Kur garantili hesap helal mi, haram mı?

Kur garantili hesap helal mi, haram mı?


İslam alimi değilim..

 

Sadece İmam Hatip mezunuyum ve bir yıllık da Yüksek İslam Enstitüsü eğitimim var..

 

Ama dinimi öğrenmeye çalışan bir müslümanım..

 

Ayrıca hukuk tahsili aldığım için, kuralları uygulama, teorik anlamda çıkarımda bulunma noktasında, az buçuk bir tecrübem vardır..

 

Bu altyapı ile söyleyeyim..

 

“Verilen fetvalardan yola çıkarak, sınırları ve tanımlaması net olan olaylara uygulayarak kanaat açıklamak için çok da derinlemesine bir din eğitimine gerek olmadığı”nı hatırlatıp..

 

Zaten söyleyeceğimizin, dini yönünden ziyade, mantıki bir çıkarım olduğunu belirtip..

 

Aktüel tartışmaya geçelim.

 

“Kur garantili TL hesabı faiz midir, dolayısı ile haram mıdır değil midir?

 

1) Yeni tartışma ile ilgisi olmaksızın, eski dönemlerde de konuştuğumuz üzere, klasik bankalarda, faizli TL hesapları, haram mıdır..

 

Haramdır..

 

Bu konuda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi, hiçbir İslam aliminin de reddetmediği kesinlikte “nas” var mıdır?

 

Vardır..

 

2) Yine yeni tartışmalara bağlı kalmaksızın.. Eski dönemlerde genel olarak kabul edildiği üzere, katılım bankalarında hesap açıp, kâr payı almak faiz midir?

 

İslam alimlerinin genel kabulü, kâr payı faiz değildir. Dolayısı ile haram değildir..

 

3) Şimdi yeni tartışmaya geçelim.. a) Haram olan faiz getirisi olan hesaba, bir de kur garantisi verilmiş olması halinde, bu faiz midir? Haram mıdır?

 

 

Anası haram olanın yanında, bir ekleme geldiğinde, o eklemeye bakıp, anası haram olan şeyin, helalliğe dönmesi mümkün mü?

 

Değil.

 

Yani..

 

Klasik bankada açılan faizli hesap, kur garantisi getirildi diye helale dönüşür mü?

 

Dönüşmez..

 

Mantıken dönüşmez..

 

b) Denirse ki, kur garantisi miktarı helal mi?

 

Bir müslüman, niye faizli hesap açar ki, onun bir de kur garantisini tartışalım der, bu konuya cevap vermenin gereksizliğini hatırlatırım.

 

c) Şu ihtimal, belki cevaplandırılmaya muhtaç.. 

 

Kur garantili faizli hesapta, vadenin sonunda kurdaki yükselişin getirdiği, faiz miktarından daha yüksek ise.. 

 

Faiz olarak değil, kur garantisi olarak verilen para helal midir?

 

Başlangıçta faizli hesap açıldığı için, ben yine buna da kimsenin helallik fetvası verebileceğini sanmıyorum..

 

4) Esas gündemimiz ise şu:

 

Katılım bankalarına da, kur garantili kâr paylı TL hesabı açma imkanı getirildiğine göre..

 

Katılım bankasında, kâr paylı hesabın, yeni getirilen imkan ile kur garantili olarak kabul edilmesi helal midir?

 

a) Katılım bankasında kâr paylı hesap açılması, genel olarak  İslam alimleri tarafından helal kabul ediliyor. (Bazı alimler, kâr payının, mevcut sistemde faize çok benzediğini söylüyorlar. O konuda görüş serdetmiyorum. Sadece bu görüşün de azınlıkta da kalsa olduğunu hatırlatıp, geçiyorum. O ayrı bir sorun olduğu için atlıyorum. Bugünün değil, dünün sorunu olduğu için atlıyorum. Kur garantili hesap ile gelen bir değişiklik olmadığı için atlıyorum.)

 

Bu durumda, yeni değişiklik gereği gelen ne? Kur garantisi verilmesi.

 

Bunu kim veriyor?

 

Devlet veriyor.

 

Garantinin miktarı belli mi?

 

Değil.

 

Faizde miktar önceden belli midir?

 

Bellidir..

