Kızıl nota…

Kızıl nota…


Türkiye’de hakim kanaat Rusya’nın Ukrayna’ya herhangi atakta bulunmayacağı yönünde. Diğer taraftan.. Kağıt üzerinden de baksanız sahadan da, ‘savaş şartlarının’ hepsi tamam. Son ana kadar tank paletlerinin dönmesini durduracak fazla değişken bulunduğundan, ‘savaş çıkar’a kalıbımı basmam. Ama ‘çıkmaz’a hiç basmam!..

 

Şakası olmaz; ‘jeo-politik paradigma değişikliği’ konuşuyoruz.. Savaşsız olduğu ne zaman görülmüş…

 

Bu yüzden marka haber kanalların vasat/klişe söylemleriyle, ‘farklı fikir çıkar da ekranda donar kalırım’ diyen ‘rutin konuk-kafadarlar’ arasında da mutabakat var. Sıra dışı bir şey söyleyip, hele bilgi verip birbirlerini ‘bozmuyorlar’. Zaten öyle bir merakı, çalışması da yok ‘uzmanların’.. Maksat ‘çark’ dönsün. Rusya ile ABD arasındaki mesele de biraz o; ‘çark dönsün’…

 

***

 

Rusya-ABD krizini şöyle şemalaştırabiliriz; Bir, iç politika. İki, bölgesel. Üç, küresel, yani ‘büyük harita’…

 

Bir; Moskova ve Washington içeriye satabilecekleri büyük bir krizle oynuyorlar. İhtiyaçları da var. Putin avantajlı çünkü takvimi geniş, iç istikrarsızlıkları nisbeten kontrol altında ve ekonomisi sanıldığı kadar berbat ya da çökme noktasında değil!

 

Biden ise muhtemelen hem ikinci başkanlık dönemini hem de ilkinden kalan bakiyeyi de kaybedeceği ara seçimlerin eşiğinde duruyor. Amerikalı kanaat önderleri ve medyaya bakarsanız, Kasım’da Biden siyaseten ölecek. İç dengesizlikleri de çok. Sadece Kongre’ye değil, askere de hakim olamadığı söyleniyor. Ekonomi ise kötü. Düzeltebilecek olsa da zaman yok…

 

İki, bölgesel; Washington, sorun çıkararak Rusya’yı-alana-‘dağıtmak’ istediği tüm başlıklarda kaybediyor. Afganistan, TransKafkasya, Kırım, Kazakistan, Balkanlar ve geriye/sırada Moldova kalmış görünüyor. Karadeniz’de de iş Ruslar’ın-muhtemelen Beyaz Saray’ı iyice gıcıklandırmak için-ortaya attığı, ‘eliniz değmişken Bulgaristan ve Romanya’dan da NATO varlıklarını çekin’e kadar gelmiş durumda.

 

Üç, küresel. Yani meselenin özü; ABD, Çin’le yüzleşmek için arkasını sağlama almak adına Rusya’yı ‘yanlamak/etkisizleştirmek’ istiyorsa, bunun için büyük bedel ödemek zorunda. Hatta belki ödese de iş o kıvama gelmeyecek…

 

Avrupa ülkelerinin de ABD lehine kafaları yatmış değil. Almanya’nın yan çizdiği gün gibi ortada. Son olarak Alman Deniz Kuvvetleri generalinin üstelik Hindistan’da, ‘Rusya haklı’ya bağladığı açıklamaları mum dikmiş bulunuyor. İngiltere’nin Ukrayna’ya yardım yükleyerek gönderdiği uçakların hava sahasından geçmesine bile izin vermedi.

