Kim kimden özür dilemeli?

Kim kimden özür dilemeli?


Daha eski tarihlere gitmem gerekirdi ama..

 

Sadece bir yıllık açıklamaları, bunların ne kadar kof adamlar olduklarını ispatlıyor..

 

Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Vedat Bulut ve onun şahsında, odanın yöneticilerinden bahsediyorum.

 

27 Ocak 2021’de konuşuyor Prof.Dr. Vedat Bulut: “Aşılamada tempo düştü, nedeni organizasyon bozukluğu.”

 

Bugün, o süreci hep birlikte yaşamış insanlar olarak..

 

Aşılamada bir organizasyon bozukluğunu, bir yılın sonunda söyleyebilen bir tek kişi var mı?

 

Yok..

 

Ama ideolojisinin kölesi olanlar, Marksizmin esiri olup, dindar yöneticilere laf çakmayı vazife edinenler, bunu söyleyebiliyorlar.. Söylediler de..

 

Tarih 8 Nisan 2021..

 

TTB Genel Sekreteri Bulut: “Yeterli solunum cihazı olmadığı için ölüm oranları artacak!”

 

Bu söylenilen doğru çıktı mı?

 

Solunum cihazı yeterli değil miydi?

 

Ve o tarihten sonra ölümler, diğer dünya ülkelerine göre bizde daha fazla mı arttı?

 

Hayır..

 

Bu da yalan..

 

Bu da ateist kafa ile, dindar yönetici düşmanlığı yapılmasının somut bir örneği..

 

Dahasını söyleyeyim.. O açıklamanın devamında da, Vedat Bulut diyor ki: “360 bin kadar aktif hasta var. Yoğun bakımlarda tıkanıklık söz konusu. Yeterli solunum cihazları olmadığı için ölüm oranları artacak!”

 

Bugün itibari ile toplam ölüm sayısı 100 bini dahi aşmadı..

 

Ama bu yalancılara bakarsanız, solunum cihazı olmadığı için, 360 bin aktif hastanın büyük çoğunluğu ölecekti..

 

Geldik 17 Nisan 2021’e..

 

Vedat Bulut: “Sağlık Bakanı’nın yoğun bakımlarla ilgili verdiği rakamlar gerçeği yansıtmıyor. Ölüm rakamlarının en az üç katı olduğunu biz defin rakamlarından biliyoruz. Türkiye’de başkaca bir afet ve salgın yok. Bu ölümlerin çoğu Covid’e bağlı.”

 

Toplumu tedirginliğe sevketmetk için, ümitsizliğe düşürmek için TTB Genel Serkreteri’nin yaptığı bu açıklama, üzerinden bir yıl geçtikten sonra, doğrulandı mı?

 

Hayır..

 

Yalanı attık..

 

Milleti o gün için tedirgin ettik..

 

Sonra kim, bunun hesabını sorabilir ki?

 

Unutulur, gider..

 

Tarih 8 Mayıs 2021..

 

Vedat Bulut yine kehanetini yapıyor. 

 

Her şeye karşı çıkacaklar ya..

 

Her şeyi kötüleyecekler ya..

 

Tam kapanma kararı çıkmış. Ona da itiraz ediyor:

 

“Tam kapanmanın başarılı olma şansı yok! Tam kapanma sürecini bugün yarılamış durumdayız, sürecin başarılı olma, vaka sayılarının 5000’in altına düşme şansı yok. Bağışıklama zamanında yetiştirilemezse bir diğer pik oluşacaktır. Test sayıları düşürülerek vaka sayısını azaltmak yanlış bir uygulamadır.”

 

Bu doğru çıktı mı?

 

Hayır..

 

Bu da işkembeden sallama..

 

Bu açıklamalarının tamamı yalan olduğu gibi..

 

Türkiye koronavirüs salgınında, aynı nüfusa sahip olan Almanya’dan daha az ölüm yaşayan bir ülke olduğu halde.

 

Bu günlerde, TTB’nin, “Doktorlarımız akın akın Avrupa’ya gidiyor, çünkü orada hayat koşulları çok daha iyi” diyerek övdükleri ülkelerin başında gelen Almanya’da korona sebebi ile toplam ölüm sayısı 125 bini çoktan aştığı halde..

