Kendinize yardımcı olabilirsiniz

Kendinize yardımcı olabilirsiniz


Dibi görünmeyen bir korku denizine düşer ve kurtulmak için çırpınır durursunuz. Burada kendinizi hiç olmadığı kadar yalnız hisseder ve çaresizliğin dibine vurduğunuzu düşünürsünüz. Sanki koskoca dünya boşaltılmış da içinde sadece siz kalmışsınızdır. Yalnızlık, kontrolü kaybetme endişesi, işlerin yolunda gitmeyeceğine dair kaygılar, karamsarlık sizi denizin dibine doğru iter ve avuçlarınızın terlediğini, ayaklarınızın uyuştuğunu hissedersiniz.  Nefesiniz daralır, göğsünüz sıkışır, kalp atışlarınız hızlanır ve başınızı taşıyamaz hale gelirsiniz. Korkudan örülmüş bir mengeneye sıkışmış gibisinizdir ve çıkabilmek için direnirken bütün gücünüzün tükendiğini hissedersiniz.

 

Dalgaların savurduğu bir yolcu gibisinizdir. Çıkmak istersiniz ama çaba gösterdikçe korkularınız daha da tetiklenir ve başınızı yaslar öylece beklersiniz. Renkler bir bir kaybolur,  sesler kısılır ve zihninizdeki olumsuz düşüncelerden bir türlü kurtulamazsınız. Yaşadığınız korku krizleri devam ettikçe alanınız daralır ve kendinizi hiçbir sesin, hiçbir nefesin olmadığı bir mahzene kapatmak istersiniz. Tek başına dışarı çıkamaz hale geldiğiniz anlar olur ama sırtınıza bu ağır yükü kendi ellerinizle sardığınızı bir türlü kabul edemezsiniz.

 

Farkında mısınız? Ruhunuzu bütünüyle saran bu korkuların sebebi aslında sizsiniz ve kabul etmelisiniz ki kendi ellerinizle yazdığınız dramatik bir senaryonun içinde yer almaktasınız. Bu senaryoyu değiştirmeniz istendiğinde ise hemen tepki veriyor ve yaşadığınız meşakkatleri tek tek saymaya başlıyorsunuz… Peki, bu bir kaçış değil mi?

 

Dünya ile ünsiyet kurarken, meşakkatli bir yolculuğa çıktığınızın farkındaydınız ve doğal olarak yoksulluğa düştünüz, ölümlere tanık oldunuz, ayrılıklar yaşadınız, keyfinizi kaçıracak olaylarla karşılaştınız fakat ne ilginçtir ki bunca iyi şey varken siz sadece acıya odaklandınız, acının sokaklarında yol almaya karar verdiniz. Rıza göstermek, çözüm aramak ve sabra tutunmak varken siz ters yolu tercih edip, kronik bir karamsarlığa kapıldınız. Bir gün beklemediğiniz bir durumla karşılaştınız ve ruhunuz ve bedeniniz sinyaller vermeye başladı,  ani korkular, titremeler, mide krampları, ağrılar, görme bozukluğu gibi sorunlarla hastaneye koştunuz… Sizi sakinleştirmeye çalıştılar fakat derin bir acı içindeydiniz, kontrolü kaybetmekten korkuyordunuz. Panik atak krizi geçirdiğinizi söylediklerinde duraksadınız ve kabullenmek istemediniz ama doktor kendinize yardımcı olabileceğinizi ifade ettiğinde içiniz rahatladı ve başınızı kaldırıp neler yapabilirim diye sordunuz. Sonra verilen tavsiyeleri titizlikle dinleyip hayatınızı ve olaylara bakış açınızı değiştirmeye karar verdiniz:

 

1-Zihninizde canlandırdığınız dramatik senaryoyu değiştirin ve olaylara olumlu yanlarından bakmaya çalışın.

 

2-Ruhunuzu acıtan şeyden kaçmak için kendinize baskı yapmayın, bırakın o kendisi gidecektir zira öfke acıyı tutar ve kronik hale getirir.

 

3-Atak anında sakin bir ortama geçin ve derin derin nefes alın, duaya ağırlık verin.

 

4-İlginizi çekecek bir şeyle meşgul olun, yürüyüş yapın, yeşilin ağırlıklı olduğu bir ortama çıkıp zihninizi boşaltın.

 

5-Kendinize pozitif telkinler yapın, yardım faaliyetlerine katılın unutmayın, iyilik yapmak insanı ruhen güçlendirir.

 

6-Kur’an-ı Kerim okuyun, zikirle meşgul olun, maneviyat sizi güçlendirecek ve daha dirençli kılacaktır.

Google+ WhatsApp