uzun kafa yormaya gerek yok..

 

Hani, Batı’nın Suriye’deki yolları, okulları, hastaneleri yapmalarına bile gerek yok. Sadece Suriye’yi karıştırmasalar, yetecek..

 

Sadece Suriye’de insanların birbirini öldürmemeleri için, silah yollamasalar yetecek de..

 

Bu kirli politikaya bile, dünya seyirci kalır iken.

 

Kılıçdaroğlu, Esed’in yeni Suriye’deki rolü hakkında tek kelime etmeden..

 

“Avrupa’ya, Suriye’nin altyapı harcamalarını yaptırıp, Suriyelileri de ülkelerine yollayacağız” diyor.. “Helalleşeceğiz” derken..

 

 Hani mafya babalarının helalleşme metodları vardır ya..

 

O türden bir helalleşmeyi kastediyor..

 

“Ya hellaleş, ya da helalleş” diyor..

 

Bugün, Suriyelileri ağırlayan Türkiye’ye verdikleri 6 milyar avroyu bile daha tamamen ödememeşi AB’a, bugüne kadar iki çift laf etmemiş/edememiş olan Kemal bey..

 

Bir de kalkmış, “Suriye’nin yollarını/hastanelerini Avrupa’ya yaptıracağız” diyor..

 

Allah, mazlum insanları, bu sözde sosyal demokratların eline bırakmasın.

 

Şu bayram arefesinde, Allah tüm ezilen insanlara acısın.. Amin.

Google+ WhatsApp