Kaos fihristi birinci bölüm: Alametler...

Kaos fihristi birinci bölüm: Alametler...


Şu sıralar yazılıp, söylenen en gözde soru, “Bunlar hep Amerika’nın oyunu’ diyenler vardı. Şimdi Amerika’da yaşananlar kimin oyunu”?..

Dünyada her sıra dışı iş Amerika’ya bağlanır mı bilmem.. Ama şu sıralar Amerika’da ne yaşanıyorsa, evet, Amerika’nın oyunu! Oyun da değil. Tehlikeli işler oluyor. Bir başka klişe var; ‘Tamam ama hangi Amerika’ diye.. Bu sefer Amerikaların hepsi tamam. Görebiliyoruz...

Amerika’nın iç çekişmelerini/çelişkilerini anlamak istiyorsanız, herkes dükkânları yağmalarken, kırk eyalet sıkıyönetim ilan edip, orduyu sahaya indirirken, yüzbinleri salgından kırılıp, ‘silahlı seçmenler’ karantinalara direnirken, Beyaz Saray kuşatılmış, Başkan ve ailesi Washington’dan acil çıkış planları yaparken.. “Özel Sektör Uzayda” manşetleriyle ilişkilendirip, anlamlandırmanız gerekir. Mesela, ‘Dragon’ kim?..

Amerika’nın dış çekişmelerini/çelişkilerini anlamak istiyorsanız, Başkan Trump’ın virüs gibi yayılan protesto eylemlerinin ardında “Antifa”yı görüp, “terör örgütü” ilan etmesiyle, bu örgütü PKK/YPG’nin eğittiği açıklamalarını zımbalayıp yine anlamlandırmanız gerekir. Pentagon kim?..

Böylece. dünyanın en güçlü koltuğunu ele geçirmek için yapılacak Başkanlık seçimlerinin “gerçek cephelerini” elinizle koymuş gibi bulabilirsiniz...

G7 TERFİSİ: RUSYA’YI ÇİN KUŞATMASINA DAVET...

‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ sloganıyla da ifade edebilirsiniz gelişmeleri ama temkinli tarif isterseniz, “küresel güçte bir dalgalanma var” da diyebilirsiniz...

Dalgaların bir kaç tanesini yakalayalım...

10-12 Haziran’da Camp David’de G7 zirvesi (ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya, İtalya, Kanada) yapılacaktı. Başkan Trump, salgın nedeniyle toplantıyı Eylül ayına erteledi.

Bu haliyle “yutarsanız”, gazetelerde gördüğünüz gibi pul kadar yer tutar haber. Trump, “G7 bu haliyle bütün dünyada yaşananları tam anlamıyla temsil etmiyor” açıklamasını yaptı sonra. Ve hem sözlerine hem G7’ye, “Rusya, Hindistan, Avustralya ve Güney Kore”yi ekledi. Böylece G7, G10 veya 11 formatına zamlandı.

Yani?.. G7, Çin’i kuşatan bir hale evriltilmeye çalışılıyor. Ve düşünün ki, Rusya bu cephenin içine davet ediliyor. Kabul eder-etmez ayrı konu ama Beyaz Saray’ın Moskova ve Yeni Delhi’yle açıklamadan evvel konuştuğunu da biliyoruz.

Sadece sonradan eklenen dört ülkeye baktığınızda bile “kuşatma hattı” belli oluyor. Başkan Trump’ın, “tam temsil etmiyor dediği” de, orijinal yedinin içinde, ABD’nin Çin’e yükselişine katılmayan ülkelerin bulunması!..

“Almanya Şansölyesi Angela Markel, koronavirüs salgını nedeniyle, düzenlenecek G7 zirvesine katılmayacağını açıkladı”. Yani daveti reddetti. Henüz sesleri çıkmasa da Fransa ve İngiltere’nin odağı Çin olacak bir oturuma hevesli olmadıkları söylenebilir. Kanada da aynı düşünüyor.

Amerika toplantıyı Eylül ayındaki Birleşmiş Milletler’in 75. kuruluş yıldönümüne oturtarak showa dönüştürülebilir! İnceltilmiş hesaplar yani...

TEHLİKELİ ‘TÜRDEN’ YAKINLAŞMALAR...

İkinci dalga...

“Rusya Savunma Bakanlığı, ABD ve NATO’ya ait 50’ye yakın askeri hava aracının Baltık Denizi ve Karadeniz’de tespit edildiğini, Rus savaş uçaklarının iki kez bu araçları engellediğini açıkladı”... (01/06)

“ABD bombardıman uçakları Karadeniz’de ilk kez Ukrayna ve Türk askeri uçakları ile birlikte Rusya’ya karşı gövde gösterisinde bulundu”. (31/05)

“Türk Savunma Bakanlığı Twitter hesabından, ABD’den gelen B-1B stratejik bombardıman uçaklarına tanker uçakları tarafından yakıt ikmali yapıldığını gösteren fotoğraflar paylaştı”... (01/06)

“Rusya Genelkurmay Başkanı, Barents’deki NATO manevralarının Soğuk Savaş’tan bu yana türünün ilk örneği olduğunu söyledi”... (VOA, 01/06.)

Bu tehlikeli yakınlaşmalar, sadece ABD tarafından yapılmıyor. Geçtiğimiz haftalarda, Rus savaş uçakları Doğu Akdeniz’de ABD uçak ve gemilerine tacizde bulunmuştu. İşin rengini değiştiren, Libya’ya gönderdiği savaş uçakları oldu...

MALTA’NIN SIRRI NE?..

ABD, büyük resimde Rusya ile görüşüyor ve karşılık da buluyor ama bölgesel planda Moskova’yı itekleyerek daraltıyor. Örnek vakayı Malta üzerinden izleyebiliriz...

Malta’yı üst üste gelişen bir dizi olayda andık; önce AB’nin Libya’ya sokulan askeri malzemeleri kesmek için başlattığı İrini Operasyonu’na dirsek göstermesiyle gündeme aldık. Ardından, CIA tarafından tespit edilen ve basına sızdırılan, Libya’ya giden Türk yardımlarını sabote etmek için BAE ve bir kaç ülkenin, profesyonel askerleri Hafter hesabına kiralanmasında “konak noktası” olarak gördük.. Nihayet, Rusya tarafından basılarak Hafter yönetimine gönderilen 1.1 milyar Libya dinarının yakalanmasında yine Malta vardı...

Bu serinin gösterdiği şudur; ABD, Libya’ya yönelik askeri ve siyasi pozisyonunu AFRİCOM ve NATO’yu katarak güncellerken, Akdeniz üzerinden Rusya ve “kimi batılı destekçilerini” istihbarat operasyonlarıyla da vuruyor...

İş büyüyor; Rusya’nın Libya’da bir üs daha edinme hırsı, Suriye’dekini kaybetme riskini doğuruyor...

Başa dönersek.. Sadeleştirmeyi zorlayalım; bir ABD, Suriye’nin batısında Rusya ama daha çok “ortaklarına” yürüyor. Bir başka ABD ise Suriye’nin doğusunda kendi başkentine yürüyor...

PARLAYAN YILDIZ...

Yeni normal, ülkeleri hele stratejik olanları seçime zorluyor.

Türkiye’nin tercihi?..

Cumhurbaşkanı: ‘Hayatın her alanında Türkiye parlayan bir yıldız olarak öne çıkıyor. Daha önce II. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş sonrası yapılan hataları tekrarlamayacak’...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı: ‘Türkiye kendini herhangi bir kampa ait hissetmiyor’...

Google+ WhatsApp