 

Fransa başından beri yan çiziyor. ‘Naylon Napolyon’ da seçimlere hazırlandığından, ABD’nin etrafında gözükmek istemiyor. Fazlasını söyleyelim, Amerikan senaryosunun ana aktörü Polonya bile oyundan çıkabilir! O da bir şey değil, Ukrayna’ya demokrasi getirmeye çalışanlar, herhangi bir istikrarsızlık halinde Rus azınlık bir yana, bizzat Ukraynalılardan da emin olmasınlar! Ağır mesele ‘enerjiye’ hiç girmiyorum. O işin bir ucu Akdeniz’de Türkiye’ye bağlandı, öbür ucu Rusya-Çin arasında Moğolistan’a…

 

Kısaca, Avrupa başkentlerinden gelen, ‘biriz, diriyiz’ efelenmelerine kulak asmayın…

 

Ama şunlar hep iri burçlar; ‘Dokuzlu, Altılı, Türk Devletleri Teşkilatı, Azerbaycan-Türkiye, Kazakistan’. Setler bugün Doğu’yu durdurur yarın Batı’yı. Belli olmaz. Mühim olan ‘aklı’ anlamak…

 

Maddeler böyle ise krizin yaşamasını kim ister? ABD mi Rusya mı? Rusya’nın istediği, bu avantajlı durumdan geçmiş kayıplarını yeni dünya düzenine uygun telafi ederek çıkmak. Biden’ın istediği ise iç politika jokeri çıkarmak!..

 

***

 

Rusya, batı sınırında NATO varlığına daha fazla müsamaha gösteremez. ABD de geri adım atarsa ‘kendi üzerine basacağını’ biliyor…

 

Baltık-Karadeniz hattında Rusya’yı ‘tampon bölgelerinden’ mahrum bırakırsanız, ülkenin ulusal güvenliği tehlikeye girer ayrı konu, Putin’in politik geleceği tehlikeye girer ana konu! Seçimlere kadar içerisi de karışır!

 

ABD 1990’dan bu yana gelen kazanımlarını nasıl gözden çıkarır? Üstünlüğünü nasıl terk eder? Mümkün gözükmüyor. Zaten hem Beyaz Saray gider hem Çin gelir! Rusya’yı budamadan olmaz…

 

Yani.. Sonuç; Ukrayna artık bir savaş/test alanıdır…

 

Şimdi ABD/Batı dünyaya Rusya’yı saldırgan olarak gösteriyor. ‘Saldır’ olarak okuyalım. Ukrayna NATO üyesi değil ama şu an NATO’dur. Böyle kalırsa Moskova düşer. Kalmazsa NATO düşer. NATO düşerse…

 



 

Başkan Biden kötüye giden iç çekişmeleri, Avrupalı müttefikler arasındaki farklı görüşleri ehlileştirmek için krizi/savaşı çağırıyor…

 

Bunların üstünde ABD’nin tarihsel süreç içinde geliştirdiği Rusya karşıtı daha doğrusu Putin karşıtı bir stratejisi var. Bu Cumhuriyetçiler, Demokratlar ve ‘müesses nizam’ arasında Biden’ın işini kolaylaştıracak ortak zemin üretebilir. Yani, ‘dava’ yaratmaya/diriltmeye çalışıyor…

 

Putin’e halk desteği hâlâ yüzde 60’ın üzerinde. (Biden yüzde 32.) Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların, Putin’e, ailesine hatta metresine yönelik olması bu demek. ABD istihbarat camiasının Rus siyasetinde

 

liberal bir platform yaratıp lider üretmeye yönelik girişimleri başarısız. Putin’in şahsını vurmak, Rus elitleri arasındaki huzursuzluğu besleyecek!..

 

Rusya’nın ‘kırmızı çizgileri’ belli. Zamanı da yok. Ukrayna dönüşü olmayan noktaya ilerliyor…

 

Bu yüzden Rusya uzun vadeli siyasi bir anlaşmayı hedeflerken, ulusal güvenliğini/Putin’i garanti altına almak için sahada yeni gerçekler yaratmak zorunda. Aslına bakarsanız, askeri müdahale gelirse ortaya çıkacak harita bile belli…

Google+ WhatsApp