Kısa İnsanlık Tarihi: 'Allah'a ve Kitab'ına İhânetin Hikâyesi

Kısa İnsanlık Tarihi: 'Allah'a ve Kitab'ına İhânetin Hikâyesi


 

Kur’an’da anlatılan risâlet tarihi insanlık hakkındaki TEK SAHİH TARİHTİR. Şu varlığın içinde insanlığın geçmişi ile ilgili Kur’an’dan daha sahih bilgi verebilecek ikinci bir kaynak yoktur. İnsanların karanlığa taş atarak uydurup düzdükleri tarihe şöyle bir soru sorsak: 

 

“İlkellikten başlayarak en modern zamanlara kadar uzanan uzun bir geçmişte insanlık en fazla hangi konuda tecrübe sahibi oldu?” 

 

İnsanların uydurup önümüze koyduğu tarihin vereceği cevap tek bir tane olmayacaktır. O tarih bize gururla şunu diyecektir: 

 

“İnsanlık komün hâlinde mağaralarda avcı-toplayıcı bir yaşam biçiminden çıkarak yerleşik hayat yaşayacağı şehirler kurmanın yani bir arada yaşamanın tecrübesini kazandı. Bilgiyi çoğaltıp içinde yaşadığı evreni ve üzerinde yaşadığı gezegeni anlamanın tecrübesini kazandı. Bilimsel kuralları keşfederek bilgiyi sürekli artan bir kurum haline getirmenin tecrübesini kazandı. Medeniyetler kurma ve geçmiş medeniyetlerden ders almanın tecrübesini kazandı. Devâsâ şehirleri muhteşem bir düzenle kurmanın ve devam ettirmenin tecrübesini kazandı.” Bu cevabı daha da çoğaltabiliriz. Hatta bu cevabı perçinlemek için okulların duvarlarına insanlığın maymundan insana kadar geçirdiği evreleri gösteren resimler asabiliriz. Geçmişi sergileyen devâsâ müzeler kurabiliriz. 

 

Yani o tarihe bakarak; “İNSANLIK, GÖZ KAMAŞTIRACAK KADAR İLERLEMENİN TECRÜBESİNİ KAZANDI.” diyebiliriz. 

 

AMA Kur’an’da anlatılan insanlık tarihine bakarak “Günümüzden ta en başa kadar uzanan çizgide İNSANLIĞIN EN BÜYÜK TECRÜBESİ NEDİR?” diye bir soru sorarsak alacağımız cevap “İNSANLIĞIN EN BÜYÜK TECRÜBESİ ALLAH’IN KİTABINA İHÂNETTİR”DEN BAŞKASI OLMAYACAKTIR. 

 

İnsanlık KİTAB’A TESLİMİYET tecrübesini HİÇ EDİNMEMİŞTİR. 

 

Şu an içinde yaşadığımız dünyanın tüm birikimleriyle birlikte temelinde ALLAH’A İHÂNET VARDIR. 

 

Yani bu ülkeler, bu şehirler, bu savaşlar, bu anlayışlar, bu yaşam biçimleri, bu ideolojiler, sistemler, kurumlar ALLAH’A İHÂNETİN SONUCUDUR. 

 

Bu birikimi elde etmek için SADECE ALLAH YOKMUŞ GİBİ YAŞAMAK YETERLİDİR.

 

İnsanlık Allah’a teslimiyet hâricindeki her şeyi tecrübe edinmiş, birikim saymış, gelişme saymış, miras saymıştır.

Google+ WhatsApp