Kemal Bey'e yine garanti vermişler

Kemal Bey'e yine garanti vermişler


Düşünsenize bugüne kadar çıkmış yenilmiş çıkmış yenilmiş. Son iki seçimde karşısına çıkmaya bile cesaret edememiş.

 

'Partili cumhurbaşkanı olmaz' diye bir şey uydurup sıvışmış. Ekmeleddin'i denemiş, Muharrem'i denemiş.

 

Başaramamış.

 

Abdullah Gül'e bel bağlamış.

 

Sonra da Babacan'a.

 

Partisi ayağa kalkmış!

 

Beyimiz sonunda cesaretini toplayıp 'aday benim' demiş.

 

Maşallah...

 

Nedir acaba Kemal Bey'i böylesine cesaretlendiren?

 

Kimin hangi garantisi?

 

Hatırlayın Gezi olayları sırasında Erdoğan için 'kaçacak' diyordu. Nasıl da heyecanlanmıştı? Erdoğan kaçacak, iktidar anahtar teslim Kemal Bey'e 'verilecekti'. Öyle ki yaklaşmakta olan seçimlere hazırlanmıyordu bile. Ne gereği vardı?

 

Sonra Erdoğan Fas dönüşü Atatürk Havalimanı'nda otobüsün üstüne çıktı 'dağılın yoksa ben sizi dağıtmasını bilirim' deyince çil yavrusu gibi dağıldılar.

 

Hani devrim yapıyordunuz? Hani bu bir direnişti, yılgınlık yoktu? 15 Temmuz'da gördünüz değil mi gerçek direnişi?

 

Ardından 17/25 Aralık yargı darbesi geldi. Kemal Bey FETÖ'nün sözcülüğünü yapıyordu o günlerde. Parti grubunda FETÖ'nün servis ettiği tapeleri okuyordu. Hem de suç olduğunu bile bile!

 

Dahası FETÖ'nün yayın organlarında boy gösterip 'Erdoğan kaçacak ama biz onu alıp getireceğiz' diye esip gürlüyordu.

 

Erdoğan 27 Aralık günü Sakarya mitinginde 'buradayım' deyince beyimizin ayarları yine bozuldu.

 

İddia ediyorum ki 15 Temmuz darbesini önceden biliyordu. O gece milletle birlikte direnmek yerine Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinde gizlendi. Darbenin başarılı olmasını ve sonrasında iktidarın yine anahtar teslim kendisine verilmesini bekliyordu.

 

Yine hayal kırıklığına uğradı. Bu yüzden 'tiyatro' dedi, 'kurgu' dedi, 'kontrollü' dedi. Zira gecenin sonunda Erdoğan'ın öldürülmesi gerekiyordu!

 

Londra'ya sığınan FETÖ'cü Kerim Balcı da Erdoğan'ın ölmediğini duyduğunda şaşkına dönmüştü.

 

Uzatmayayım.

 

Kemal Bey uzun bir aradan sonra bugün bir kez daha heyecanlandı. Kim kulağına ne fısıldadıysa artık? Nasıl bir garanti verdilerse?

 

Korkusu gitmiş!

 

'Adayım' açıklamaları yapıyor.

 

Mutfağa girip börek açıyor.

 

Ne garanti alırsa alsın, Kemal Bey'in adaylığına en çok Erdoğan sevinir bence! Bu arada önümüzdeki günlerde çok daha çirkin işler sahneleneceğini tahmin etmek güç değil!

 

Neyse!

 

Gelelim asıl meseleye.

 

BAE bir mafya lideri üzerinden Türkiye'ye operasyon çekiyor. FETÖ daha önce Kılıçdaroğlu'na okuttuğu tapeleri bugün o mafya liderine okutuyor.

 

Kemal Bey ziyadesiyle mutlu.

 

'Türkiye artık yönetilemiyor' algısını kendince iyice pekiştirmiş oluyor. Teşbihte hata olmasın; tilkinin kırk hayali vardır, kırkı da tavukla ilgilidir.

 

Ama Kemal Bey'in iktidar hayallerinin hiçbiri projelerini ortaya koyup seçmenin karşısına çıkmakla ilgili değil.

 

Karanlık, kirli ve gizli operasyonlarla. Yalan, iftira, hakaret, küfürle.

 

Dışarıdan yardım beklentileriyle.

 

Neyse!

 

BAE, FETÖ, Amerikan müesses nizamı yakın geçmişte Türkiye'ye 'MİT TIRLARI' üzerinden bir operasyon çekmişti. Şimdi benzerini 'uyuşturucu' yalanı üzerinden sahneye koydu.

 

Bölgede uyuşturucu ticaretinin ana omurgası PKK. Bilmeyen yoktur. Ancak Türkiye PKK'yı öylesine dağıttı ki uyuşturucu sevkıyatında da sıkıntılar baş gösterdi. Milyarlarca dolar!

 

Türkiye'nin uyuşturucu operasyonlarındaki başarısı da ortada.

 

Hal böyle olunca şimşekleri üzerine çekti.

 

Neyse!

 

Şimdi biz dönelim birkaç ay öncesine.

 

Ne diyordu Kemal Bey?

 

'Uyuşturucu ticareti yapandan vergi alacaksın' .

 

O gün herkes dalga geçmişti.

 

'Bu adam ne dediğini bilmiyor artık' deniyordu.

 

'İyice saçmalamaya başladı' deniyordu.

 

'Komik adam' eleştirileri yapılıyordu.

 

Öyle değilmiş! Kemal Bey 'bizim iktidarımızda uyuşturucu ticaretine ilişmeyeceğiz' diyormuş meğer. Bunu da CHP grup toplantısında yüksek sesle dile getirip 'bakın işte buradan, bugünden söz veriyorum' demeye getiriyormuş.

 

Başka nasıl yorumlanır ki!

 

Türk siyasi hayatında bugüne kadar hiç kimse böyle bir vaatte bulunmadı, aklından bile geçirmedi.

 

Son günlerin tartışmasına şimdi bir de bu gözle bakın derim.

 

Ve son bir not.

 

Bu ülkede kritik zamanlarda bu ve benzeri iddialar defalarca tedavüle sokulmuştu. Erbakan'a, Çiller'e de böyle hayasız iftiralar atılmıştı.

 

Adnan Menderes'e de!

 

Kasetle CHP'nin başına getirilen isim, bir başka kasetle Cumhurbaşkanı yapılacağına inanıyorsa vah ki vah!

Google+ WhatsApp