 

Kur garantisinde, vadenin sonunda mutlaka bir kur farkı tahakkuk edecek midir?

 

Hayır.

 

Kur yükselmezse, kur farkı ödemesi de yoktur.

 

Faizde, vade sonunda bir fark ödenmeme ihtimali var mıdır?

 

Yoktur..

 

Bu durumda kur garantisinin faize benzemesi sözkonusu mudur?

 

Uzaktan yakından bir ilgisi yok.

 

Hatta şunu bile söyleyebiliriz..

 

Ortaklıkta, ticarette kâr-zarar kardeşliği vardır..

 

Faiz ile arasındaki en temel fark da budur.

 

Kâr da edebilirsiniz. Zarar da edebilirsiniz..

 

Kur garantisinde kâr etme garantiniz var mı?

 

Yok..

 

Zarar etmeme ihtimaliniz, belki küçük bir şüphe oluşturabilir..

 

Bunu da, Hayrettin Karaman hoca, “Devletin bir hibesi olarak” yorumluyor..

 

Ordaki tartışmaları yine de bir kenara not edip.

 

Biz bu tartışmanın, siyasilerdeki ve medyadaki yansımalarına geçelim.

 

Sabah akşam dindarlara hakaret eden Cumhuriyet gazetesinin sürmanşetinde, “Diyanet’ten haram fetvası” başlığı atılmış.

 

Aman aman. Bizim namaz kılmamıza bile laf çakan laikçi Cumhuriyetçilerimiz, haram-helal de mi biliyormuş ki. Diyanet’in fetvasını yorumlamaya kalkmışlar..

 

Yaptıkları çakallık.

 

Kimse, faizli hesaba haram değil açıklaması yapmıyor. Erdoğan da yapmıyor, Diyanet de yapmıyor.

 

Faize bulaşanlar için, bugün de faizli hesap açma imkanı var. Yarın da bu imkan engellenmemiş.

 

Ama bir ilave ile katılım bankalarında da insanlarımız hesap açabilir. Erdoğan’ın da tavsiyesi, büyük ihtimalle katılım hesabı açılması. Bunun da dövizden dönüş ile açıyorsanız, kur garantili olmasından insanların istifade etmesi.

 

Burda ne sorun var? Bugünkü faizli hesaplar, zaten Cumhuriyet’çilere göre, normal.

 

Haramlığını hiç dile getirmiyorlar, zaten.

 

Kur garantisi çıkınca mı, “İslam dini, aklına geliyor”, Cumhuriyet’in!..

 

Biz hatırlatalım. Dün de bankadan alınan faiz haram idi. Yarın da haram. Erdoğan’ın kur garantili çözümünde de haram.. Kur garantisinde de haram.. Döviz hesabındaki faiz de haram.

 

Ama..

 

Katılım payı hesabı açma imkanı var. Onu da Diyanet’e sorsaydı, Cumhuriyetçiler, Erdoğan’ın esas önerdiği çözümü görürlerdi..

 

Aslında Cumhuriyet’in yaptığı da, çok önemli değil de.

 

Milli Gazete’ye ne diyelim?

 

Faiz indirilirken.. Birilerinin tezine göre, de, faiz indirildiği için dolar yükselirken. Dolar 18’e gelmiş iken.

 

“Dolar zıplıyor” diye faizin indirilmesini eleştiren, “Çoğu haram da, azı değil mi” diye nazire yapan Milil Gazete.

 

Şimdi kur garantili hesap imkanı gelince.. Dolar yerlerde sürünmeye başlayınca..

 

“Faizci ekonomiden hayır gelmez” manşeti atıyor.

 

Erdoğan da dün onu diyordu ama. Onun  gereği olarak faizi indiriken, Milli Gazete azıcık sabretmeden, o tarihte Erdoğan’ı eleştirip, “Dolar zıpladı” manşeti atıyordu.

 

Ne diyelim şimdi?

 

“La ilahe illa ente, sübhaneke inni küntü minezzalimin” (Meali: Yarabbi, sen her türlü noksanlıktan, eşi-ortağı olmaktan uzaksın. Şüphesiz ki bizler, kendine yazık edenlerden/zulmedenlerden olduk!”

Google+ WhatsApp