Kılıçdaroğlu'dan teknik nakavt hamlesi

Kılıçdaroğlu'dan teknik nakavt hamlesi


Sanırım yine tane tane anlatmanın vakti geldi.

 

Toplaşın, kulak verin anlatayım öyleyse.

 

Yıl 2010. Deniz Baykal bir kaset kumpasıyla alaşağı edildi. Yerine gelecek isim de çok önceden belirlenmişti.

 

Kemal Kılıçdaroğlu.

 

2008 yılında ABD müesses nizamı kontrolündeki John Hopkins Üniversitesi'ne bağlı Silkroad Enstitüsü bir rapor yayınladı. Svante E. Cornell ve Halil Magnus Karavelli imzalı bu raporun 72'inci sayfasında 'Deniz Baykal istifa ettirilip yerine Kemal Kılıçdaroğlu getirilecek ve CHP Avrupa tarzı sosyal demokrat bir partiye dönüştürülecek' diye yazıyordu.

 

O günlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Onur Öymen bu konuda Baykal'ı uyarsa da etkili olamadı. Baykal alaşağı edilince Öymen 'Parti ABD destekli bir operasyona uğradı' dedi.

 

Yani FETÖ operasyonuyla FETÖ'nün istediği bir isim CHP'nin dümenine geçirildi.

 

Bundan iki yıl sonra yani 2012 yılında 'Gölge CIA' olarak bilinen Stratfor yayınladığı bir raporda 'Erdoğan'ın iki yıl ömrü kaldı' iddiasında bulundu. Bu iddiayı FETÖ'nün güdümündeki Taraf Gazetesi haberleştirdi ve aylarca üzerinde tepindi.

 

Sonrasında Gezi Olayları baş gösterdi.

 

Kılıçdaroğlu o günlerde 'baş kışkırtıcı' olarak sahnedeydi.

 

Ardından FETÖ'nün 17/25 Aralık yargı darbesi geldi.

 

Kılıçdaroğlu 17/25'te FETÖ'nün sözcülüğüne soyunmuş ve CHP grubunda anayasal suç olmasına rağmen 'tape' okumuştu.

 

Şimdi sıkı durun tam o esnada FETÖ elebaşı Gülen yayınladığı videoda şunları söylüyordu:

 

'Kuvvet dengesi olmadığı yerde teknik esastır. Sen karşı tarafı teknik nakavt edeceksin'!

 

Gülen'in bu sözlerini aklınızın bir köşesinde tutun biz devam edelim.

 

Hal böyle olunca devletin FETÖ'yle mücadelesi başladı. Lakin Kılıçdaroğlu bu mücadeleyi engellemek için sahnedeydi bu kez.

 

FETÖ'nün yayın organlarına, şirketlerine, devlet içerisindeki ajanlarına yönelik operasyonlara yüksek sesle karşı çıktı.

 

Televizyonlarının, gazetelerinin, bankalarının, şirketlerinin önünde nöbet tuttu, tutturdu.

 

Derken 15 Temmuz işgal girişimi.

 

251 şehit verdiğimiz o girişimden kısa bir süre sonra Kılıçdaroğlu bir kez daha sahne aldı ve 15 Temmuz direnişini itibarsızlaştırmaya çalıştı.

 

FETÖ'nün devlet içindeki unsurlarının temizlenmesine direndi, direnmeye devam ediyor. Bu uğurda '20 Temmuz Darbesi' diye bir kavram uydurdu. Yahut uyduranlar ona söyletti.

 

Ve bugün yeniden en başa döndük!

 

Foreign Policy 'Erdoğan Hasta' diye bir iddia attı ortaya. Kemal Kılıçdaroğlu ve günümüzün Taraf mesabesindeki gazeteleri iddiayı iştahla köpürttü.

 

Derken Kemal Bey 'siyasi cinayetler olacak' diye bir iddia seslendirdi.

 

Eş zamanlı olarak FETÖ'nün tasmalılarından Emre Uslu 'Bu iş selayla başladı selayla biter, selayı bekliyoruz' diye bir tivit attı.

 

Şimdi sıkı durun!

 

Tam o esnada Kemal Kılıçdaroğlu 'teknik nakavta' kalkıştı.

 

Devletin kurumlarına yönelik bir sabotaj girişiminde bulundu.

 

Meseleyi 'memurları tehdit ediyor' diye yorumlamak tek başına yeterli değil.

 

Bu sadece bir tehdit değil!

 

Bu bir teknik nakavt hamlesi!

 

Ülkedeki meşru vakıfları, dernekleri, memurları 'paralel' ilan etti.

 

Şimdi yine sıkı durun.

 

İmamoğlu Anadolu'da turlara çıktı. Hem de genel merkeze, genel başkana rağmen! Tarih tekerrür ediyor şimdi bir kez daha.

 

Kumpasla gelen Kılıçdaroğlu yine FETÖ marifetiyle alaşağı edilecek.

 

CHP'nin dümeni öyle ya da böyle İmamoğlu'na verilecek.

 

FETÖ de PKK da arkasında.

 

FETÖ hala aktif farkında değil misiniz?

Google+ WhatsApp