Koloni zihniyetinin yansımaları

Koloni zihniyetinin yansımaları


Yabancı kavramlarla yazmaktan pek haz almam, beni rahatsız eder. Kimi kavramları yazma zorunluluğu veya ne demek istediğimizin getirdiği bir zorunluluk.

 

Koloni, sömürge zihniyeti. Yani emperyalizm zihniyetinin varlığı ve onun oluşturduğu egemenliğin güdümünde oluş.

 

Zaman zaman kimi vurgularımız oluyor. Bunlar bazan yeterli olmuyor, açıklama ve yorum gerektiriyor.

 

Batı düşüncesinin egemenliğindeki eğitimin, medya gücünün -buna basılı metinler, gazete, dergi, kitap, reklâmlar, sosyal medyanın tamamı dâhildir- varlığı sonucu toplumda, kimi çevrelerin etkisiyle gelenek, medeniyet düşüncesi durduk yere yargılanıyor. Batı düşüncesinin içindeki oluş ile sorunlar kendisinden kaynaklandığı hâlde yerel deyimle semer aktarılıyor. Toplumun bunalımının nedenleri nedir, cinayetler, soygunlar, hırsızlıklar, ahlâkî sorunlar neden kaynaklanıyor? Günümüz insanı yüz yaşında bile olsa bu eğitimden geçmiş Batı ruhunun kültüründen beslenmişlerdir. Medeniyete bağlı kültür daha çok ailede, kimi sivil kurumlarda, camilerde, kurslarda edinilebilindiği kadar ediniliyor. Yani saf bir İslâmî eğitimden söz edilemiyor.

 

Dini eğitim alanlarda bile ne yazık ki materyalist düşünüşün etkileri beliriyor. Hatta metafiziği, kimi mucizeleri bile Batıcı bir zihinle açıklamaya ve anlamaya çalışıyor ve karşı çıkıyorlar. Yıllarca dini eğitim verenlerin deist olmaları bu anlamda düşündürücü. Böyle olunca da sağlıklı bir düşünüş ve güven ortamı oluşamıyor.

 

Kültürler ve medeniyetler buluşunca birbirini etkiliyor. Güçlü olanlar bunu kendine ait bir hâle dönüştürüyor. Müslümanların asıl sorunu da burada düğümleniyor. Osmanlı Devleti’nin çöküşünde medresenin kendini yenileyememesi, tıkanmasıdır. Diğer kurumlar ise tamamen koloni zihniyetine teslim oluyor. Aradaki uçurum büyüyor.

 

Günümüz eğitim kurumları tamamıyla yabancı düşüncenin etkisinde. Mantık ve yaklaşım olarak. Bunda gücün de etkisi var. Eğer güçlü değilseniz güçlülerin etkisinde olursunuz. Eğitim ve kültürde sorun budur. Koloni zihniyetinin egemenliğinde.

 

Diller burada çok etkili. Bu elbette ısrarla vurguladığımız “güç” sorunuyla ilgili. Çocukların ana dilleri bile Türkçe yerine İngilizcedir. Aileler büyük hevesle çocuklarına diji aletler vasıtasıyla öğretiyorlar. Türkçe konuşma bir sorun. Bu salt Türkçe ile ilgili bir sorun değil. Türk, Kürt, Arap, Fars halklarının çocukları yabancı dil ile ilk emzirişlerini yapıyorlar, o ruhu özümsüyorlar.

 

Toplumlar kendi değerlerini çocuklarına verseler bile bir yere kadar etkili olabiliyorlar. Bugün için düşünce ortamına bakıldığında toplumdaki kargaşanın nedenleri anlaşılabiliyor. Ahlâkî değerlerin iyice törpülendiği, yok sayıldığı bir süreçte bulunuluyor. Sapkınlıkların savunulur olması da bunun bir sonucu. Karşı olanların hayattan nasıl dışlandıkları görülüyor. Sapkınlıkların savunulması, ilgi görmesi ve meşruiyet kazanması bu eğitim ve hayat anlayışının nedeniyledir. Çok da baskın bir durum var. Yadırgama bir yana bırakılsın kanıksanan bir süreçten ve sonuçtan söz ediyoruz.

 

Koloni zihniyeti korosu belli zamanlarda sesini fazlasıyla yükseltiyor ve etkili oluyor. Neden bu böyledir? Emperyalizme karşı olanlar, öyle görünenler açıkça onlardan yana bir tavır takınıyorlar. Elbette bunun nedeni Müslümanlık ve Müslümanlar. İşin asıl ironisi de düşüncelerinin oluşturduğu suçların, günahların, yanlışların İslâm düşüncesinden kaynaklı olduğunu öne sürmeleri ve bunda da ısrar etmeleri.

 

Emperyalizm beslemeli kimi terör örgütlerinin söylemlerine neden olması, bunu da ısrarla öne sürmeleri. Geçmiş zamanda kimi terör örgütlerinin kritik zamanlarda öne çıkmaları, parlamaları ve sonradan yitmeleri. Buna rağmen bunlar üzerinden İslâm ve Müslümanların hedef alınması koloni zihniyetinin oluşturduğu bir gerçek. Müslümanlar bu ağır saldırılar karşısında kendilerini bile savunamıyorlar. Kendi gerçek yüzlerini bile gösteremiyorlar. Suçluluk ve mahcubiyet duygusu ağır basıyor. Hakikat ancak kendi bütünlüğü içinde anlaşılır.

Google+ WhatsApp