 

Türkiye’de aynı hastalıktan ölüm sayısı 96 bin olduğunu bile görmeyenler..

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, devlet hastanelerinden aldıkları maaşı düşük bulup, istifa ederek özel hastanelere giden doktorlar için sarfettiği “Giderlerse gitsinler” sözünü çarpıtarak..

 

Hatta aynı konuşmanın devamında, “Biz de genç mezun doktorlarımızla yolumuza devam ederiz” sözünü de gizleyerek..

 

Sanki doktor düşmanlığı yapılmış gibi..

 

Sanki doktorların tamamı kastedilmiş gibi..

 

Hatta doktorların, yurtdışına gitmelerini “Giderlerse gitsinler” diye cevaplamış gibi hedefe alanlar..

 

Özellikle de örneğimizdeki TBB Genel Sekreteri Vedat Bulut şöyle diyor:

 

“Kenan Evren de hekimlerle ilgili benzer söylemler kullanırdı. Evren’i taklit eden bir konuşma oldu. 12 Eylül ikliminde yetişen bir siyasetçi olarak kendisine yakışanı yapmıştır. Kenan Evren bu gün hatırlanmıyor ama bizim mesleğimizin onuru ve kalitesi ortadadır. Yarın da bu meslek ayakta kalacaktır. İstanköylü Hipokrat’tan, Bergamalı Galen’den bu yana bu meslek vardır. Recep Tayyip Erdoğan da gidecektir, ama hekimlik mesleği kalacaktır!”

 

Terbiyesizliğe bakar mısınız?

 

Densizliğe, riyakarlığa, çarpıtmaya, ideolojinin esiri olmuş bir seviyesizliğe bakar mısınız?

 

Bu ülkede Kenan Evren’in yargılanmasını sağlayan, hem de solcuların, CHP’lilerin “Hayır yargılanamaz. Zamanaşımı doldu. Dava açılamaz” demelerine rağmen, yargılatan değişikliği yaptıran kim?

 

Tayyip Erdoğan..

 

Erdal İnönü başbakan yardımcısı koltuğuna oturduğu halde..

 

Bülent Ecevit başbakan koltuğuna oturduğu halde..

 

Kenan Evren’i yargılatamamış..

 

Tayyip Erdoğan gelmiş, Kenan Evren’i sanık sandalyesine oturtmuş..

 

Ama utanmaz adam, halkın her seferinde en yüksek oyu verdiği Tayyip Erdoğan’ı, bu ülkede darbe suçunu işlemiş olan Kenan Evren’e benzetmeye kalkıyor.

 

Utanmaz adam..

 

Kenan Evren ile birlikte anılacak birisi var ise, sizin desteklediğiniz Erdal İnönü’dür..

 

Bülent Ecevit’tir..

 

Bu ülkeyi yıllarca yönettiler..

 

Ama Kenan Evren hakkında iddianame hazırlatamadılar..

 

Bırakın iddianame hazırlatmayı, hazırlamaya kalkanları da anında sürdüler, infaz ettiler..

 

Dahası var Vedat Bulut’un sözlerinin..

 

Ne kadar siyasetle iç içe olduklarını, doktor falan değil, CHP Genel Başkanı’ndan daha fanatik bir CHP’li olduklarını şöyle ispatlıyor:

 

“Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında gitmekte olan birisinin acısını gördük!”

 

Bu millet, 2002’den bu yan, her defasında “Gitti, gidiyor” dediğiniz Erdoğan’ı seçti mi?

 

Seçti..

 

Siz de öylece bakakaldınız mı?

 

Kaldınız..

 

Bu seçimde de; oda, meslek kuruluşu adı altında siyasetin en kralını yapan militanların tüm uğraşlarına rağmen, Erdoğan yine seçimi kazanacak..

 

Hep birlikte göreceğiz..

 

Ömrümüz var ise.. 

 

Şimdi bu seviyesiz CHP’li, Erdoğan’ın doktorlardan özür dilemesini istiyormuş.. 

 

Kim kimden özür dileyecek?

 

Üç tane ateist doktoru temsil eden halk düşmanı siz mi, on binlerce doktoru modern hastanelerde inanılmaz teknik imkanlarla buluşturan ve onların gönlünde taht tutan Erdoğan mı?

Google+ WhatsApp